Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben Konya'da lise öğrencisiyim. Allah lütfederse âlim olmak istiyorum. Şu anda sizin “Mağaradan Arşa” videolarınızı izliyorum bundan sonra nasıl bir yol izlemeliyim? Bir de benim üniversite sınavım yaklaştı ama çok kararsızım. Şahsi kanaatim ilahiyat fakültelerinin öğrencinin gelişiminde çok az katkısı olduğu yönünde fakat ailemden fakülteyi açıktan okuma konusunda izin alamadım. Mecburen örgün okuyacağım. Fakülte ortamından Allah'a sığınıyorum. Bile bile o ortama kendimi sokmak istemiyorum. Şayet mecbur kalırsam imkânlarından da faydalanabileceğim bir il olan İstanbul'da okumak istiyorum Allah izin verirse. Siz bana bu konularda ne tavsiye edersiniz, ben ne yapayım?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah aydınlandığın yolu mübarek kılsın. Bu konuda seni tanıyan ve gözeten bir ilim ehli bir büyüğünle istişare halinde olursan güzel olur. Bu konuda seninle genel kitap tavsiyelerimizi paylaşıyorum. https://fetvameclisi.com/fetva/hangi-meal-okunabilir-ne-tavsiye-edersiniz https://fetvameclisi.com/fetva/kitap-tavsiyesi-4 https://fetvameclisi.com/fetva/turkce-temel-kitap-tavsiyesi
Kızım, ilimlerin farzıayın olanı var kifaye olanı var. Size farz olan iyi bir ilmihaldir. İlmihal konusunda tam ve açık bir bilgi sahibi olmadan başkası ile meşgul olursanız yanlış yapabilirsiniz. Önce ilmihal okumayı bitirin. Bir üniversite imtihanına hazırlanır gibi ilmihal okuyun. Sonra Kur'an’dan gerekli ezberleri bitirin. Elli kadar hadisi şerhi ile hazmedin. Sonra ne okursanız okuyun.
Aleykümselam. Bir olgunlaşma süreci yaşıyorsunuz. Kendinizi yetiştirmeye daha fazla önem vermelisiniz. Bir tür vesvesedir yaptığınız sizin. İyi ders çalışın. Haramlardan korunun. İbadetleri aksatmayın. Erkek/kadın ilişkilerinde dikkat edin. Örnek gördüğünüz alimleri izleyin, çalışmalarını takip edin. İstişarelerde bulunun. Nasihat dinleyin. Anne babanızın duasını önemseyin. Fasit bir arkadaş çevreniz olmasın. Ve sabredin. Hepsi bu kadar.
Kıymetli kardeşim bu durumun sizin için türlü riskler taşıdığı aşikârdır. Bu konuda ciddi ve sağlıklı kararlar almanız gerekiyor. Konuyla alakalı aşağıya linklerini bıraktığım cevaplardan daha fazla ayrıntıya ulaşabilirsiniz inşaallah. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun. https://fetvameclisi.com/fetva/evliligini-geciktirmek-isteyen-gence-mektup https://fetvameclisi.com/fetva/iki-sene-devam-edecek-olan-evlilik-oncesi-gorusme-caiz-midir https://fetvameclisi.com/fetva/ailelerin-evliligi-ertelemesi
Selamünaleyküm. Bir bayan olarak, 'takva ölçülerinde' bir ilahiyat okayamazsınız bu ülkede. Kalbinizin sesine kulak verin. O sizi evinize çekilmeye davet ediyorsa gidin evinize. Orada iyi bir kul olmanız, fakülte mezunu sıradan biri olmanızdan iyidir. Allah işinizi kolay etsin.
Böyle tereddütlü düşüncelere girme. Allah'ın izni ile: - İmanlı kimliğimi koruyacağım ve - Muhakkak tıp okuyacağım, - Tıptan sonra da imanımla yaşamaya devam edeceğim, de.
alim konusundaki diğer fetvalar
İnsanlık önce altını satın alma birimi olarak kullandı. Sonra kâğıt paraya geçti. Şimdi de DİJİTAL PARA geldi. Kartlar, çekler, hesaplar vb. ayrıntıları oldu. Dijital para bize DİJİTAL LİRA veya DİJİTAL DOLAR gibi bir anlam ifade etmektedir. Genel bir ifadeyle söyleyecek olursak ELEKTRONİK BİR MERKEZDE DEPOLANMIŞ DEĞER olarak izah edebiliriz. Üretimi kolay, kullanımı kolay, aracıya gerek yok yani pek çok özelliği barındırıyor. Kâğıt para ne ise bu da odur. İmam Malik’in: “İnsanlar bir deri parçasını bile para edinseler kabul ederim.” demiştir. Buna göre de genel kabul görmüş, resmi dayanağı olan ve piyasada iş görme kabiliyeti olan dijital para, para gibidir. Ticarette kullanılabilen, altına ve kâğıt paraya dönüştürülebilen bir değer olarak kabul edilir. Bu durumda da dijital para için şu hükümler öne çıkar: Normal para gibi zekâtı vardır. Yüzde iki buçuk olarak zekâtı verilir. Faizle ilgili hükümler dijital para için de geçerlidir. Örnek olarak yüz lira kâğıt para ancak yüz lira dijital para ile değiştirilebilir; fazlalık alınamaz. Dijital paralar arasında işlem yapıldığında değiştirme işleminin aynı mecliste yapılması gerekir. Dijital para hesaba yattığında hemen kullanılabilir. Fıkıh açısından belli riskler de bulunduğu bilinmelidir. Bu risklerden ana başlıkları ile şöyle söz edebiliriz: Bir bilinmeme, GARAR riski vardır. Şu andaki haliyle kâğıt paradaki gibi garanti edeni bulunmuyorsa caizliği de yoktur. Kumara yakın bir noktada durmaktadır. Borsası aşırı hareketli seyretmektedir. Para aktarma ve aklamada kullanılabilmektedir. Bu riskler giderilebildiği zaman dijital ara paradır.
Allah Teâlâ sizi de bizi de rızasından ayırmasın. Hepimizi cennetlerinde buluştursun. Müslüman sınırsız bir şekilde sadece ve sadece Allah'ı sever. Peygamberi bile o şekilde sınırsız sevmez, sevemez. Sevgide şöyle bir sıralama yapmalısınız: 1-Sınırsız ve ölçüsüz bir şekilde Allah'ı seveceksin. 2-Bir kul olduğunu bilerek Muhammed aleyhisselamı seveceksin. 3-Onun ashabını topluca bakarak Allah'ın sevdiğini söylediği kullar diye büyük bir sevgi ile seveceksin. 4-Ashab-ı Kiram’ın içinde bazılarının karakteri, yaşadığı hayatı, hizmetleri gibi sebeplerle özel bir sevgi ile sevebilirsin. Bu sevgi senin imanından gelir biiznillah. 5-Bu ümmete hizmet etmiş ve yüksek konumlara ulaşmış Ebu Hanife, Şafii gibi isimleri, kimse ile tartışmadığın, yüksekte tuttuğun ama bir sahabi düzeyinde de görmediğin sevgi ile seveceksin. 6-Dinin konusunda sana destek olduğunu düşündüğün din önderleri konusunda da sevebilirsin, sayıp dua edebilirsin. Yukarıdaki listede olanlarla bir arada tutmadığın sürece sevebilirsin. Yukarıdakilerle denkleştirme noktasına geldiğin an hata edersin, dinini yıpratırsın. 7-Anne baban, çocukların ve eşini seveceksin. Bu senin yaratılışında var olan bir sevgidir. Onları putun düzeyine getirmedikçe bu sevgide de sakınca yoktur. Nasıl putun düzeyine gelebilir? Bir şey haram olduğu hâlde sevdiklerinin hatırı sana haramı göz ardı ettiriyorsa put edindin demektir. Senin cennetini ertelemene sebep olan ve senin sakıncalı bulmadığın bu erteleme putlaştırmadır. Bu insan olur veya eşya olur, ırk olur, kurum olur aynıdır. Özet olarak şunu söyleyebiliriz: Sevdiğin seninle Rabbinin arasına girerse, Aile yapına zarar verirse, İbadetlerini ve sosyal kimliğini zedelerse o sevgi sakıncalıdır, sevdiğin sana zarardır. Böyle bir inceleme ile yol alabilirsin. Allah yardımcınız olsun. Duanızı beklerim.
Allah’ın emir ve yasaklarına genel kurallar içinde uymaya AZİMET denir. Kabul edilebilir bir özürden dolayı azimete uyamayıp geçici olarak hafifletilmiş şekliyle emirleri yerine getirmeye de RUHSAT denir. Mesela namaz ayakta kılınır. Bu bir azimettir. Ayakta duramayana ise oturarak kılması söylenir. Bu da bir ruhsattır. Azimet asıl ruhsat ise geçicidir ve bir özre bağlı olarak kullanılır. Bir haramı yapmamak azimet iken belli bir özürden dolayı yapmak ruhsat olur. Bir farzı yapmak azimet iken belli bir özürden dolayı onu terk etmek ruhsat olur. Ruhsat keyfi bir durum değildir. Ciddi bir meşakkat ve ağır özür söz konusu olmalıdır. Ruhsat da sınırsız değildir; şeran kabul edilmiş bir özürle olur. Hayali bir sebep değil fiili bir sebeple kabul edilir. Ruhsat yine fıkıh kuralları içeresinde kullanılabilir. Gençlerin gücenmemesi, çevrenin ayıplamaması gibi sebepler ruhsat nedeni olamaz. Söz konusu ruhsat bir başka harama kaymaya vesile olmamalıdır. Ruhsat ile amel etmek bir hak ihlaline sebep olmamalıdır.
İbni Useymin; Allah ona rahmet etsin tam anlamıyla âlim bir insandı. Eserleri ve yaşantısı ile iyi işler ve izler bırakıp gitti. Hanbeli mezhebi içinde hareket eden ve fıkıh bilgisi öne çıkan bir âlimdi. Yalnız İbni Useymin, belli bir ilim seviyesi olanlara hitap edecek düzeyde biridir. En azından iyi Arapça bilmesi gerekir ondan istifade edecek olanın. Bu seviyenin altındakiler ise farklı bir isim ve farklı bir ekol peşinde olan gençlik heyecanı ile hareket edenlerden olur genellikle. Eş adayınızın bu ikisinden hangi tarafa meylettiğine bakarak karar verebilirsiniz.
İmam Beyhakî rahmetullahi aleyh hicri 458’de vefat etmiş büyük bir hadis âlimidir. Sünen-i Kübra, Marifetü’s-Sünen, Şuabu’l-İman, Delailü’n-Nübüvve gibi çok değerli hadis kitaplarının müellifidir. Aynı zamanda da fakih ve usul âlimidir. Eserleri kimi zaman zayıf hatta mevzu hadisleri de ihtiva etmektedir. Bu nedenle Buhari gibi âlimler düzeyinde görülmemiştir. Zaten Beyhakî’nin eserleri belli bir ilim seviyesi olanlara hitap edebilecek eserlerdir. Allah Teâlâ ona rahmet etsin.
Temiz bir kâğıda yazılması ve tıbben sakıncalı olmayacak bir uygulama için yapılmasında sakınca yoktur. Kadim âlimlerimiz arasında bunu caiz görenler olmuştur.