Diyanet Fetva Kurulu
Soru
Namaz kılarken kıyamda ayaklar arası açıklık ne kadar olmalıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Kadınların ayakları Hanefî mezhebinde tercih edilen görüşe göre avret mahalli olmadığından, topuklarından yukarısı açık olmamak kaydıyla çorapsız namaz kılabilirler. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/45; Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/46) Diğer mezheplerde ise kadınlar açısından ayaklar da örtülmesi farz olan yerlere dâhil olduğundan örtülmesi gerekir. Bu görüşe göre kadının ayakları çıplak olarak kıldığı namaz sahih olmaz. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 1/431; Şirbînî,Muğni’l-muhtâc, 1/397) İhtiyatlı olan, kadınların namaz kılarken ayaklarını örtmeleridir.
Selamünaleyküm. Namazda herkesin ayağını kendisine göre aralaması uygun olandır. Bu da yaklaşık on santim kadardır.
Ayakkabı genelde kirlidir, kirli kabul edilir. Buradaki kirlilikle kastımız namaz kılmaya mani olma derecesinde yani necis olma derecesinde ele alındığında ayakkabının üzerinde yürünürken yere sürtmesi nedeni ile üzerindeki açık necasetin gideceği kabul edilir. Üzerinde necaset görülmediği bir durumda da namaza manilik yok demektir. Takdir edersiniz ki bu bilgi, ayakkabı çıkaramayacak bir sıkıntı sahibinin namazı terk etmemesi için açılmış bir kapı olarak durmaktadır. Normal durumlarda böyle bir şey namazın ağırlığı açısından uygun olmayacaktır.
Namazda ayakların secdede, tahiyyatta alacağı yön şekli namazı etkileyecek bir durum değildir. Özellikle de sizin gibi mani bir durumdan ötürü yan duruyorsa namaza hiçbir zararı yoktur. Allah kabul buyursun.
Selamünaleyküm. Asker botu gibi giyilip çıkarılması zor olan ayakkabılarla namaz kılınması caiz olabilir. Normal ayakkabı ile kılınabilmesi ise iki ana şarta bağlı olur. Birincisi ayakların bilhassa da parmakların yerle temasına engel olmayacak bir ayakkabı olması gerekir. İkincisi de necasetten temizliğinin tam olması gerekir. Bunları temin de ayakkabı da zor olduğu için ayakkabı ile namaz olmaz sözü daha makul gibi durmaktadır.
Namaz ayakta kılınır. Bu, namazın farzlarındandır. Ayakta kıldığında zorlanan ve hastalığı artan birisinin veya doktorun “ayakta kılmamalısın” dediği birisi oturarak kılabilir. Bu konuda, doktorun uzman olması yeterlidir, Müslüman olmasını da imkânımız varsa isteriz. Doktorun “ayakta kılma” uyarısının dikkate alınması gerekir.
NAMAZ konusundaki diğer fetvalar
İlk oturuş, namazın vâciplerindendir. Vâcibin unutulması durumunda son oturuşta sehiv secdesi yapılması gerekir. İlk oturuşun kasten terk edilmesi ise tahrîmen mekruhtur, dolayısıyla namazın iade edilmesi gerekir. (İbn Nüceym, el-Bahr, 1/310; İbn Âbidîn,Reddü’l-muhtâr, 2/88)
Namazın başında okunan “Sübhâneke” zikri ile ilgili mütevatir veya meşhur hadislerde “ve celle senâüke” ifadesi yer almamaktadır. (Ebû Dâvûd, Salât, 122 [775-776]; Tirmizî, Salât, 179 [242-243]) Bundan dolayı namaz kılan kişi cenaze namazı dışındaki namazlarda bu ifadeyi okumaz.(Merğînânî, el-Hidâye, 1/49) Cenaze namazı ise ölüye dua olduğu için başka duaların da yapılması mümkün olduğu gibi “Sübhâneke” zikrine “Allah’ım, senin şanın yücedir” anlamındaki “ve celle senâuke” ifadesi de eklenebilir. (Tahtâvî, Hâşiye, 584; Mehmet Zihnî, Nîmet-i İslâm, 427) Zira namaz dışında yapılan bazı zikir ve dualarla ilgili rivâyetlerde bu ifade yer almaktadır.
Namazda her rek’atın başında ve Sübhâneke’den sonra kırâata başlamadan önce besmele çekilir. Fâtiha’dan sonraki zamm-ı sûre için ise ayrıca besmele çekilmez. (Zeylaî, Tebyîn, 1/112)
İftitah tekbirini alırken, elleri yukarıya kaldırmak sünnettir. Çünkü Hz. Peygamber (s.a.s.), bu tekbiri alırken ellerini kaldırmıştır. (Buhârî, Ezân, 84 [736]; Müslim, Salât, 21-22 [390]; Tahâvî, Şerhu me‘âni’l-âsâr, 1/195-196 [1157-1170]) Hanefî mezhebine göre erkekler iki elini, avuçların iç kısımları kıble istikametine yönelik olarak ve başparmaklar kulak yumuşakları hizasına gelecek şekilde kaldırırlar. Kadınlar ise omuzlarının hizasına kadar kaldırırlar. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/48) Diğer mezheplerde erkekler de ellerini omuz hizasına kadar kaldırırlar.
Namazda, sağ el sol elin üstüne gelecek şekilde elleri bağlamak sünnettir. (Buhârî, Ezân, 87 [740]; Müslim, Salât, 54 [401]) Ancak bu bağlamanın nerede olacağına dair farklı rivâyetler bulunmaktadır. Bu rivâyetler ile sahabe ve tâbiîn uygulamalarına bağlı olarak, erkekler bazı mezheplere göre göbek altında, bazı mezheplere göre göğüslerinin üzerinde, bazılarına göre ise göğüs ile göbek arasında ellerini bağlarlar. Kadınların ellerini bağlaması, namazda elleri bağlamanın sünnet olduğunu kabul eden âlimlerin ittifakına göre, göğsün üzerine bağlama şeklindedir. Bu bağlama şekli, kadınların vücut yapısı bakımından tesettürün ruhuna daha uygun bir davranıştır. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/49)
Hanefî mezhebinde tercih edilen görüşe göre namazların sonunda önce sağ tarafa, sonra sol tarafa yüz çevirerek selâm vermek vâciptir. Bunun bilerek terk edilmesi namazın tekrar kılınmasını gerektirir. Farkında olmadan terk edilmesi hâlinde ise bir şey gerekmez. Bu selâmda “es-selâmü aleyküm ve rahmetullah” cümlesinin “es-selâm” kısmını söylemek vâcip, “aleyküm ve rahmetullah” kısmını eklemek ise sünnettir. Bir görüşe göre de sağa selâm verilmesi vâcip, sol tarafa selâm verilmesi sünnettir. Namazdan çıkılması, bütün imamlara göre yalnız bir selâm ile olur, bununla namaz biter. (İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-kadîr, 1/320; Zeylaî, Tebyîn, 1/125-126) Birinci selâmı vermeyi farz gören Şâfiîlere göre bunun terk edilmesi namazı da iptal eder. (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 1/385)