İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Kıymetli Nureddin hocam ben otuz yaşında bir kızınızım. Size kalben öyle büyük bir muhabbet besliyorum ki tüm videolarınızı bir ders gibi notlar alarak dinliyorum. Sizin tavsiyelerinizi kendime şiar ediniyorum. Bir insana, bir duruma hüsnüzan beslemeden önce bile "Nureddin hocam falanca kişi/falanca olay hakkında ne demiş" diyerek hemen araştırmaya koyuluyorum. Sizin o olay veya durumla ilgili yorumunuz müspet değilse o işle/şahısla arama mesafe koyuyorum. Çevremdeki insanlar sizi takip edip seviyorlarsa onlara beslediğim hüsnüzan çoğalıyor. Eşimle makamınıza gelip yüz yüze tanışma şerefine de nail olduk, elhamdülillah. Ben sizi tuttuğunuz tesbih, oturduğunuz koltuk veya giydiğiniz gömleğin rengi için sevmiyorum. Ben sizi, bu ümmetin evlatları olarak bizleri ümitvar bir babacanlıkla kuşatmanızı, zaman zaman şefkat tokadıyla, bizlere hakikati eğip bükmeden öğretmenizi, istikrar üzere olmanın, özgüvenli ve şahsiyetli olmanın, işin felsefesinde boğulmadan bizlere duru ve tertemiz İslam’ı anlatma samimiyetinde ve gayretinde olmanızı seviyorum. Şunu diyebilirim ki siz benim kırmızı çizgilerimden biri oldunuz. Anne babamı bile kalben koymadığım o yere sizi koyuyorum. Hayatımda çok çok büyük bir otoritesiniz. Ben bu sevgide aşırılığa gitmekten Allaha sığınıyorum. Böyle bir sevgi ve bağlılık Allah'ı gücendirir mi? İlminize, ömrünüze bereket. Allah'a emanet olunuz.

Cevap

Allah Teâlâ sizi de bizi de rızasından ayırmasın. Hepimizi cennetlerinde buluştursun. Müslüman sınırsız bir şekilde sadece ve sadece Allah'ı sever. Peygamberi bile o şekilde sınırsız sevmez, sevemez. Sevgide şöyle bir sıralama yapmalısınız: 1-Sınırsız ve ölçüsüz bir şekilde Allah'ı seveceksin. 2-Bir kul olduğunu bilerek Muhammed aleyhisselamı seveceksin. 3-Onun ashabını topluca bakarak Allah'ın sevdiğini söylediği kullar diye büyük bir sevgi ile seveceksin. 4-Ashab-ı Kiram’ın içinde bazılarının karakteri, yaşadığı hayatı, hizmetleri gibi sebeplerle özel bir sevgi ile sevebilirsin. Bu sevgi senin imanından gelir biiznillah. 5-Bu ümmete hizmet etmiş ve yüksek konumlara ulaşmış Ebu Hanife, Şafii gibi isimleri, kimse ile tartışmadığın, yüksekte tuttuğun ama bir sahabi düzeyinde de görmediğin sevgi ile seveceksin. 6-Dinin konusunda sana destek olduğunu düşündüğün din önderleri konusunda da sevebilirsin, sayıp dua edebilirsin. Yukarıdaki listede olanlarla bir arada tutmadığın sürece sevebilirsin. Yukarıdakilerle denkleştirme noktasına geldiğin an hata edersin, dinini yıpratırsın. 7-Anne baban, çocukların ve eşini seveceksin. Bu senin yaratılışında var olan bir sevgidir. Onları putun düzeyine getirmedikçe bu sevgide de sakınca yoktur. Nasıl putun düzeyine gelebilir? Bir şey haram olduğu hâlde sevdiklerinin hatırı sana haramı göz ardı ettiriyorsa put edindin demektir. Senin cennetini ertelemene sebep olan ve senin sakıncalı bulmadığın bu erteleme putlaştırmadır. Bu insan olur veya eşya olur, ırk olur, kurum olur aynıdır. Özet olarak şunu söyleyebiliriz: Sevdiğin seninle Rabbinin arasına girerse, Aile yapına zarar verirse, İbadetlerini ve sosyal kimliğini zedelerse o sevgi sakıncalıdır, sevdiğin sana zarardır. Böyle bir inceleme ile yol alabilirsin. Allah yardımcınız olsun. Duanızı beklerim.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evlilik kararı verirken basiretli davranamamışsın, bunun bir yorumu olabilir ama anne olduktan sonra vereceğin kararlarında yine basiretsiz davranırsan bunun anlamlı bir yorumu olamaz. Zannederim, kendini bile bile yıpratacak bir takıntı içindesin. Şunları tavsiye edebilirim sana: Dini hayatını Allah’ın emir ve yasakları, Allah’ın rızası için yapılacak nafileler olmak üzere iki görev üzerinde yürütmeye çalış. Farzlar ve haramlar konusunda kimseye taviz verme. Hayatın gibi gör farzları ve haramları. Nafileler de ise tercih yapmayı becer. Sen bunu beceremezsen şeytan seni ailen üzerinden sömürmeyi becerir. Bu kurala ilmihal öğrenmen de dâhildir. Ne kadar eşinin hataları ve ne kadar senin özel beklentin üzerinden değerlendirme yaptığına dikkat et yani kendine karşı da adil ol, dengeli ol. Aile huzurun, eşinle saadetin nafile ibadetlerin önüne geçebilir. Bu gerçeği benimsemeye çalış. Huzurun olmadan nafile ibadet bile yapamazsın. Basiretli ve anlamlı işler yapman durumunda eşinin iyi bir öğretmeni olabilirsin ve bunun yararı onun kadar sana da döner. Erkeklere eşlerinden nasihat dinlemenin ağır gelebileceğini unutma. En anlamlı ve gerekli nasihati bile yapsan, sana inat o yanlışında direnebilir. Sen doğru diye anlatmaya ısrar ettikçe yokuşta daha fazla hızlı koşmaya çalışan birine benzersin. Boşuna yorulursun ve boşuna nabzını artırırsın. Sonuca da ulaşamazsın. Bütün bunları uzun bir zamana mesela bir beş yıla yaymaya çalış. Kimsenin huyu suyu iki haftada değişmez. Sabret ve kazan. Allah yardımcın olsun. Âmîn.

Hocam ben yirmi beş yaşında üç yıllık evli ve bir evlat sahibi anneyim. Düzenli
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sizin bu şikâyetiniz neredeyse her Müslüman'ın öyle veya böyle şikâyetidir. Çünkü biz, bir kulluk savaşı veriyoruz. Şeytana mağlup olmadan Rabbimize kavuşmayı diliyoruz. Kesinlikle bu bir mücadeledir; temenni ile, umutla elde edilir bir şey değildir. Sizi bu hâlinizle, başkasını da bir başka şey ile oyalayacaktır şeytan. Biz ise, imtihanımız her ne ise onu başarmak için uğraşacağız. Peygamberlerden bir peygamber bile olsak durum bu olacaktı. Siz, 1- İmanınızı tartışma konusu yapmayın, öyle bir ortamda bulunmayın, 2- Asla, Allah'tan ve rahmetinden umut kesmeyin. 3- Fasıklarla beraber bulunmayın, onların gündemlerine katılmayın. 4- Yaptığınız ibadetleri az bile olsa asla küçük ve basit görmeyin. Bir kere 'Sübhanellah' demenin cennet demek olduğunu bilin. 5- Sizden daha iyi olduklarına itimat ettiğiniz bir grubun içinde bulunun. Onlarla programlı bir şekilde işler yapın. 6- Dengeli işler yapın; sadece zikir, sadece siyaset, sadece oruç gibi işler yapmayın. Farzların bütününü, nafilelerin de yapabildikleriniz kadarını yapmaya çalışın. Gerisini de Allah'a bırakın; şeytan, tevazu kılıfı ile sizi tuzağa düşürmesin. İyi haberlerinizi bekleriz. Allah'a emanet olunuz.

Benim bir sıkıntım var hocam. Kalben rabbimle irtibatı bir türlü beceremiyorum.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bacım, Bu çağa farklı bir isim olarak “nimetler ve imkânlar içinde ama gariplerin çağı” demekte bir sakınca görmüyorum. Sizin derdiniz de bunu yansıtıyor. Nimetler içinde yüzerken yokluktan şikâyet etmek durumundayız. Siz veya biz, hâlimiz şöyle veya böyle benzeşiyor. Allah’a sığınmak ve şeriatına teslim olmaktan başka çaremiz yoktur. Acilen ona dönmeliyiz. Size bu huzursuzluğunuzun azalması için bazı tavsiyelerde bulunabilirim ama kesin bir düzelme için sizin özel nedenleriniz üzerinde de araştırma yapılması gerekiyor olabilir. Bu da bir psikolog nezaretinde yürümek demektir. Bu tarzda sizin yaptığınız gibi bir inceleme kendimize yapmalıyız, gereklidir de bu. Ne durumdayız, nasıl gidiyoruz muhasebesi yapalım. Yalnız bunu “münafıklık” kavramı ile pekiştirecek düzeye getirmeyelim. Aileyi itham edecek sonuçları öne çekmeyelim. Halk dilinde buna, en son söylenecek sözü en başta söylemek denir. O da şeytanın bize nüfuz etmesi ve bizi sömürmesi bakımından aleyhimize bir tutumdur. Abartmadan ama titiz davranmak ilkemiz olsun. İnsan olduğumuzu, etten ve kemikten yaratıldığımızı unutmayalım. Yorulmamız, usanmamız, ağlamamız/gülmemiz, mutlu olmamız sinirlenmemiz normaldir. Normal olmayan ise bir yere kilitlenip kalmaktır. Mesela sizdeki bu durum, insan hayatı akışında normal bir durumdur. Evlenmenizin gecikmesinden, bedeninizdeki keşfedemediğiniz bir arızadan, çevrenizin sizi bunaltmasından, kapasitenizi zorlayan bir işte olmanızdan, fıtratınızın tersine işler yapmanızdan kaynaklanıyor olabilir. Hangisi olursa olsun, hepsinin çözümü vardır biiznillah. Çözümü olmayan tek şey, çözümsüzlüğe takılmaktır. Günlük hayatınızı iyi programlayın. Namaza eksenli bir planlama yapabilirsiniz. Özellikle yemek ve uyku ne kadar kontrolünüzde ise günlük hayatınız için o kadar uygulanabilir bir program yapabilirsiniz demektir. Şu üç şey avcunuzun içindeki gibi kontrol ettiğiniz şeyler olmalıdır: Uyku, yemek ve arkadaş. Uyku sıkıntısı sizin yemek tarzınızdan kaynaklanıyor olabilir. Çok yiyorsunuzdur, zamansız yiyorsunuzdur, ağır gıdalar alıyorsunuzdur, hazım sorununuz vardır… Bunları bir diyetisyenle de değerlendirebilirsiniz. Yemek açısından sıkıntı yoksa bedensel bir sorunu inceleyeceksiniz. Öyle veya böyle acil bir eylem planı olarak şunu yapın: Gündüz uykusunu özellikle de ikindi civarındaki uykuyu iptal edin. Gece aynı saatte yatın, aynı saatte kalkın. Toplam uyuduğunuz da yedi saati geçmesin altı saati düşmesin. Uyku öncesinde yemek yemeyin. Üç saat öncesinde en az yemek işi bitsin ve asla ağır yiyecekler yemeyin. İnternet ve cep telefonu kullanımınızı sınırlayın. Arkadaş çevrenizi kontrol edin. Gündemi sizin gündeminizden farklı olanları elemek zorundasınız. Ebeveyninizle tartışma ortamlarını azaltın. Mesela onlar sizi görmek istiyorlarsa siz, onların bu isteğinden önce gözlerine görünün, ellerini yanaklarını öpün ve odanıza çekilin. Bu sizi merak etmelerini azaltır. Odanıza çekilirken de “Ben gelmeden yemeğe başlamayın ha!” diyerek alakanızı gösterin. Bunlar basit ama sizi rahatlatır şeylerdir. Bilhassa namazın rahatlatıcı yönünü bilmelisiniz. Kur'an okumanın huzur verdiğini bilmelisiniz. Zikir yapmayı becerin. Ve unutmayın: Hayat, sabretmesini bilenlerin kazandığı bir cihat imtihanıdır. Sabır da her an ve her iş için geçerlidir. Size dua ederim, kalbinize huzur akıtmasını Allah’tan dilerim.

Sevgili hocam ben bir kursta hocalık yapıyorum. Okumam gereken kitaplar, kılmam
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İlginize ve iltifatınıza teşekkür ederim. Allah Teala, birbirimizi rızası için sevmeyi, bu sevginin gereğini ihlasla yapmayı hepimize nasip etsin. Dualarınızı isterim. Durumunuzu iyi anladığımı zannediyorum. Zira sizin gibi olan pek çok kimse ile bağlantım var. Öncelikle şunu bilin: Anlattığınız sıkıntılar sizin için bir sevap kaynağıdır. Filistin'de cihat eden mücahit kardeşlerimizi nasıl sevap kazanıyorlarsa siz de o çektikleriniz sayesinde sevap kazandınız. İkinci olarak da şunu bilmelisiniz: Sevmekle, hakka riayet etmek aynı şeyler değildir. Siz, zorla babanızı sevemezsiniz. Sevgi ne kanunla ne de baskıyla oluşmaz. Buna göre şu hususlara dikkat etmenizi tavsiye edeceğim. 1- Kesinlikle annenizle babanızın arasındaki meselelere girmeyin. Onların işini Allah'a havale edin; siz kendi işinize bakın. 2- Babanızı sevmek zorunda değilsiniz. Ama onu yok sayma hakkınız da yoktur. İyi veya kötü o, sizin babanızdır. Bu da şu demektir: Baba olarak onu bilin. Hastalanır, yatağa düşerse ilgilenin. Hakaret etmeyin, kaba davranmayın. Sizden haram olmayan bir şey isterse onu gücünüz kadar yapmaya çalışın. Haram bir şey isterse yapamayacağınızı söyleyin. 3- Babanızın yakınlarından biri ya da başka bir akrabanız size zulmediyorsa, ona da bu ölçülerde davranmaya çalışın. Zulmü devam ediyorsa uzak durun ama zulme zulümle veya seviyesizlikle asla cevap vermeyin. 4- Anneniz ve kardeşlerinizle bir arada durmaya, birbirinizi incitmemeye çok çalışın. Şeytan size ikinci bir cephe açmasın. 5- Muhakkak çok dua edin; Allah sizi kendi halinize bırakmasın. Huzurlu bir hayat yaşamanızı diliyorum. İyi haberlerinizi beklerim. Allah'a emanet olun.

Sevgili Nureddin hocam, öncelikle sizi ne kadar çok sevdiğimi ve imrendiğimi söy
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Babanızla ilgili durumu da şu şekilde çözün: 1- Babanızla aranızda maddi bir ilişki olmasın. Kendi yağınızla kavrulun. Böylece onun sitem hakkını kısmış olursunuz. 2- Ona karşı hiçbir kusurunuz olmasın. Evlatlığınızı hakkıyla yapın. 3- Babanızla karşılaşma oranınızı düşürün. Mümkün olduğu kadar onunla bir araya gelmeyecek ortamlar oluşturun. 4- Babanızı yürekten sevme mecburiyetinde değilsiniz. Sevgi kendiliğinden oluşur, karar vermekle sevmek oluşmaz. Bu ilkelere uyarsanız dinen bir sorumluluğunuz olmaz. c- Annenizi zavallı görün, ondan bir şey beklemeyin. Onu ezilmişliği ile kabul edin. d- Evlilik konusunda da dayınız, amcanız veya bir benzerinin veliniz olmasını isteyin. Babanızın eksikliğini o telafi etsin. Çok dua et kendin için. Ümmetin için. Anne baban için. Bu ağabeyin için.

Anne baba hakkının bilincindeyim elhamdülillah. Onları başıma taç edesim geliyor
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah yardımcınız olsun. Evet, zor bir süreç geçiriyorsunuz ama imkânsız ve dönüşsüz değil Allah'ın izni ile. Sabredebilirseniz kazanan siz olursunuz. Sabredemezseniz şeytan kazanır maazallah. - Gelişme ne olursa olsun kızınızla DÜNYANIN EN TATLI ANNESİ rolünde kalacaksınız. Sizin tek silahınız TATLI ANNE silahıdır. Onu ne kadar güçlü tutarsanız o kadar kızınız sizin çizginizde kalacaktır. Bunu hiç unutmayın. - Bu nedenle kızınızla tartışmayın. Onu sık sık aynı konularda tenkit etmeyin. Filan eteği giyer giymez hemen tenkit yapmayın. Bir zaman görmez gibi duymaz gibi yapmaya çalışın. Çok bunalınca da gizli bir yerde ağlayın ama onunla yüz yüze geldiğinizde onu, annesini ağlatan bir kız olmanın ezikliği ile sizden uzak kalmaya itmiş olmayın. Size bu teklifimle zor ama sonu çok iyi bir süreç teklif ediyorum. - Sorun kızımızın mesela kıyafeti üzerinden ise diğer yönlerini kavgaya dâhil etmeyin. İyi veya idare edilebilir yönlerini övün. Böylece kıyafeti bozuk diye mesela Kur'an okumaktan da uzaklaşmasın, namaza düşman olmasın. - Gelen giden akrabalarınız ve dostlarınızla “benim kızım şöyle böyle...” diye konuşmayın. Kimsenin size yararı olmayacak aksine kızınız geri dönülmesi zor bir şöhretin ortasında bulacaktır kendisini, buna dikkat etmezseniz yaptığının savunucusu bile olabilir. - Kızınızı cüzzamlı gibi değil de gribe yakalanmış gibi görün. Bu şöyle anlaşılır onun zihninde: Sizin yanınızda bulunması sizin için ayıp olur, hep uzakta kalsın! Eğer böyle yaparsak o, sizin uzağınız denen yer şeytanın kucağı olur Allah göstermesin. - Sabah akşam, her namazdan sonra devamlı dua edin. Aynı duayı binlerce kere yapsanız da tek kapınız olan dua kapısından geri durmayın. - Sakın umudunuzu bir milim de olsa geri düşürmeyin. Evlat sıkıntısı çeken ne ilk insansınız ne de son. Bu hayatın en ağır imtihanlarından biridir bu imtihan. Ve bir de bu imtihanı kendi yakınlarınızın sizi ötelediği bir ortamda yaşarsanız bu tam bir acı ve yaraya dönüşecek demektir. Sabredip kazanacaksınız ya da bile bile kendi kuyunuzu derinleştireceksiniz. Allah size yardım etsin, yavrumuza basiret ve dönüş versin.

Hocam çok çaresiz hissettiğim bir konu var. Kızım izin verdiğimden daha açık giy

alim konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Keşke ilmi birikiminizi, yaşınızı ve işinizi de belirtseniz, size daha isabetli tavsiyelerde bulunabilirdik. Sizin sadece İHL okumuş olduğunuzu var sayarak şunu tavsiye edebiliriz: Sizin için şerhi ile basılmış hadis kitabı dışındaki kitaplar umduğunuz yararı vermeyebilir. Sonuna kadar okuyamazsınız, okusanız da aradığınızı bulamayabilirsiniz. Müslüman bir evin temel kitabı RİYAZUSSALİHİN adlı eserdir. Bu eser, hadis kitabı olarak size yeter biiznillah. İlmihal kitabı okumadan önce hadis kitabını sıralama hatası ile okumuş olabilirsiniz. Önce ilmihal okuyun. Diyanet’in bir ciltlik ilmihali yeterlidir. İlahiyat, medrese veya bir âlimin dizi dibinde yıllar geçirmiş olma gibi farkınız varsa size tavsiyemiz Buhari ve Müslim olur. Onları da muhakkak şerhleri ile okumalısınız. Bu iki kitap ümmetimizin ulemasının itibar ettiği, bilgisini güvenli bulduğu iki kitaptır. Bunlar da ileri seviyede ilim sahiplerine daha çok hitap ederler. Bir âlimin ders halkasında ise mükemmel bir bereket üzere okunabilirler. Bu iki kitaptan sonra İmam Malik’in Muvatta adlı eseri gelir. Ardından Ebu Davud, Nesaî, Tirmizi, İbni Mace, İbni Huzeyme, İbni Hibban, Darimi, Darekutni ve Müsned isimli eserler gelir. Bunların dışındaki hadis kitapları ilim adamları için uygundur.

Hocam evimizde hadis kitaplarının bulunmasını istiyoruz. Tamamını aynı anda alma
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kıymetli kardeşim sorunuzla alakalı aşağıya linklerini bıraktığım cevaplara ve videoya bakmanızı tavsiye ederim. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun. https://fetvameclisi.com/fetva/alim-olmak-isteyen-gence-tavsiye-nedir https://fetvameclisi.com/fetva/ilim-yolunda-nasil-adimlar-atmaliyim https://fetvameclisi.com/fetva/dinimize-hizmet-etmek-icin-hoca-mi-olmaliyiz https://fetvameclisi.com/fetva/ilahiyat-fakultesinde-okumak-dogru-mudur https://fetvameclisi.com/fetva/ilim-yolculugundaki-ilim-talebelerine-tavsiyeleriniz-nelerdir

Hocam ben Konya'da lise öğrencisiyim. Allah lütfederse âlim olmak istiyorum. Şu
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnsanlık önce altını satın alma birimi olarak kullandı. Sonra kâğıt paraya geçti. Şimdi de DİJİTAL PARA geldi. Kartlar, çekler, hesaplar vb. ayrıntıları oldu. Dijital para bize DİJİTAL LİRA veya DİJİTAL DOLAR gibi bir anlam ifade etmektedir. Genel bir ifadeyle söyleyecek olursak ELEKTRONİK BİR MERKEZDE DEPOLANMIŞ DEĞER olarak izah edebiliriz. Üretimi kolay, kullanımı kolay, aracıya gerek yok yani pek çok özelliği barındırıyor. Kâğıt para ne ise bu da odur. İmam Malik’in: “İnsanlar bir deri parçasını bile para edinseler kabul ederim.” demiştir. Buna göre de genel kabul görmüş, resmi dayanağı olan ve piyasada iş görme kabiliyeti olan dijital para, para gibidir. Ticarette kullanılabilen, altına ve kâğıt paraya dönüştürülebilen bir değer olarak kabul edilir. Bu durumda da dijital para için şu hükümler öne çıkar: Normal para gibi zekâtı vardır. Yüzde iki buçuk olarak zekâtı verilir. Faizle ilgili hükümler dijital para için de geçerlidir. Örnek olarak yüz lira kâğıt para ancak yüz lira dijital para ile değiştirilebilir; fazlalık alınamaz. Dijital paralar arasında işlem yapıldığında değiştirme işleminin aynı mecliste yapılması gerekir. Dijital para hesaba yattığında hemen kullanılabilir. Fıkıh açısından belli riskler de bulunduğu bilinmelidir. Bu risklerden ana başlıkları ile şöyle söz edebiliriz: Bir bilinmeme, GARAR riski vardır. Şu andaki haliyle kâğıt paradaki gibi garanti edeni bulunmuyorsa caizliği de yoktur. Kumara yakın bir noktada durmaktadır. Borsası aşırı hareketli seyretmektedir. Para aktarma ve aklamada kullanılabilmektedir. Bu riskler giderilebildiği zaman dijital ara paradır.

Hocam elektronik paraları nasıl değerlendirmemiz uygun düşer? Kullanılamaz denir
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Biz bir ümmetiz; Peygamber aleyhisselam efendimizin etrafında birleşmiş mü'minleriz. İmanımız ve bu kimliğimiz Allah'ın huzuruna gidebileceğimiz yegâne değerimizdir. Müslüman olmak bunu gerektirir. Başta âlimler ve müçtehitler olmak üzere bu ümmete mensup olan herkes bu değeri yüceltmek ve korumak için çalışmıştır. İlk nesillerin çizdiği çizgi bu çizgidir. Bu anlam üzerinden baktığımızda Şafiilik veya Hanefilik diye bir şey de yoktur. Hiçbir âlim, ortaya koyduğu eserini mezhebine adamamıştır. Her şey İslam içindir, ümmetimiz içindir. Allah Teâlâ bazı çalışmalara diğerlerinden daha çok bereket vermiş olabilir. Mesela Riyâzu’s Sâlihîn adlı mübarek eser adeta evrensel olmuştur. Müellifi Nevevi Şafii'dir. Kurtubî tefsiri olarak bilinen büyük tefsirin müellifi de Maliki'dir. Müsned isimli muhteşem hadis külliyatının müellifi Hanbeli mezhebinin başıdır. Genel olarak fıkhın ağırlığını da Ebu Hanife'nin talebeleri taşımıştır. Mezheplerden birisinin bir alanda yoğunlaşması veya bir âlimin bir konuda sivrilmesi diğerlerinin o alanda olmamasını gerektirmez. Herkes bir şeyler yapmaya çalışmıştır. Allah için ve ümmete miras bırakılmış olduktan sonra hepsi bizimdir biiznillah. Böyle bakmaya çalışınız lütfen.

Hocam bu zamanda eserleri ve kendileri meşhur olmuş çoğu âlim Şafi mezhebine men
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah’ın emir ve yasaklarına genel kurallar içinde uymaya AZİMET denir. Kabul edilebilir bir özürden dolayı azimete uyamayıp geçici olarak hafifletilmiş şekliyle emirleri yerine getirmeye de RUHSAT denir. Mesela namaz ayakta kılınır. Bu bir azimettir. Ayakta duramayana ise oturarak kılması söylenir. Bu da bir ruhsattır. Azimet asıl ruhsat ise geçicidir ve bir özre bağlı olarak kullanılır. Bir haramı yapmamak azimet iken belli bir özürden dolayı yapmak ruhsat olur. Bir farzı yapmak azimet iken belli bir özürden dolayı onu terk etmek ruhsat olur. Ruhsat keyfi bir durum değildir. Ciddi bir meşakkat ve ağır özür söz konusu olmalıdır. Ruhsat da sınırsız değildir; şeran kabul edilmiş bir özürle olur. Hayali bir sebep değil fiili bir sebeple kabul edilir. Ruhsat yine fıkıh kuralları içeresinde kullanılabilir. Gençlerin gücenmemesi, çevrenin ayıplamaması gibi sebepler ruhsat nedeni olamaz. Söz konusu ruhsat bir başka harama kaymaya vesile olmamalıdır. Ruhsat ile amel etmek bir hak ihlaline sebep olmamalıdır.

Hocam âlimlerin ruhsat verdiği şey ne demek oluyor? Caiz demek ruhsat demek deği
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İbni Useymin; Allah ona rahmet etsin tam anlamıyla âlim bir insandı. Eserleri ve yaşantısı ile iyi işler ve izler bırakıp gitti. Hanbeli mezhebi içinde hareket eden ve fıkıh bilgisi öne çıkan bir âlimdi. Yalnız İbni Useymin, belli bir ilim seviyesi olanlara hitap edecek düzeyde biridir. En azından iyi Arapça bilmesi gerekir ondan istifade edecek olanın. Bu seviyenin altındakiler ise farklı bir isim ve farklı bir ekol peşinde olan gençlik heyecanı ile hareket edenlerden olur genellikle. Eş adayınızın bu ikisinden hangi tarafa meylettiğine bakarak karar verebilirsiniz.

Hocam ben yurt dışında yaşıyorum ve üç aydır nişanlıyım. Benim nişanlım İbni Use

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.