İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Diyanet Fetva Kurulu

Soru

Namaz vakti girdiği hâlde namazı kılmadan âdet görmeye başlayan kadın o vaktin namazını kaza eder mi?

Cevap

Namaz kılmakla mükellef olan bir kadın, vakit girdiği hâlde henüz namazını kılmadan âdet görürse; Hanefîlere göre artık o vaktin namazını kaza etmekle yükümlü olmaz. Zira namazın edası mükellefe -daha önce kılmamışsa- vaktin sonunda farz olur. Bu açıdan bir kadın temiz olarak yatıp da uyandığı zaman hayız görmeye başladığını anlarsa, uyandığı andan itibaren âdet görmeye başlamış sayılır ve vaktin namazını kılmaz. Buna mukabil hayızlı bir kadın, yatıp da vakit çıktıktan sonra uyandığı zaman temizlenmiş olduğunu anlarsa, ihtiyat olarak yattığı zamandan itibaren temizlenmiş sayılır ve o vaktin namazını kılması gerekir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/291)
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Namazın kazaya kalma vakti, o namazın son anlarıdır. Mesela, öğlen namazı saat 13.10'da başlıyor, ikindinin vakti de 17.00'de başlıyorsa; öğlen namazının vakti 13.10/17.00 arasıdır. Bu vakit diliminde ne zaman kılınırsa namaz yerini bulmuş olur. Öğlen namazının kişi için 'kılınmadı' kararı ise, artık öğlenin dört rekât farzını kılmak için yetmeyecek kadar vakit daralıncadır. Bu da yaklaşık olarak dört dakikadır. Buna göre, mesela son yarım saatte aybaşı olan kadın, o namazı kaza etmez. Zira üzerine kaza olarak yazılacak vakte girmemiş durumdadır. Gerisini siz takdir ederek diğer namazlar için uygulayabilirsiniz.

Namaz vakti girdiği halde namazını geciktirmiş ve namaz kılacağı zaman adet olan
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Kaza etme imkânınız bulunmadığından ötürü böyle bir tercih yapılabilir. Aksi takdirde Hanefi mezhebine göre kılıp başka bir mezhebe göre değerlendirmek makul olmaz.

Selamünaleyküm. Benim sorum şu. Mesela sabah namazının farzını kıldığımızda saat
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Daha önce kaza namazı olmamış biri isen önce kazaları kılarsın. Daha önce beş vakitten fazla kazaya kalmış namazın oldu ise serbestsin, kazaları da kılabilirsin, vakit namazını da.

Yatsı vakti girdi. Fakat ikindi ve akşam namazlarını hastalık nedeniyle kılmadım
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kaza namazı kılarken herhangi bir vaktin ezânının okunması, kılınmakta olan kaza namazına zarar vermez. Vaktinde kılınamayan namazların kaza edilmesi için belli bir vakit yoktur. Kerâhet vakitleri dışında her zaman kaza namazı kılınabilir. Namaz kılınamayacak olan bu vakitler Ukbe b. Âmir’in rivâyet ettiği hadiste şöyle belirtilmiştir: “Resûlullah (s.a.s.) bize üç vakitte namaz kılmayı veya ölülerimizi defnetmeyi yasakladı: Güneşin doğmasından itibaren (bir veya iki mızrak boyu) yükselmesine kadar, güneşin gökyüzünde tam dik oluşundan (batıya) yönelmesine kadar ve güneşin sararmasından itibaren batmasına kadar.” (Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn, 293 [831]; bk. Ebû Dâvûd, Tatavvu‘, 298 [1277] Cenâiz, 55 [3192]) Güneşin batmasından önceki kerâhet vaktinde, sadece o günün ikindi namazının farzı kılınabilir. Fakat mazeretsiz olarak ikindi namazını bu vakte kadar geciktirmek mekruhtur.

Kaza namazı kılınırken ezân okunursa kaza namazına devam edilebilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İkindi namazının vakti girdikten sonra nafile kılmada bir sıkıntı yoktur. İkindiyi kıldıktan sonra ise nafile kılmamak gerekir. Kaza kılınabilir. Akşam namazına kırk dakika kalınca ise kaza da kılınmaz. Sabah namazında ise yine nafile, farzın öncesinde ve sonrasında olmak üzere kılınmamalıdır. Sadece sabah namazının iki rekât Sünnet'i kılınır. Kerahet vakti girmemiş ise kaza kılınabilir.

Sabah ve ikindi namazı vakti girdikten sonra mı kaza kılmakta kerahet var yoksa
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Âdet kanamasını çamaşırınızda ya da peçetede ne zaman gördüyseniz âdetinizi o anda başladı olarak kabul etmelisiniz. Dolayısı ile sabah namazında, gördüğünüz anda âdetiniz başlamıştır. Yatsı namazını kılmadığınız takdirde kazaya kalmış olacaktır. Yatsı namazının farzını kılarken akıntı geldiğini hissettiğinizde namazı tamamlayıp selamla namazdan çıktıysanız ve gelen akıntınız iltihaplı bir akıntı değil ise yatsı namazını, farzı tamamlanmış bir namaz olarak kabul edebilirsiniz. Ancak vitir namazını kılmamış oldunuz öyle değil mi? Bu sebeple vitir namazını kaza etmeniz gerekmektedir. Günlük akıntınız iltihaplı bir akıntı ise yatsı namazını da kaza etmeniz gerekmektedir.

Hocam yatsı namazının farzını kıldığım sırada akıntı geldiğini hissettim. Bunun

NAMAZ konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Farz namazların öncesinde ve sonrasında kılınan revâtib sünnetler, müekked ve gayrimüekked sünnetler olmak üzere iki kısımdır. Müekked sünnet, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) sürekli kıldığı fakat bağlayıcı olmadığını göstermek amacıyla bazen terk ettiği; gayrimüekked sünnet ise bazen kıldığı, bazen de terk ettiği sünnet demektir. Gayrimüekked sünnetlere müstehap da denilmektedir. Müekked sünnetleri mazeret olmadan terk etmek doğru değildir. Mazeretsiz terk edilmeleri, ‘isâet’ yani yanlış ve kusurlu bir davranış olur; ancak azap gerektirmez. Gayrimüekked sünnetler ise mazeret olmadan da bazen terk edilebilirler. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/103-104, 474, 478)

Vakit namazlarının farzlarıyla birlikte kılınan sünnetleri terk etmenin sakıncas
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hz. Peygamber (s.a.s.), farz namazların cemaatle kılınmasını tavsiye etmiş ve “Cemaatle kılınan namaz, yalnız kılınan namazdan yirmi yedi derece daha faziletlidir.” (Buhârî, Ezân, 30 [645]; Müslim, Mesâcid, 249-250 [650]) buyurmuştur. Diğer bir hadislerinde ise “Eğer insanlar yatsı ve sabah namazlarını cemaatle kılmanın sevabını bilselerdi emekleyerek de olsa cemaate katılırlardı.” (Buhârî, Ezân, 32 [654]; Müslim, Salât, 129 [437]) buyurmuştur. Hz. Peygamber (s.a.s.), gerek beş vakit farz namazların öncesinde ve sonrasında, gerekse farz namazlardan ayrı olarak sünnet ve nâfile namaz kılar; sünnet ve nâfile namazların evde kılınmasının daha uygun olacağını belirtirdi. Bir hadisinde şöyle buyurmuştur: “Ey İnsanlar! Evinizde namaz kılınız. Zira farz namaz dışındaki namazların en makbulü, insanın evinde kıldığı namazdır.” (Buhârî, Ezân, 81 [731]; Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn, 213 [781]) Başka bir hadislerinde ise Hz. Peygamber (s.a.s.), “Biriniz farz namazını mescidde kıldığı zaman, o namazından evine de bir pay ayırsın. Zira Allah Teâlâ, bu nâfile namaz sebebiyle evinde hayır yaratır.” (Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn, 210 [778]) buyurmuş; hatta “Namazın bir kısmını (yani nâfileleri) evlerinizde kılınız, evlerinizi kabirlere çevirmeyiniz.” (Buhârî, Salât, 52 [432]; Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn, 208 [777]) uyarısında bulunmuştur. Buna göre, farz namazların sünnetleri dâhil tüm nâfile namazların camide kılınması mümkün olmakla birlikte, evlerde kılınması daha faziletlidir.

Nafile namazları camide mi yoksa evde mi kılmak daha faziletlidir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hz. Peygamber (s.a.s.), farz namazların öncesinde ve sonrasında sünnet namazları kılmış ve ümmetine de tavsiye etmiştir. Bundan dolayı vakit namazlarıyla birlikte eda edilen düzenli (revâtib) sünnetler imkânlar ölçüsünde kılınmalıdır. Hz. Muhammed (s.a.s.) bir hadislerinde, “Her kim öğle namazından önce dört rek’at, sonra iki rek’at, akşamdan sonra iki rek’at, yatsıdan sonra iki rek’at, sabahtan önce de iki rek’at olmak üzere 12 rek’at sünnet/nâfile namaz kılmaya devam ederse, Allah da o kimseye cennette bir köşk inşa eder.” (Tirmizî, Salât, 306 [414]; bk. Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn, 101 [728]) buyurmuştur. İkindi namazı ile ilgili olarak da “İkindiden önce dört rek’at namaz kılana Allah merhamet etsin.” (Ebû Dâvûd, Tatavvu‘, 296 [1271]; Tirmizî, Salât, 318 [430]) demiştir. Bir başka hadislerinde de; “Kıyamet gününde Müslüman kulun ilk hesaba çekileceği şey farz namazdır. Eğer bu namazları tam olarak yerine getirmişse ne güzel. Aksi hâlde şöyle denir: Bakın bakalım, bunun nâfile namazı var mıdır? Eğer nâfile namazları varsa, farzların eksiği bu nâfilelerle tamamlanır. Sonra diğer farzlar için de aynı şeyler yapılır.” (İbn Mâce, İkâmetü's-salavât, 202 [1425]; bk. Ebû Dâvûd, Salât, 148 [864])buyurmuştur.

Farz namazlarla birlikte kılınan sünnet namazların dayanağı nedir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Öğle ve yatsı namazlarının son sünneti, iki rek’at olarak kılınabileceği gibi dört rek’at olarak da kılınabilir. Nitekim Hz. Peygamber’in (s.a.s.) öğle namazının son sünnetini dört rek’at kılmayı tavsiye ettiğine dair rivâyetler bulunduğu gibi (Ebû Dâvûd, Tatavvu‘, 295 [1269]; Tirmizî, Salât, 317 [426-428]), iki rek’at kıldığı ve tavsiye ettiğine dair rivâyetler de mevcuttur. (Buhârî, Teheccüd, 29, 34 [1172, 1180]; Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn, 104 [729]) Ancak iki rek’at kılındığına yönelik rivâyetler daha kuvvetli ve meşhur olduğundan tercih edilmiş ve genel olarak uygulama bu yönde yerleşmiştir.

Öğle ve yatsının son sünnetleri dört rek'at olarak kılınabilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Namazı kazaya kalan kişinin daha önce kazaya bıraktığı namazlar varsa ve bunların sayısı altıyı bulmamışsa, yani kişi "sahib-i tertip" ise bu kimse önce kazaya kalan namazını, sonra da o vaktin farzını kılmalıdır. Kazaya kalan namazları altı vakit veya daha fazla ise yani kişi "sahib-i tertip" değilse, kaza namazını vakit namazından önce ya da sonra kılabilir. (Haddâd, el-Cevhera, 1/67; Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/64-65)

Kazaya kalan namaz, yeni vakit girdiğinde, o vaktin namazından önce kılınabilir

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.