Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Bir Müslüman’ın evrim teorisine bakış açısı nasıl olmalıdır? Aldığımız derslerde evrimin var olduğu anlatılıyor ve bu konudaki delillerin bazıları mantıklı geliyor (örneğin bitki ve hayvanların uzun zaman içerisinde yaşadığı ortama uyum sağlaması ve verimlerinin artması gibi). Bu evrim teorisi imanımız gereği reddedilmesi gereken bir konu mudur? Yoksa Allah'ın kanunu bu şekilde de olabilir diye mi düşünmeliyiz? Bu konuda itikadi bir hataya düşmek istemiyorum. Bana ne tavsiye edersiniz. Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Evrim teorisi, insanın bataklıktan çıkma mücadelesi esnasında daha derin bir bataklığa saplanmasından başka bir şey değildir. Kendi içinde bile tutarsız, anlamsız düşünceler yumağı olmanın ötesinde bir şey değildir. Hocalarınızın izahı, sizin konuya gübreden katkı elde etme bakışı ile bakmanızı ezmemelidir. Konuyu öyle görün; mecburen dinleyin, her dinlediğinize ikna olacak kadar da basit olmayın. Mü'min hassasiyeti ile ayakta durmanız gerekmektedir.
Aleykümselam. Ben de sözünü ettiğiniz teoriyi dinden bir parça olarak görmüyorum, görmeyi de iman açısından tehlikeli buluyorum. Ne var ki, sizin ifade tarzınızla o düşünce sahiplerinin üzerine gitmeyi de taktik hatası olarak görüyorum. Onların fikirlerinden vazgeçmesine katkısı olmadığı gibi kemikleşmelerine sebep olabiliyor da. Buna dikkat ediniz.
Aleykümselam. Herkesin âlim olmasını beklemek cahillikten başka bir şey değildir. Herkes, yaratıldığı alanı doldurmalıdır. Fıkıh için yaratılan da fıkhın hakkını versin. Fizik için yaratılan da fiziğin içini doldursun. Şu kadar ki bir ilim, diğerinin alternatifi görülmemelidir. Bizim açımızdan ilimler olmaz sadece ilim olur. Fıkıh ve fizik bizim ilmimizdir. Matematik ile tefsir birbirinin yabancıları veya rakipleri değildir. Böyle bir kavga zaten yoktur. Bunu varmış gibi gösterenler bu ümmetin düşmanları ya da bu ümmetin âlimi olmayı hak etmeden âlim gibi görünenlerdir.
Selamünaleyküm. Kiminle sözlenip evlenecekseniz onunla görüşün. Bir iki yıl beklemek de yanlıştır. Ateşin etrafında dönmemelisiniz.
Selamünaleyküm. Evli bir insan, evlendiği kişinin haklarını omzunda taşıyan biri durumuna gelir. Elbette bekârlık günlerindeki gibi yaşamayacaktır. Ondan bunu beklemeniz de doğru değildir. Artık, size ne kadar vakit ayırabilirse o kadarı ile dostluğunuz devam edecektir. Onun ev mahremiyetine de dikkat edeceksiniz.
Selamünaleyküm. Dul bir kadının, iffetini koruyabildikten sonra kendi başına bir evde yaşaması pek tabii hakkıdır. Nasıl uygun görüyorsa öyle yaşaması doğrudur. Müslüman olan kardeşimizin, Kuran’daki bir ayetten rahatsız olması ya da 'acaba?' demesi mümkün değildir. İman hususunda kat edilecek mesafelerin devam ettiği anlaşılmaktadır. Bir ikinci olarak da, Kuran’ın lanet ettiği o adamlar, peygamber katili olan kitledir. Kim içinde hâlâ Peygamber katletme ruhu taşıyorsa o kıyamete kadar lanetlidir. Meseleye kat edilecek iman kademeleri gözüyle bakabiliriz.