Fetva Meclisi
Soru
Hocam size sorulan sorulara cevap verirken neden Kur’an ve sünnetten delil koymuyorsunuz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu bir fıkıh kuralıdır, hadis değildir.
Diyanetin bu husustaki görüşü yine bir fıkıh mezhebine dayanan görüştür. O görüşe uyulması din dışına çıkma değildir.
Böyle bir bilgiyi duymuşluğumuz vardır ama hadis kaynaklarında görmüş değiliz.
Selamünaleyküm. Bunun neden söylendiğine bağlıdır; 'ilmimiz yetmez, dilini bilmeyiz' tarzında ise bir sorun olmaz.
Bize Peygamber gönderen Allah’ın, gönderdiği peygamberin bize yaptığı yönlendirmelere hadis denmektedir. Peygamber aleyhisselamı nereye oturtuyorsak, ondan geldiği sabit olan hadisleri de oraya oturmak zorundayız. Hadisleri bir bütün olarak kabul etmeyenin bu ümmetin içinde bir yeri olması mümkün değildir. Şu veya bu hadise, ilim adamlarının itiraz etmesi ise bir ilim mantığı içerisinde mümkün olabilir.
Dokunamazsınız/dokunmamalısınız.
ayet konusundaki diğer fetvalar
Kur'an ve hadislerden alınma duaları selamdan önce okumamızda fazilet olur, bildiklerinizi okuyun. Secdede ise dua yapılabilir. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Ulemanın sünnetteki uygulamaları toplayarak yaptıkları tespitlere göre hasta için yapılacak okuma şu şekillerden biri ile yapılabilir ve sünnete uygun görülür: Hastanın yanında okunur ve dua edilir. Okunur ve hastaya üfürülür. El hastanın sıkıntısı olan bölgesine konur ve okunur. Okuma yapılır, avuç içlerine üfürülür ve sıkıntılı bölgeye sürülür. Temiz toprağa okuma sonrasında üfürülür. Okunacak dualar okunur ve suya üfürülür. O suyu da hasta olan içer. Suya üfleme şeklindeki okumanın hadislerde direkt ve dolaylı örnekleri vardır. Okunan şeyler Kur'an ve sünnet ile sabit şeyler olduğu sürece biiznillah bundan şifa umulur.
Bu sözlere, ZAHİREN ANLAŞILDIĞI GİBİ inanmam mümkün değildir, inanılmasının iman açısından tehlikeli olacağında da şüphe yoktur. Bizzat müellifinin de öyle kastetmediğini düşünenlerdenim. Neticede bir insanın sözünü okuyoruz, hatalı olması ihtimali kadar tabii bir şey yoktur. Kaldı ki kastedilen şey, “Allah yolunda yazmaya çalışıyorum, nefsani değilim biiznillah” türünden bir mesaj olmalıdır. Bu şekilde tevil etmek, büyük bir himmet sahibi mü’mini lekelemekten daha evla olsa gerek.
Bahsettiğiniz kavramın adı RİYA’dır. Riya, insanın Allah İÇİN YAPILACAK BİR İŞİ, İNSANLARIN DA BEĞENİSİNİ KAZANMAK için yapmasıdır. Bu, bir niyet karıştırması olarak da anlaşılabilir. Riya, ibadeti bitirebilecek bir tehlikedir. Mesela namaz, sadece Allah için kılınır. İnsanlara da gösteriş yapıldığında, o gösteriş katkısı kadar niyet erir, beraberinde ibadet de erir maazallah.
Onca bilim tahsilinden sonra bu noktaya gelmemeli idin. Hele Kur'an’ı o işe hiç karıştırmamalı idin. Alanında uzmanlaş, yüksek yap ve bilim yolunda ilerle.
Kızım, bunu denemen mümkündür. Şöyle yap: - Bir sahifeyi hatasız bir şekilde iki dakikada okuyabiliyor musun? Okuyamıyorsan bunu geliştir. Okuyabiliyorsan, - Herhangi bir sahifeyi bir sabahtan akşama kadar ezberlemeye çalış. Bir günde ezberleyebiliyorsan, ertesi gün onu ezber okuyup okuyamadığını dene. Okuyamıyorsan, yüzünden okumayı biraz daha geliştirip iki hafta sonra tekrar denetle. - Okuyabiliyorsan mesela Hicr suresini ezberlemeye çalış. Her günü bir sahifeyi geçmeyecek şekilde ezberlemen gerekiyor. Hicr suresini bitirince onun tamamını okuyup okuyamadığına bak. Sonucu tekrar bana yaz, ona göre değerlendiririz. Allah kolay etsin.