Fetva Meclisi
Soru
310. video fetvadan hareketle, hocam, erkeklerin sosyal medyaya fotoğraf koymasının ölçütü nedir? Kadınlar da o erkeklerden etkilenemez mi? Kadınların da cinsel arzuları yok mu? O erkeğe baktığında kadında da şehvet duygusu uyanamaz mı? Yani neden hep siz kadınları tanımlıyor, erkeklerin alması gereken tedbirlerden bahsetmiyorsunuz? Hep kadın şöyle olmalı, kadın böyle olmalı... Erkek ise hep aynı erkek. Bir tek şehevi arzularıyla bize tanıtılan bir erkek. Madem çok etkilenecekse bir erkek, sosyal medyaya girmesin, sosyal ağları kullanmasın, kadınların fotoğraf yüklediği facebook, instagram gibi uygulamaları kullanmasın. Sonuçta bunlar da mecburi değil.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Bu ümmetin, kıyametin yaklaştığını ve ümmet kimliğini yitirmeye başladığını gösteren işaretlerden biri de, yol kenarlarında bile zina tipi işlerin yapılabilirliğine sessiz kalmaktır. Bunun adını afet olarak koyabiliriz. Herkesin mesul olduğu bir durumdur bu. Demokrasi, hak/hürriyet edebiyatları da bu fitneyi azdırmıştır. Daha beter bir sonuca götürmemesi şartı ile sözlü/nasihat içerikli müdahaleye mecburuz. Mümkünse müdahaleyi bireysel değil de, oradakilerin de desteği ile yapabilecek kıvamı oluşturmak gerekiyor. Meleklerin, böyle bir ortama razı olmadığımızı ispat eylemlerimizi bizde görmeleri şarttır. Fitne ve fesat çağındayız, dikkatli olalım. Yalnız daha ağır bir fitneye sebep olmamak da önemli bir noktadır.
Selamünaleyküm. Bu hususta toplumumuzun bütününde bir sıkıntı vardır. Belki de en ağır tavizlerimizden biridir bu husus. Mümkün olduğunca kendimizi şeytana teslim etmeyeceğiz. Bu birinci ilkemiz olsun. İkincisi de, insanların ne dediğine dikkat edersek nefes bile aldırmazlar bize. Üçüncü ilkemiz de, konuyu farzlar, sünnetler diye ayırabiliriz. Farzları hiç taviz verilemezler olarak görürüz, diğerlerinde ise pozisyon kollarız. Sabırlı olun, adım adım yol almaya çalışın. Kendinizi kollarken ise bir bütün olmaya çalışın.
İslam’da evlilik sürecinde temel prensip iffeti ve mahremiyeti koruyarak uygun bir şekilde tanışmaktır. Ancak burada önemli olan, bunun nasıl yapıldığıdır. Eğer bir ortam İslami çerçevede güvenilir bir şekilde bu süreci yönetiyorsa bir kadının uygun gördüğü bir erkeğe "Benimle evlilik düşünür müsünüz?" anlamına gelen bir teklifte bulunması haram değildir. Ama bu İslami adaba uygun olmalıdır. Direkt, birebir sohbet ortamı gibi olmamalı, bir aracı veya resmi bir süreç işlemelidir. Sosyal medya aracılığı ile harama götüren herhangi bir kapıya azıcık dahi yaklaşmadan birileri ile gerçek kişilerin aracılığı ve mahremiyet kurallarının yine bu üçüncü kişilerle sağlanması ile bir eş adayı ile tanışıp şartları konuşmak, evet, caizdir ancak burada şu riskleri göz önünde bulundurmalısın: Erkeklerin niyetini tam bilemezsin. Güvenilirlik sorunu olabilir. Daha önce tanımadığın biriyle doğrudan mesajlaşmak, istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Gerçek hayatta birini ön görüşmelerle tanımak ne kadar zor ise sosyal medyadan tanımak kat kat daha zordur. Dolayısı ile doğru eş adayını bulma ihtimali sosyal medyada, kat be kat daha az. Özellikle bir erkek için, kendi çevresinden evleneceği bir kız bulamayıp sosyal medyaya ihtiyaç duymuş olması o erkek hakkında birçok problemi bize önden haber verir. Erkek asosyal olabilir, özgüvensiz olabilir, kötü işler dolayısı ile kötü nam salmış bu yüzden çevresinin güvenini yitirmiş olabilir… Ve daha akla gelmeyen bir sürü ciddi risk. Bunların yerine elbette ki güvenilir insanların kefil olduğu kişilerden hayırlı biri bulma ihtimali çok daha yüksektir. Gördüğün baskılara gelince şunu belirtmek isterim ki evlilikte baskı ve aceleyle yapılan seçimler çoğu zaman hüsranla sonuçlanır. İnsanların sözleri seni strese sokuyor olabilir ama unutma ki Allah’ın takdiri neyse, o olacak. Allah'ın takdir ettiği vakitten önce hiçbir şey gerçekleşmez. Sabır ve tevekkül içinde ve akıllıca hareket etmelisin. Bahsettiğin şekilde ilerlemektense kendi prensiplerinden ödün vermeden bir aday arayışında olabilirsin. Ve kendine de sürekli şunları hatırlatmalısın: "Ben evliliğe kapalı değilim, sadece doğru insanı bekliyorum." "Evlenmek için değil, huzurlu bir yuva kurmak için evleniyorum." "Aracılar vasıtasıyla ilerlemeye devam edeceğim çünkü benim için güvenilir olan yol budur." Allah hayırlı bir yuva nasip etsin. Allah yardımcın olsun. Allah’a emanet ol.
Prensip olarak şöyle bilmeliyiz: Bir kadının erkeğe veya erkeğin fotoğrafına bakması haram değildir. Haram olan bakıldığında fitne oluşturacak bir ortam veya görüntü varsa haram olma durumu o zaman ortaya çıkar. Bu durum vaaz veren biri için de geçerlidir tiyatro oynayan biri için de.
Bunda dinen hiçbir sakınca yoktur. Yalnız toplumumuz bunu bir taviz ve eksik başlama gibi görmektedir, bu noktaya dikkat ediniz. Üçüncü kişileri kullanmanız daha doğru olur.
Selamünaleyküm. Mesele şudur: 'Tanışma, şeytanın ağlarına takılmanın ilk seansı olmamalıdır.' Tanışıyoruz derken evlendikten sonra bile zor görülecek sahnelere sebep olmak bir tuzaktır. Önce çevre araştırması yapılmalıdır. Bu araştırmayı evli birinin yapması daha uygun düşer. Araştırma sonuçları olumlu ise üçüncü bir kişinin bulunduğu bir ortamda, laubaliliğe kaçmadan bu teklif yapılabilir. Genelde annelerin veya teyzelerin bu işi üslenmesi yararlıdır. Araştırma döneminde bilhassa kız hakkındaki kararı, evlenecek erkeğin ablası, teyzesi gibi evli bir yakınının vermesi çok önemlidir. Kadınların dünyasına erkeklerin girmesi zordur. Erkeğin anladığını zannettiği pek çok şey daha sonra yanlış anlaşılmış oluyor.
cinsiyet konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Kitabımız Kur'an-ı Kerim'de Lukman suresinin 34.ayeti yalnız Allah'ın bilebileceği şeyleri sayarken 'rahimlerdekini..' şeklinde de bir madde zikretmektedir. Bunu şöyle anlayabiliriz: Bir kadının kız çocuğu olarak doğduğu andan itibaren onun rahmi ile alakalı bilgiyi sadece Allah Teâlâ bilebilir. Bu bilgi, o kadın evlendikten ve hamile kaldıktan sonra doğuracağı bebeğin bir cihazla izlenmesi sonucu rahmine dair bilgiye insanların da vakıf olmaları şeklinde anlaşılamaz. Bu ayette zikredilen bilgi hamile kadının ne doğuracağı değil, rahmin o kadın yaşadıkça neleri sakladığı şeklindeki bilgidir. Bunu da sadece Allah Teâlâ bilebilir.
Aleykümselam. Günah demesek de anlamsız diyebiliriz.
Cinsiyet değiştirme işlemi bir haramdır. Haramı icra eden de o haramı işleyen gibi günahkârdır. O süreci kim ne kadar destekledi ise desteklediği kadar harama katkı sağlamıştır ve vebale girmeştir. İş bittikten sonraki sürdürme desteklerinin o çapta olmayacağını zannederim.
Onlara ait bir cinsiyet kavramı yoktur. Onlar için bir fıkhi konum belirleyemeyiz. Onları ve yaptıklarını itiraf etme anlamında bir söz sarf etmeyi doğru bulmayız.
Selamünaleyküm. Allah'ın yarattığını değiştirmek ağır günahlardandır.
Bu bir hastalıktır. Evet, evlenmek açısından kendini hazır veya uygun hissetmeyebilirsin, bunda bir sakınca yoktur ama kendi cinsinden birini isteme gibi bir çılgınlığı hiç diline almayacaksın. Filan organında ağrısı olan biri gibi bu hastalıkla uğraşacaksın ve bu senin sevap kaynağın olacak biiznillah. Nasıl engelli insanlar intihar etmeyerek, engelleri sayesinde ecir kazanıyorlarsa sen de öyle olacaksın. Zihnine gelen şeytan dalgalarına karşı güçlü ol. Bir iki doktor tedavisini dene. Olmazsa da sabret ve kazan. Senin direnip şeytana teslim olmayarak sevap kazanman ve cennete girmen daha kolaydır, bunu unutma. Bunun için de çevren ve gözüne değen ortamlar çok önemlidir. Dua ederiz senin için.