İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Selamünaleyküm hocam. Evliyim, herhangi bir ailevi sıkıntım da yok. Eşim de sadık ve iyi huylu bir hanım. Lakin önü alınamaz bir şekilde kendisini tamamen bana bağlamış ve halimi durumumu bildiği halde dünyasını üzerime kurmuş bir başka hanım var. Yıllar süren muhabbetimiz fiiliyata hiç dökülmedi. Ayrı şehirlerde ve fiili olarak görüşme imkânından uzağız. Bu hanım dul ve benden başkası ile hayat kurma ve evlenme yolunu kendisine kapatmış durumda. Hem ailevi hem ruhsal açıdan sıkıntılar içerisinde, fakat ne gayrimeşru yollar ne de evliliğimin zarar görmesini istememekte. Böyle bir durumu bende katiyen kabul etmemekteyim. Bu şekilde adeta hayatı kendisine zehir etmiş ve fiiliyata dökülmese de muhabbetimizden dolayı azap içerisinde kıvranmaktayız. Ayrılma ve bu işi bitirme durumu ise mevcut şartlarda başaramadığımız bir durum. Bu hanıma yardım edebilmek, bizleri azaba sevk eden bu durumdan kurtulmak adına nikâhlanmak düşüncesindeyim. Bunun için eşimin asla rızası olmayacağı aşikâr, aile huzurumu bozmadan o hanımı nikâhıma almamda ve buna şahit olacakların durumu gizlemesi ile nikâh akdi olur mu?

Cevap

Selamünaleyküm. Bunun adına fitne diyebilirsiniz. Siz de anlıyorsunuz ki, ne yaparsanız yapın huzurunuzu kaçıracaksınız. Siz de samimi bir şekilde huzurunuzun bozulmasını istemiyorsanız kadına hakaret içerikli sözler sarf edin sizden soğusun aksi takdirde sizin de gevşek olduğunuz anlaşılacak. Şahitlere 'gizleyin' dediğinizde onun adı şahitlik olmaz. Nikâh da nikâh olmaz. Bile bile sürüklenmek böyle oluyormuş demek ki!
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykumselam. Bayanların en hassas konularından birine yakalanmışsınız. Akıbetini de tahmin etmektesiniz. Bile bile huzurunuzla neden oynuyorsunuz? Bir kere sizin böyle bir tavır içinde olmanız eşinizi, yoksa da başka birine itebilir, aman dikkat edin, fitnenin nedeni siz olmayın. Eşinizle geniş bir ortamda konuşun ve karşılıklı olarak bu konuyu silin hafızalarınızdan. Bunun dışında sizin huzurunuzun geleceğini kurtaracak bir ihtimal yoktur.

Selamunaleykum. Muhterem hocam, ben bir buçuk yıllık evli, mutlu bir yuvası olan
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bunu ailenize rağmen onların bilgisi dâhilinde yapın. Onlardan gizli olmasın. Onlar da belki akıllarını başlarına alırlar. 'Okul bitene kadar görüşün seneye evlenirsiniz' diyen aileye karşı mümin kimliğinizi bu şekilde ispat edin. Gizli işte hayır yoktur.

Selamünaleyküm hocam. Ben 24 yaşında bir bayanım. Evlenmek istediğim biri var ai
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Nikâhın imamı müezzini mi olur; nikâh nikâhtır. Sakın öyle bir şey yapmayın. Hemen evlenin. Siz nikâh ismi ile zevkinizi yaşacaksınız. Tam evleneceğiniz zaman da şeytan ikinizi de çöpe atacak. Hemen evlenin. Ne işi, evlenin!

Selamünaleyküm hocam. En başından hakemimiz İslam olacak diye sözleştiğimiz ve e
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Karışık işler mü'min işi değildir. Uyduruk ve fevri kararlar vermeyin. İlla evlenmeniz gerekiyorsa, şahitliği muteber şahitlerin huzurunda oturun, en ince ayrıntılarına kadar ne verebileceksiniz, ne almak istiyorsunuz onu görüşün. İki taraf da evet derse nikâhlanın. Böyle olmazsa kaçın ve kendinizi kurtarın. Yakmayın kendinizi.

Selamın aleyküm hocam. Ben evliyim fakat bir bayanla görüşmelerimiz oldu ve birb
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Sizin için önemli olan eşinizdir. Eşinizin dışındakilerin ne dediğini ne yaptığını önemsemeyin. Sabırlı olun, dik durun; kendinizi eşinizden başkasına muhtaç hissetmeyin. Bir kulağınızla duymayıverin, bir gözünüzle görmeyiverin.

Selamünaleyküm hocam. Bir konuda yardımcı olmanızı rica ediyorum. Biz eşimle 10
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Sadece bu sözler bir boşanma nedeni değildir. Bu sözlerin büyük oranda tehdit ve ikaz olması muhtemeldir. Sözlerin sahibi, özellikle boşamayı kastettiğini söylerse durum değişir. Ne var ki, bu mantıkla yapılan bir tartışmanın akabinde düşünülmesi gereken şudur: Böyle bir evlilik sürse ne olur, bozulsa ne olur?

Selamünaleyküm hocam. Ben eşimle aramızdaki nikâh hakkında sormak istiyorum. Hoc

azap konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. İnsan olarak yapabileceklerinizi yaptıktan sonra dua edebilirsiniz. Salavat da bir dua olarak yapılabilir. Muayyen bir sayı belirlerseniz o bid'at olur.

Hocam Selamünaleyküm. Bir dileğim var sıkıntıdayım acaba bazı salavatları çoklu
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Anlaşılan odur ki, sadece mekruh azap nedeni değildir ama mekruhun mekruh olarak kalması da zordur. Şeytan her mekruhu bir haram dönüştürebilmektedir.

Selamünaleyküm. Mekruh hükmündeki bir işten dolayı ahirette cezalandırılma ihtim
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir kere dünyada ne kadar ümmet vardı, kim nerede yaşadı gibi soruların net bir cevabı yoktur elimizde. Sadece Kur'an’ımızın aktardıkları ve hadislerde geçenler hakkında kesin bilgiye sahibiz. Genel olarak zikredilenler üzerinden bakıldığında eski ümmetlerin helak olma nedenleri sekiz başlıkta toplanabilir. Bu başlıkların da alt başlıkları oluşturulabilir. Eski ümmetlerin hataları ve o hatalar üzerine helak olmaları bilgisi elbette bize aklımızı başımıza alma açısından önemli bir derstir ancak ortada acı bir gerçek vardır: Hiçbir ümmet öncekilerin akıbetinden ders çıkarmamıştır. Bugün de kitlesel olarak bu ders çıkmayacaktır. Ahıslar olarak biiznillah nefislerimizi terbiye etme ve Allah’a dönme noktasında bir ders mümkündür. Geçmiş ümmetler: Mülkünde yaşadıkları Allah’ı yok kabul ettiler. İman etmedikleri gibi uzun dilli tavırlar içinde oldular. Tam anlamıyla yaşadıkları yerleri günah bataklığına çevirdiler. Hayvanlara bile imrenilecek hâle düştüler. Allah’ın azabı ile alay ettiler. “Madem öyle göndersin azabını” bile dediler. Büyük bir kibir içine girdiler. Peygamberlerine eziyet ettiler, kimini öldürdüler kimini yaraladılar. İsraf, şımarıklık, azgınlık karakterleri oldu. Ticaretten her alana yayılmış bir hile kapladı onları. İman edenlerin önünde engel oldular. Kendileri battığı gibi herkesin batmasını istediler. Yaşadığımız bu hayatta bilhassa batı kültürü adı altında bu sekiz maddenin ne kadar eskinin tekrarı olduğunu artık akıl sahibi her mü'min çok iyi idrak eder.

Eski ümmetlerin Allah tarafından helak edilme nedenleri biliniyor mu? Bugünkü ya
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ hepimizi kabir azabından muhafaza buyursun. Âmîn. Kabir azabı mü'min bir insanın günahları sebebiyle ise günahlarının gerektirdiği kadar azap görür. Kâfir birinin azabı ise azabı ebedidir.

Hocam kabir azabı gelip geçici bir fırtına gibi midir yoksa sonsuz mudur?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Böyle kati bir ifade kullanmak yerinde olmaz. İnsanın başına gelen sıkıntıların bu pencereden değerlendirilmesi açısından şunları söylememiz mümkündür: İnsanın başta Allah’ı inkâr ve genel olarak haramlar gibi işlediği suçlar dünyada iken asıl ceza ahirette olmak üzere ön ceza olarak ceza görmesine neden olabilir. Bireyler veya toplumlar için bu mümkündür. Ancak kimin hangi sıkıntısı böyle bir nedenle gelmiştir, bunu bilemeyiz, bilmemiz de mümkün olmaz. Özellikle günahkâr mümin insanların başlarına gelen sıkıntıları bu mantıkla değerlendirip gereğini yapmaları isabetli bir davranış olur. Bunun gereği de tevbe edip salih mümin olma yolunda yürümektir. Kimi zaman da kulun durumu iyiler arasında olmakla beraber o kulun derecesi yükselsin, daha çok sevap kazansın diye zorluk çekeceği sıkıntılar çektiği de olur. Peygamberler ve pek çok salih kulun bize ulaşan sıkıntılarında bu gerekçeyi okuyabiliriz. Bir başka yorum da şudur: Kulun günahkâr kimliği sıkıntı ve bela çekmesine neden olur. Kul sabreder kadere itiraz etmez ve ecir kazanır. Bu da bir nevi cezayı (belayı) hayra dönüştürmek olur. Bu incelikler kâfirler için geçerli değildir. Onların bu dünyada çektikleri sadece sıkıntı olarak kalır onlar için. Özet olarak denebilir ki: İman ve sabır ile karşılaşılan sıkıntılar öyle veya böyle mümin için kazanç vesilesidir. Kul, sıkıntıya düşmemek için tedbirli olur. Yine de sıkıntıya düşerse bu sefer insan olarak sıkıntıyı gidermek için yapabileceklerini yapar. Ve kazanan olur biiznillah.

Hocam insanın başına gelen sıkıntılarla belalar Allah’ın o kuluna cezası ve azab
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Geçmişte terk edilen namazlarınız varsa, bunların kazasını yapmak, borcunuzu ödemek adına çok önemlidir. Âlimler, tevbe eden bir kimsenin terk ettiği namazları kaza etmesi gerektiği hususunda hemfikirdir. Kazaları kılmaya başlamış olmanız, Allah’ın sizi affetmesine bir vesiledir. Bu ibadeti yerine getirme gayretinizden dolayı umulur ki Allah sizi bağışlar. Bahsettiğiniz gibi kesin bir şekilde "seksen yıl cehennemde yanacaksınız" gibi bir ifadeyi kaynaklarımızda ben bulamadım. Zannımca bu konuda kesin bir ayet ve hadis olmayıp ayet veya hadisteki geçen bir kelimeden yola çıkılarak ortaya atılmış bir yorum olabilir. Dolayısıyla "kesin öyle olacak" şeklinde değerlendirmek doğru değildir. Siz bir yola girmişsiniz, bu yolda devam edin. Geçmişteki gafletinize tevbe etmiş, bu gafleti ortadan kaldırmak için çalışıyorsunuz. Şunu bilin ki, Allah samimi olan kullarını asla geri çevirmez. Yaptığınız her ibadet, Allah’a olan sadakatinizi gösterir ve inşallah bu yolda sizi başarıya ulaştırır. Ümitsizliğe kapılmayın. Peygamberimiz’in ümmetine verdiği müjdelerden biri de şudur: "Kul, Allah’a yöneldiği sürece O’ndan af dilemekten çekinmesin. Zira Allah her daim affedicidir." Rabbim ibadetlerinizi kabul etsin, sizi rahmetiyle kuşatsın.

Hocam gaflette olduğum dönemlerde rehavete kapılarak namaz kılmıyordum. Ancak bi

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.