Fetva Meclisi
Soru
Almanya’da camimizde bazı vakitlerde din görevlimiz olmuyor, sorduğumuzda şu cevabı almaktayız, sabah vaktinde (din görevlisi) dışarıya bakmakta kimsenin olmamasından dolayı camiyi açmamaktadır. Hafta sonlarında bilhassa yaz döneminde akşam ve yatsı namazında bazen imam yine olmuyor. Cemaatle namazı kılamadan dönüyorum, hakkımı helal etmiyorum, bu vebal değil midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Siz devletten camide beş vakit bulunmanız için maaş alıyorsunuz. Bir kişi olsa hatta hiç kimse olmasa bile orada bulunmanız aldığınız maaşın helal olması için şarttır. Siz orada sadece imam veya müezzin değilsiniz; o noktada devletin emanetini sahiplenmiş bulunuyorsunuz. Resmi izin günleriniz dışında orada bulunmamanız emanete hıyanettir. Sadece aldığınız maaşın helal olup olmaması olarak bakmamalısınız. Sizin bu durumunuza göz yuman idareciniz/müftünüz de hıyanete ortaktır. İnsanın acil bir işi nedeniyle bir vakit namazdan geri kalması kabul edilebilir ama bunu ilkeleştirmek kabul edilemez. Nerede kaldı ki sizin bir Müslüman olarak namazda camide olmanız gerekirdi. Yaptığınız sıradan bir memurun bile yapmaması gereken bir iş iken bir imam olarak asla size yakışmayanı yapmış olursunuz. Tevbe edin ve vazifenize sadık olun. İnsanlara iyi örnek olun. İşiniz çoksa imamlığı bırakın ve çok olan işinize yönelin.
Selamünaleyküm. Ne olursa olsun bir imam, namaz saatinde camiyi açık tutacak. Bu ne biçim anlayıştır; imam sadece cemaate mi namaz kıldırıyor, nerede melekler?
Selamünaleyküm. Ne olursa olsun bir imam, namaz saatinde camiyi açık tutacak. Bu ne biçim anlayıştır; imam sadece cemaate mi namaz kıldırıyor, nerede melekler?
Selamünaleyküm. Caminin resmi görevlisi olmayan birinin bunu yapması doğru olmaz. Muayyen vakitlerde camilerde Kur'an okunması ise güzel bir uygulamadır. Ortasını bulma konusunda caminin görevlisi ile konuşmalısınız.
Selamünaleyküm. Amirinizle görüşün, size izin verirse böyle devam etmenizde sakınca olmaz. Sorumluluğu onun alması durumunda siz kurtulursunuz.
Bu bakış ve düşünce tarzı doğru değildir. Müslümanların birbirine bakışı hüsnüzan esasına dayanmalıdır. Bir Müslüman’ın aksi bilinmedikçe iyi olduğuna inanmak zorundayız. Bilhassa bidat gibi kişinin imanına zarar verecek kadar hassas bir konuda karar vermek ve verilen kararı uygulamak hatadır, böyle düşünmemelisiniz. Elimizde o kişinin açık bir itirafı veya açık bir uygulaması olmadıkça bir Müslüman için böyle diyemeyiz. Bir başka nokta da bidat tek çeşit değildir. Kişiyi imansız denebilecek bir bataklığa çekebilecek bidat var, o derece olmayan mekruh denebilecek düzeyde bidat var. Üçüncü bir nokta da şudur: Camiler imamların değil Allah’ın evleridir. O iyi bu kötü diye seçmeye kalkarsak tek bir camimiz bile olmayabilir. Kendimizi evliya makamında görüp imamları tenkit ederek bir yere gidemeyiz. Camiye devam edeceğiz. İmamlardaki eksiklikleri birbirimize nasihat mantığı ile gidermeye çalışacağız. Gerekirse resmi makamları yani imamların üstlerini devreye sokacağız ama camiyi terk etmeyeceğiz. Cami üzerinden fitne, fitnelerin en yıkıcısı olabilir maazallah. Şeytana el kaptırmaya karşı dikkatli olalım.
Camide namaz konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Kıblesi yanlış bir camide namaz kılınmayacağı gibi, namaza hizmet maksadı dışında siyasi bir maksat ve düşmanlık amacı ile inşa edilmiş bir camide namaz kılınmaz. Böyle bir cami var mıdır sorusunu ise cevaplayabilecek imkânımız yoktur. Dileriz öyle bir cami bulunmamış olsun.
Selamünaleyküm. Cami ile o mekân arasında fiziki bir bağlantı kurmadıkça orada namaz olmaz. Mesela yola halı sermeniz gibi bir bağlantı en azından kurmalısınız.
Siz, meseleyi karar verecek kadar bildiğinize göre bizim size verebilecek bir şeyimiz yoktur. Herkes kendi hesabını verecektir, kanaat ettiğiniz yönde kalbiniz rahat ise bildiğiniz gibi yapabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. İbadetler böyle yorumlanamaz. Emredildiği için, emredildiği gibi yapılır ibadetler. Kural budur. Siz, gereksiz yere matematiksel bir hesaba girmişsiniz. Yirmi yedi sevap verilmesi de o nedenle değildir zaten. Nedenin ne olduğunu da bilmiyoruz. Hiçbir ibadetin nedeni de bilinemez. Nedeni bilinerek yapılan işe de ibadet demenin anlamı olmaz. İbadet kulluktur; kulluk ise kapıda sorgusuz beklemeyi gerektirir. Selamünaleyküm.
Selamünaleyküm. Bir vakit namazı camide eda edildikten sonra o vaktin namazı o camide kılındıkça ikamete gerek yoktur. Başka bir namazın kazası kılınıyorsa ikamet gerekir.
Aleykümselam.Camilerimizdeki imamların bağlı olduğu sistem, bütün Müslümanların bağlı olduğu sistem değil midir? Sıkıntıyı imamların omzuna yükleyip rahatlamaya benziyor bu tavır. Bunun yerine, camilerdeki imamların iyisini, mihraba daha layık olanını seçelim. Camiler bizim olmalıdır. Evet, imamlar arasında ne okuduğunu bile bilemeyecek imamlar vardır, olabilir de. Biz, papaza kızıp oruç bozamayız. Camilere gidin, namaz kılın, camileri imar etmeye katkı sağlayın. Şeytan böylesinden daha fazla etkilenir.