Fetva Meclisi
Soru
Hayırlı günler. Hocam ben size Nur suresi 35. ayetin tefsirini bu ayetten neler anlamamız gerektiğini sormak istiyorum Allah sizden razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Allah Teâlâ sizi de bizi de rızasından ayırmasın. Hepimizi cennetlerinde buluştursun. Müslüman sınırsız bir şekilde sadece ve sadece Allah'ı sever. Peygamberi bile o şekilde sınırsız sevmez, sevemez. Sevgide şöyle bir sıralama yapmalısınız: 1-Sınırsız ve ölçüsüz bir şekilde Allah'ı seveceksin. 2-Bir kul olduğunu bilerek Muhammed aleyhisselamı seveceksin. 3-Onun ashabını topluca bakarak Allah'ın sevdiğini söylediği kullar diye büyük bir sevgi ile seveceksin. 4-Ashab-ı Kiram’ın içinde bazılarının karakteri, yaşadığı hayatı, hizmetleri gibi sebeplerle özel bir sevgi ile sevebilirsin. Bu sevgi senin imanından gelir biiznillah. 5-Bu ümmete hizmet etmiş ve yüksek konumlara ulaşmış Ebu Hanife, Şafii gibi isimleri, kimse ile tartışmadığın, yüksekte tuttuğun ama bir sahabi düzeyinde de görmediğin sevgi ile seveceksin. 6-Dinin konusunda sana destek olduğunu düşündüğün din önderleri konusunda da sevebilirsin, sayıp dua edebilirsin. Yukarıdaki listede olanlarla bir arada tutmadığın sürece sevebilirsin. Yukarıdakilerle denkleştirme noktasına geldiğin an hata edersin, dinini yıpratırsın. 7-Anne baban, çocukların ve eşini seveceksin. Bu senin yaratılışında var olan bir sevgidir. Onları putun düzeyine getirmedikçe bu sevgide de sakınca yoktur. Nasıl putun düzeyine gelebilir? Bir şey haram olduğu hâlde sevdiklerinin hatırı sana haramı göz ardı ettiriyorsa put edindin demektir. Senin cennetini ertelemene sebep olan ve senin sakıncalı bulmadığın bu erteleme putlaştırmadır. Bu insan olur veya eşya olur, ırk olur, kurum olur aynıdır. Özet olarak şunu söyleyebiliriz: Sevdiğin seninle Rabbinin arasına girerse, Aile yapına zarar verirse, İbadetlerini ve sosyal kimliğini zedelerse o sevgi sakıncalıdır, sevdiğin sana zarardır. Böyle bir inceleme ile yol alabilirsin. Allah yardımcınız olsun. Duanızı beklerim.
Selamünaleyküm. Çok normaldir, iyidir de; neden merak ediyorsunuz, Rabbiniz var ve siz O'nun kulusunuz. Salın kendinizi O'na. Ondan sonra bastığınız toprak bile kurusun, endişelenmeyin. Kaç günlük dünya ki bu dünya? Yarın, cennetlerde bu sıkıntılarınızın sizi mutlu edeceğini bilin. Salın kendinizi Allah'ın rahmetine, gam etmeyin gerisini. Dertlere alışarak yaşayın. Dertlerden daha üstün olmayı bilin. Bakışınız böyle olsun rahat edersiniz. Yavrunuza sahip çıkın. Allah'a emanet olun. Allah kalbinize huzur, işinize bereket versin. Yavrularınız salihlerden olsun.
Delikanlım, Mü’min kalbin seni ikaz etmiş; ne güzel olmuş. Allah seni muhafaza buyursun. Öncelikle bu tutumu, Said Nursi’nin izini sürenlerin tamamına mal etmemelisin. Evet, bu hatayı irtikâb edenler, olabilir de. Sen işin hakikatine bakmalısın. Bu bir abartmadır. O abartma da insanın maazallah imanına bile etki edebilir. Böyle bir durumda hata edenin hatasını ikaz et. İkazın işe yaramıyorsa kendine kalbinin daha huzurlu olacağı bir yer bul ama Mü’min kardeşlerinle cedelleşmeye girme. Allah yardımcın olsun.
Bacım, Bu çağa farklı bir isim olarak “nimetler ve imkânlar içinde ama gariplerin çağı” demekte bir sakınca görmüyorum. Sizin derdiniz de bunu yansıtıyor. Nimetler içinde yüzerken yokluktan şikâyet etmek durumundayız. Siz veya biz, hâlimiz şöyle veya böyle benzeşiyor. Allah’a sığınmak ve şeriatına teslim olmaktan başka çaremiz yoktur. Acilen ona dönmeliyiz. Size bu huzursuzluğunuzun azalması için bazı tavsiyelerde bulunabilirim ama kesin bir düzelme için sizin özel nedenleriniz üzerinde de araştırma yapılması gerekiyor olabilir. Bu da bir psikolog nezaretinde yürümek demektir. Bu tarzda sizin yaptığınız gibi bir inceleme kendimize yapmalıyız, gereklidir de bu. Ne durumdayız, nasıl gidiyoruz muhasebesi yapalım. Yalnız bunu “münafıklık” kavramı ile pekiştirecek düzeye getirmeyelim. Aileyi itham edecek sonuçları öne çekmeyelim. Halk dilinde buna, en son söylenecek sözü en başta söylemek denir. O da şeytanın bize nüfuz etmesi ve bizi sömürmesi bakımından aleyhimize bir tutumdur. Abartmadan ama titiz davranmak ilkemiz olsun. İnsan olduğumuzu, etten ve kemikten yaratıldığımızı unutmayalım. Yorulmamız, usanmamız, ağlamamız/gülmemiz, mutlu olmamız sinirlenmemiz normaldir. Normal olmayan ise bir yere kilitlenip kalmaktır. Mesela sizdeki bu durum, insan hayatı akışında normal bir durumdur. Evlenmenizin gecikmesinden, bedeninizdeki keşfedemediğiniz bir arızadan, çevrenizin sizi bunaltmasından, kapasitenizi zorlayan bir işte olmanızdan, fıtratınızın tersine işler yapmanızdan kaynaklanıyor olabilir. Hangisi olursa olsun, hepsinin çözümü vardır biiznillah. Çözümü olmayan tek şey, çözümsüzlüğe takılmaktır. Günlük hayatınızı iyi programlayın. Namaza eksenli bir planlama yapabilirsiniz. Özellikle yemek ve uyku ne kadar kontrolünüzde ise günlük hayatınız için o kadar uygulanabilir bir program yapabilirsiniz demektir. Şu üç şey avcunuzun içindeki gibi kontrol ettiğiniz şeyler olmalıdır: Uyku, yemek ve arkadaş. Uyku sıkıntısı sizin yemek tarzınızdan kaynaklanıyor olabilir. Çok yiyorsunuzdur, zamansız yiyorsunuzdur, ağır gıdalar alıyorsunuzdur, hazım sorununuz vardır… Bunları bir diyetisyenle de değerlendirebilirsiniz. Yemek açısından sıkıntı yoksa bedensel bir sorunu inceleyeceksiniz. Öyle veya böyle acil bir eylem planı olarak şunu yapın: Gündüz uykusunu özellikle de ikindi civarındaki uykuyu iptal edin. Gece aynı saatte yatın, aynı saatte kalkın. Toplam uyuduğunuz da yedi saati geçmesin altı saati düşmesin. Uyku öncesinde yemek yemeyin. Üç saat öncesinde en az yemek işi bitsin ve asla ağır yiyecekler yemeyin. İnternet ve cep telefonu kullanımınızı sınırlayın. Arkadaş çevrenizi kontrol edin. Gündemi sizin gündeminizden farklı olanları elemek zorundasınız. Ebeveyninizle tartışma ortamlarını azaltın. Mesela onlar sizi görmek istiyorlarsa siz, onların bu isteğinden önce gözlerine görünün, ellerini yanaklarını öpün ve odanıza çekilin. Bu sizi merak etmelerini azaltır. Odanıza çekilirken de “Ben gelmeden yemeğe başlamayın ha!” diyerek alakanızı gösterin. Bunlar basit ama sizi rahatlatır şeylerdir. Bilhassa namazın rahatlatıcı yönünü bilmelisiniz. Kur'an okumanın huzur verdiğini bilmelisiniz. Zikir yapmayı becerin. Ve unutmayın: Hayat, sabretmesini bilenlerin kazandığı bir cihat imtihanıdır. Sabır da her an ve her iş için geçerlidir. Size dua ederim, kalbinize huzur akıtmasını Allah’tan dilerim.
Vealeykümselam. Yalnız Allah olmalıdır yüreklerimizde. Kimin ne diyeceğine bakmak ise o 'yalnız Allah olmalıdır' ilkesini zedeler. Nefsine uyma, zevkine göre din yaşama, insanları putlaştırma, sabrı unutma ve Allah'a tevekkül et. Bir ilmihal kitabı okumadan iş yapma, şeytan seni bir daha geri dönemeyeceğin girdaplara çeker, aman dikkat et! Bir mürşidin, yol gösterici ağabeyin muhakkak bulunsun, bu zifiri karanlıklarda tek başına kaybolursun. Gerisini bırak.
Selamünaleyküm. En büyük hedefiniz ve gayretiniz, eşinizle huzurunuz olsun. Onunla siz ikiniz bir dünya olun, çocuk olsa da olmasa da sizi sarsmaz. İkinci hedefiniz de, insanları yok sayan bir anlayışla yaşamak olmalıdır. Size ve eşinize Allah yetmelidir. Kendisi de kusurlarla dolu, dert küpü insanlar sizin için bir şey deseler ne olur demeseler ne olur? Bunu iyi düşünün. Üç yıl, çocuk için çok uzun bir zaman değildir. Neden sabırsızlanıyorsunuz ki? Böyle düşünürseniz, çocuğunuz olduğunda da onu normal bir çocuk gibi büyütemeyeceksiniz. Muhakkak kitap okuyun. Bir ders halkasına katılın, Kur'an okumayı sakın ihmal etmeyin. Her gün planlı bir Kur'an okumanız olsun. Belli tesbihatı ihmal etmeyin. Eşinizle küçük bir dünya kurun, birbirinizin kıymetini bilin. Özel bir dua yoktur, siz içinizden geleni dua olarak tekrar edin. Ve unutmayın ki, çocuklu olmak mı yoksa şu hâliniz mi sizin için daha hayırlıdır, bunu bilemezsiniz. Kaderinize razı olun, sabırlı olun. Şeytana ve şeytanlaşmış insanlara karşı direnin. Direnin ve kazanın. Allah'a emanet ederim sizi.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu durumda evlenmeniz farzdır. Anneniz, babanız veya bir başkası buna asla mani olamaz. En kısa zamanda evlenin. Bunun için de çevrenize haber salın, uygun teklifleri inceleyin. Yaşınız ilerlediği için çok sık eleyip dokumaya kalkmayın, vakit gecikiyor. Sizinle uyum sağlayacak birini aradığınızı bildirin. Kısa zamanda da evlenme kararı verin. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Üzerinde kullanılmasının yasak olduğu kayıtlı bir şeyi kullanmak caiz değildir. Satılması, kopyalanması, işlettirilmesi gibi durumlar da buna dahildir. Sahibinin koyduğu yasaklar, kanunlara uygun yasaklar ise o yasaklara riayet edilmesi gerekmektedir. Sizin yapmayı düşündüğünüz işin bu açıdan helalliği çok zor görünüyor.
Selamünaleyküm. İleri derecede bir ilim çalışması yapmayacaksanız RİYAZUSSALİHİN isimli hadis kitabı şerhiyle beraber size yeterli olur. Fıkıh olarak da ilmihallerden birini birkaç kere okumalısınız.
Selamünaleyküm. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz bu durumda üç ayrı görev belirlemiştir: Elle, dille ve kalple müdahale gerekir. Herkes kendi durumunu daha iyi bilir. Kim neye gücü yetiyorsa onu yapacaktır. Dua hepimizin son çaresidir.
Selamünaleyküm. Vücudun kendi ürettiği şeyler gusle mani olmaz. Ortalama bir yıkama ile çıkmayan şey kalabilir.
Selamünaleyküm. Kimde boşalma olursa o orucunu kaza eder.