Fetva Meclisi
Soru
Selâmünaleyküm hocam. Kartvizitlere Nalın-ı Şerif ve Mührü Şerifler bastırılıyor ve üzerinde şöyle yazıyor: 'Kim bunu yanında bulundurursa Allah'ın izniyle kötülüklerden emin olur. Geçim darlığı çekiyorsa, Allah ona rızık kapısı açar.Kim Mührü Şerif’e baksa akşama kadar, ayın evvelinde baksa ayın sonuna kadar, yola çıkarken baksa, gittiği yerden dönünceye kadar, kendisine geçen zamanlar hayırlı ve mübarek olur.’ şeklinde yazılar var. Bu türden ifadeler ve davranışlar şirke kapı aralamaz mı? Nalın-ı Şerif'i taşımak veya Mührü Şerif’e bakmaktan dolayı sevap ummanın dindeki yeri ve hükmü nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Bütün zamanlar Allah’ındır. Allah bir zaman hakkında 'o kötüdür' demedikçe kimsenin kanaati ile bir zaman kötü olmaz. Bunların özünde 'boş Müslüman' olmak hastalığı vardır. Ümmetimizin hâli ortada iken ve maddi sebepler henüz kullanılmamış iken böyle işlerle takva adına uğraşmak eğer cahillik değilse din üzerinden şöhret bulma arzusudur. Uzağız, uzak kalmayı yeğleriz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. İman ve şirk çizgisi kalbin inanması ile alakalı bir neticedir. Kişi, yaptığı ile değil inandığı ile mü'min veya müşrik olur. Sözünü ettiğiniz eylemleri benimseyerek yapan için müşrik diyebiliriz elbette.
Selamünaleyküm. Mümin, bu zamanda önce kendisini korumalıdır. Fitne ateş gibi her yeri sarmış durumdadır. İmanımız ciddi bir şekilde tehlikededir. Önce kendinizi korumayı gaye edinin. Onlar size tesir etmesinler. İkinci göreviniz de onlara iyi örnek olmaktır. En iyi yapacağınız şey, imanınızla oluşan kimliğinizi kıskandırmaktır. Tatlı konuşan, vakar sahibi, sözüne sadık, ibadet ihmal etmeyen, ahireti hesap eden bir mümin olduğunuz zaman onlar sizden istifade edeceklerdir. Böylesi, oturup onlara bir saat seminer vermekten iyidir. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Bu cümleleri söyleyeni müşrik olarak itham etmeyi dile ağır gelen bir yük olarak görürüm. Söylenmesini de ancak sürçülisan olarak telaffuz edilebilecek şeyler olarak kabul ederim.
Aleykümselam. İbadetlerden her biri, mü'min olarak öldüğünü bildiklerimiz için eda edilip sevaplarından istifade etmeleri umulabilir. Genel olarak ulemanın görüşü bu şekildedir. Burada dikkat edilmesi gereken hususlar ise şöyledir: - Mü'min olarak ölen birine arkadan gönderilecek hasenatın faydası olur. - Bu gönderme bir ticarete dönüştüğünde hiçbir değer taşımaz. Zira ibadetler Allah için yapıldığında değerlidirler. Allah için yapılan işte de ticaret olmaz. - Bu bir umuttur. Umut ise kati değildir. Kati olan şeyleri yapmak daha evladır. Mesela ölmüş insanın evladının iyilik olarak yaptığı şeyler daha değerlidir. - Kur'an'da bir ibadet olarak, ölmüş mü'min için okunduğunda elbette sevap kaynağıdır. Ne kadar ticaret, ne kadar gösteriş, ne kadar adet ve ne kadar da ihlaslı bir ibadet olarak yapıldığı ise ancak Allah Teâlâ'nın bilebileceği bir iştir. Evde, mezarda, camide farkı yoktur. İhlaslı veya ihlassız farkı olabilir.
Selamünaleyküm. Bunun delili, Kur'an’ın dizilişindeki hikmete bağlı kalmak olarak özetlenebilir. Zaten bu, namaza mani bir durum değildir. Sadece mekruh olarak zikredilmiştir. Mekruhluk da hoş olmamak şeklinde anlaşılmalıdır.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Siz ve eş adayınız, katı kararınızı bildirdikten sonra size yapabilecekleri bir şey yoktur. Kendinizi ispat edin onlara, büyük ihtimalle sizi çocuk görüyorlar. Gire çıka kendinizi ispat edin. Harama düşmektense gözden düşmeye razı olun.
Selamünaleyküm. Sadece bu sebeple yemeğini yememeniz gerekmez. İkaz etmeniz ve siz de dikkat ettiğinizi hissettirmeniz gerekir.
Selamünaleyküm, Müslüman, malı ve canı ile alakalı bir tehlike anında yalan söyleyebilir. Zalim bir idareye karşı suçlu duruma düşüp cezalandırılmayacak şekilde yalan söylemek caizdir.
Selamünaleyküm. Böyle bir yardımlaşma direk haram değildir ama ateşe kapılanlar böyle kapılıyorlar.
Selamünaleyküm. Bunun tam bir Yahudi oyunu olacağını zannediyorum. Katılmanın akıllı bir iş olmadığı kanaatindeyim.
Selamünaleyküm. Çocuğunuz bulunduğuna göre, malınızın sadece üçte birini vasiyet edebilirsiniz. Üçte birinden fazlasını ise rica edersiniz, varisleriniz kabul ederlerse uygularlar.