Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm değerli hocam. Ben 26 yaşında yaklaşık iki yıldır evli olan biriyim. Eşimle lise zamanında cahiliye dönemimizde tanıştık. Daha sonra üniversiteyi 1 sene beraber okuduk. 5 vakit namazlarımı kılmaya başladım, dini konularda daha bilinçlendim, hayatımı buna göre yönlendirmeye başladım.Eşim ise namaz konusunda benimle birlikte bazen kılar bazen kılmazdı. Yavaş yavaş bunu ilerleteceğini düşündüğümden ses çıkarmadım. Ve eşimle o zaman evliliği düşündüğümden muhabbetimize de son veremedim. İmkânım olsaydı hemen evlenirdim ama maalesef imkânımız yoktu ve okuyorduk. Aileler de okul bitmeden evlenmemize razı gelmezdi. Daha sonra okullar bitti. Hemen nişan yaptık aileler tanıştı. Ama asgari ücretle çalıştığımdan ve aileler yanında da barınma imkânımız olmadığından (hem aileler istemedi hem eşim) 2 sene nişanlı kaldık daha sonra bir yandan dershaneye giderek bir yandan çalışarak KPSS’ye girdim ve memur oldum. Çok şükür memur olduğumu öğrenir öğrenmez hemen 2 ay sonrasına nikâh tarihi aldık ve evlendik. Bunları bu kadar ayrıntılı anlatmamın sebebi belki birazdan yardımını isteyeceğim konuda hayatımızın bu dönemlerinde yaptığımız hatalardan dolayı muzdarip olmuş olabileceğimizdendir. Ayrıca benim ailem dini hassasiyetleri çok zayıf olan bir ailedir. Eşimin ailesi ise biraz daha toplumumuzun gelenekçi dini yapısını taşıyan bir ailedir. Şimdi hocam biz evlendikten sonra ben eşimle şöyle bir konuşma yaptım:"Ben ailemden dini açıdan çok eksiklik yaşadım, evimize Kur'an hakim değildi, evimizin bereketi yoktu.Bu yüzden ben kendi evimde mutlaka bu hassasiyetleri istiyorum ve buna göre yaşayacağız. Allah nezdinde tek din olan İslam bize ne emretmişse bu evin kuralları onlardır." dedim. Neyse evlendikten sonra da ben olağanca çabamla evimde sizin sohbetlerinizi açmaya namazlarımı aksatmadan kılmaya çalıştım. Ve eşime de sürekli namaz konusunda uyarılarda bulundum ayrıca tesettür eksiğini de bir an önce tamamlaması için dua ettiğimi söyledim. Evlendikten yaklaşık 7-8 ay sonra hamdolsun eşim tesettüre girdi. Ama namazlarında bir türlü devamlılığı yakalayamıyor. Evleneli 2 sene oldu. Ondan önce nişanlılığımızdan 2 sene ben 4-5 senedir 5 vakit namazlarımı aksatmadan kılmaya çalışırken o bu konuya özen göstermiyor. Ve evleneli 2 sene olduğundan namaz kılmaması benim çok moralimi bozuyor. Arada 6 ay askere gittiğimden henüz çocuğumuz da yok hocam. Sizce ben ne yapmalıyım, namazlarını kılmayan bir eşe daha fazla tahammül etmeli miyim? Yoksa çocuğumuz da yokken başka bir yolu mu tercih etmeliyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Sizi tebrik ederim. Tam bir ailesiniz ya da aile denen böyle bir şeydir. İnişler çıkışlar muhakkak olur, olacaktır. Asla dert etmeyin bunları. Sıkıntıları konuşabildiğiniz sürece mesele yok demektir. Kendinizi alfabeyi yeni öğrenen bir ilk okul öğrencisi gibi kabul edin din hususunda. Her gün bir adım kat etseniz kısa zamanda bütünü elinizde olur. Namaz da dâhil inşallah hepsini yapacaksınız. Önemli olan kişinin kendini takdir etmesidir. Siz kendi eksiğinizi bilip itiraf ettikçe durum düzelecektir. Çocuk konusunda tabii olmaya gayret edin. Yılmayın, sökülmeyin şeytanı yeneceksiniz biiznillah. Eşinize de selamlarımı iletiniz, iyi haberlerinizi beklerim.
Selamünaleyküm. Ramazan Kardeşim, dağ gibi bir hakikati aklına koy ve hiç unutma: Evlilik budur, böyle olmayan evlilik neredeyse yok gibidir. Dertlerin sadece türü değişiktir ama evlilik böyledir. Gerçekçi ol ve dertlere takılıp kalma. Şu kısa uyarılara dikkat edersen inşaallah kalbin huzur bulur. 1- Eşinin ibadetlerine yani ibadet dünyasına sadece öğüt verici olarak karış. Kılmadığı namazını Allah'a havale et. Namaz kılmaması ile kadınlığı arasında bir bağlantı kurma. Senin yeteri kadar derdin var, ikincisini isteme. 2- Anlaşılan eşin yirmi beş yaşlarında bir hanım; o yaşlar kadınlar için olgunlaşmanın yeni başlayacağı yaşlardır. Kesinlikle sabredeceksin. Çok sabredeceksin. Evet, çocuk sayısı açısından güven vermeyen bir ortamdasın ama zaman bitmiş değildir. 3- Eşinden öncelikle seni şehvet açısından tatmin etmesini bekle, çocuklarla da ilgilenirse bunu nimet bil. Bu iki şeyi yapıyorsa 'iyi eşim var' demelisin. 4- Eşi ile tartışarak, onu babasına şikâyet ederek aile derdini bitiren olmamıştır bu âlemde, desem yalan olmaz. Yine merhametliler kazanmıştır sonunda. Eşini, sabrın ve merhametinle çıldırtmaya bak. Kelimeyi bilerek kullandım: 'Onu çıldırt merhametinle ve esnekliğinle, çıldırt!' Kazanan sen olacaksın. Bir de dua etmeyi ihmal etmezsen işte kazanç budur. 5- Sakın, aranızdaki bu sürtüşmeyi çocuklara yansıtmayın. Bir deyim var ya: Ağzından kan akmış da, 'kızılcık şerbeti içmiştim demiş' öyle olsun. Çocuklar hiçbir şey bilmesin. Onlara yayılmış sorun düzelmez bir daha. Bana iki ay sonra, bu programının sonuçlarını tekrar yazabilirsin. Eşinde olumlu hiçbir gelişme olmazsa, sizi beraber çağırabilirim. Size dualar ediyorum.
Aleykümselam. Hiç taviz verme. Allah yardımcın olsun. Meryem ve Asiye de tekti. Kalabalıkları izleyecek hâlimiz yoktur. Biz, Allah ile olduktan sonra tek kalmaya razıyız. Sabret ve diren. Asla gevşeme; bekar kalan ölmüyor ya!
Selamünaleyküm. Allah sana gerçeği erkenden göstermiş. Sen de belanı aramıyorsan kaç ve kurtul. Uzak dur. Belana koşarsan da kimseyi kınama daha sonra!
Selamünaleyküm. (Soru birikimi nedeniyle cevabınız gecikmiştir, hakkınızı helal ediniz.) Anne babanızın rızası sizin bereketinizdir. Bereketsiz hayat istemiyorsanız onları kırmayın.
Namazı eksen almakla pek güzel ve mübarek bir iş yapmışsınız. Hiç bozmayın ve asla tereddüt etmeyin. Namaz bizim için dindir, insanlık kalitesidir. Namaz, yaratanımıza bağımızı ve vefamızı gösteriyor. Namazsızlık insanlık açısından da sorun göstergesidir. Şaşmayın, güzel düşünmüşsünüz. Evlenince sen kıldırırsın söylentisi ise kuru bir umuttur, ya tutar ya tutmaz. İlkenizi aşmamaya çalışın. Evet, yaşınız evlilik bakımından ilerlemiş ama evlenmek her şey değildir. Yaşadığımız toplumda neredeyse boşanmalar evlenmeyi geçecek durumdadır. Mahkemeler işi biraz gevşetse boşanmışlar bu ülkenin çoğunluğunu oluşturur diye korkuyorum. Şansını tüketmiş dul bir kadın olmaktan ise huzur içinde nasibini bekleyen bir hanım olmayı yeğleyin. Allah Teâlâ yardımcınız olsun.
boşanma konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Mahkemeye dilekçe vermek zaten boşamaktır
Aleykümselam. Anlattığınız durum, boşanmış olmanız için yeterlidir. Babanız veya onun gibi bir büyüğünüzle istişare ederek durumu bitirin.
Selamünaleyküm. Ayrılma kararından sonra işinizle ilgili kararlarda daha onurlu davranmalısınız. Onu, yaptığı ile başbaşa bırakın ve kendi hayatınızı yönlendirin. Daha iyisini yapmış olursunuz.
Aleykümselam. Böyle bir ifade ile boşama olmaz.
Selamünaleyküm. Nikâhtan önce verdiğiniz sözde duracaksınız. Mehri de kadının evlenir evlenmez hakkı olmuştur. Onu hemen vereceksiniz.
Aleykümselam. Cinsel birleşmeden önce ortaya boşanma çıkarsa mehrin yarısı kadının hakkıdır.