Fetva Meclisi
Soru
Hocam sizin “Cumartesi Adamları” sohbetinizi dinledim birkaç kere. Kur’anın bu olayı bizlere anlatması bizim için fazlasıyla ders almamız gereken bir konu. Çok etkilendiğimi söylemeliyim. Aklıma şu takıldı, ben yıllar önce televizyonda Osman Ünlü hocamızdan kaza namazlarıyla alakalı “Peygamberimiz farz namazından önce ve sonra namaz kılmıştır. Kaza namazı olan kişi farz namazından önce ve sonra kaza namazını kılsın. Hem kaza namazını kılmış olur hem de peygamberimizin farzdan önce yaptığı gibi BİR NAMAZ kılmış olup sünneti de uygulamış olur.” dediğini izlemiştim. Ben de yıllardır böyle uyguladım şimdi kaza namazım bitmek üzere ama sizi dinledikten sonra acaba ben de Allah'a hile mi yaptım düşüncesi oluştu. Ben de kaybedenlerden mi oldum, kıldığım namazlar kabul oldu mu? Sünneti terk edenlerden mi oldum?
Cevap
Benzer fetvalar
Niyet ibadetin ruhudur. Aynı rekât sayısı ve aynı vakitte olsa da "sünnet" diye niyet edersen, o namaz sünnet olur. "Kaza" diye niyet edersen, o namaz geçmişteki farzın kazası olur. Yani şeklen aynı olsa da niyet ibadetin yönünü belirler. Bu yüzden "her türlü sünnet yerine geçer" gibi düşünmek doğru değildir. Kaza borcun varsa kaza kılmaya niyet et. Böylece farz borcunu ödersin. Kaza borcun yoksa o zaman sünnet niyetiyle kılarsın, sevabını sünnet olarak alırsın. Resûlullah Efendimiz’in kıldığı namazlar vaktin sünnetidir, kaza değildir. Biz onun izinden giderken, önce üzerimizdeki farz borcunu temizler, sonra sünnetle süsleriz.
Kaza namazlarınızı tamamlayana kadar bu şekilde yapmanızda sakınca olmaz Allah'ın izniyle.
Namaz, her Müslüman’ın buluğ çağıyla birlikte kılması farz olan bir ibadettir. Bu sekiz yıl buluğ çağı sonrasına denk geliyorsa tüm farz ve vitir namazlarının kaza edilmesi gerekir, sünnet namazların ise kazası yoktur. Hanefi mezhebi ile amel eden uygulamada kaza namazlarını kılarken esas olan sünnetleri de ihmal etmemektir. Ancak kaza namazlarının gecikmesinden korkan biri için sünnetlerin yerine kaza kılmasında herhangi bir vebal yoktur. Bir mü’min olarak ise sünnetleri ihmal üzere bir hayat yaşamamak gerek, bu sebeple bu durumu süreklilik hâline getirmemekte fayda olacaktır. Sünnet namazların kılınmasıyla ilgili linkler üzerinde incelemede bulunabilirsiniz: https://fetvameclisi.com/fetva/onceligimiz-kaza-mi-yoksa-sunnet-namazlari-mi https://fetvameclisi.com/fetva/sunnet-namazlari-kilmayan-farz-namazlari-bosuna-mi-kiliyordur
Hanefi mezhebi ile amel eden bu topraklarda cari olan uygulama şöyledir: Kazası olan sünnet namaz kılamaz diye bir kural yoktur. Özellikle sabah namazının sünneti, öğlenin sünnetleri ve akşam namazından sonraki sünnet için 'bu sünnetler terk edilmemeli, kazası olan da bunları kılmalı' denmiştir. Diğer sünnetler için ise onların yerine kazaya niyet edilebilir deriz. Böyle bir dengeleme yapabilirsiniz. Allah Teâlâ kolay etsin.
Selamünaleyküm. Yaptığınız hatalı bir iş değildir. Öyle de yapabilirsiniz ama Sünnet namazları terk etmeyi uzun süre adet edinmeniz bir bereketsizlik getirebilir. Bir yıl da zihninizi rahatlatacak şekilde namaz kılın. Allah kabul etsin.
Rabbimiz ibadetlerinizi kabul buyursun. Bahsettiğiniz böyle bir görüş olmuş olsa da bu yaygın değildir. Namazlarımızda çift niyet olmaz. Ya kazaya ya da nafileye diyerek niyet edilmelidir. Kaza namazı kılarken o vaktin farzı için örneğin “üzerime kaza kalan son sabah namazı” diyerek bir namazı kaza edebilirsiniz. Kaza namazı olan sünnet namaz kılamaz diye bir kaide yoktur. Özellikle sabah namazının sünneti, öğlenin sünnetleri ve akşam namazından sonraki sünneti için “bu sünnetler terk edilmemeli, kazası olan da bunları kılmalı” denmiştir. Diğer sünnetler için ise onların yerine kazaya niyet edilebilir deriz. Böyle bir dengeleme yapabilirsiniz. Allah kabul etsin.
hoca konusundaki diğer fetvalar
ŞEYH sözcüğünü lütfen kullanmayın. Ümmetimizin ileri kültürünü yansıtan bir kavramı en büyük günahlardan biri olan namazı terk eden birine mal edemeyiz. Eşinizi namaz konusunda ikaz ediniz. Sonunda namazı inkâr düzeyine gelirse iman açısından sorun oluşacağı için nikâhınızı düşünmeye başlayın. Bu konuda da gevşemeyin.
Vefalı olmak iyidir ama iffetimizi riskten uzak tutmak ondan da iyidir. Evet, sana iyiliği olmuş olanlar olarak onları saygı ile an ama “itham noktalarından/kaygan zeminden de uzak dur”. Ahiretin dünyandan daha önemlidir. Takva her şeyden daha değerlidir.
Nazar için asıl olan kişinin kendi okumasıdır. Okuyamayana okumaktır. Su da olabilir ama okumak gibi değildir.
Keşke tek sorun sakal ihmali olsa idi! Asıl sorun, o makamı devlet memurluğu olarak görmeleridir. Esasen nübüvvet makamını temsil ettiklerinin lezzetini anlayamadıklarını zannediyorum. Keşke sakalda kalsa idi sorun, keşke!
Buna MUKABELE KARŞILIĞINDA ÜCRET dediğimizde kalbi rahatsız eder. Sizin bir beklentiniz olmadan onlar size bir hediye niteliğinde bir şeyler verirlerse sizin için helaldir biiznillah. Allah Teâlâ makbul kılsın.
Böyle bir kararı veren yetkili hocanın inisiyatifindedir bu mesele. O uygun buluyorsa kul hakkı olmaz.