Fetva Meclisi
Soru
30 yaşında iki kız annesiyim, birisi üç buçuk yaşında diğeri ise dört aylık. Ben okb hastasıyım, bütün ibadetlerde aşırı vesveseliyim; abdest almaya başladım mı gazım geliyor ya da kaçırıyormuş gibi sürekli kımıldama oluyor. Sabah namazına 40 dk. kala kalkıyorum, taharet yapmaktan, abdest almaktan, defalarca tekrar etmekten ya son 5 dakikada bitiriyorum ya da sadece farzını kılabiliyorum. Tuvaletimiz klozet, taharet yaparken sürekli vesveseleniyorum içindeki su üstüme sıçrar diye. Her gün gusül alıyorum. Taharet yaptığım zaman sanki zevk alıyorum gibi geliyor. Akıntım geldikçe de şüpheleniyorum, cinselliğin iması bile yetiyor bana. Yanımdan bir erkek geçse, kokusunu duysam sanki bir şeyler oluyor. Banyoda bir buçuk iki saat kalıyorum, yine de olmuyor, oraya dokundukça sanki zevk alıyorum. Sürekli kafamda bu düşünceler; ne çocuklarımla ne de eşimle ilgilenebiliyorum. Gün içinde aşırı şüpheye düşüyorum bozuldu diye, bazen bıkıyor ve bir iki gün almıyorum, namazlarımı öylece kılıyorum, bu namazları kaza etmem gerekir mi? Çok şüphe ediyorum ama banyodan çıkamam diye girmeye korkuyorum. Doktor ilaç verdi ama etkisini 6 haftaya kadar gösterir, dedi. Ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Bacım, şu anlattıklarımı iyi anla ve böyle yap: Eşinle cinsel ilişki yapmadıkça asla BANYOYA GİTME! Sadece cinsel ilişkiden sonra banyo yapacaksın. Tamam mı! Boşalsan da böyle olacak, boşalmasan da. Gusül için banyoya girince de SUYUN ALTINA GİRMİŞ OLMAN VE SABUNLANMAN bütün organlarını yıkamış olman için yeterlidir. Kulağın için de geçerlidir bu. Hiçbir yerini TEKRAR YIKAMAYACAKSIN! Bu şekilde namaz kıl. Hiç korkma.
Bunu abartmanıza gerek yoktur. Tam bir banyo yapmanız gerekmez. Hızlı bir duş da yeterlidir. Bütün bedeninizin ıslanmasını ölçü alarak girin banyoya. Normal bir banyo/gusül yirmi dakika ise yeterli olacak kadar gusül beş dakikayı geçmez. Ürkerek bakmanıza gerek yoktur. Bir başka husus da şudur: Bu istek sürekli değildir merak etmeyin. Bir süre sonra ikiniz de bu isteğinizde gevşeyeceksiniz, ara vereceksiniz.
Selamünaleyküm. Öncelikli ve önemli işiniz, tıbben tedavi yöntemini sonuna kadar kullanmak olmalıdır. Siz, doktor kontrolünde iyileşmelisiniz. Geçmiş olsun, Allah size afiyet versin.
Bu sıkıntıyı yaşayan kardeşlerimizin öncelikle doktora görünmelerinin zaruri olduğu kanaatindeyiz.
Her ezan okunduğunda bir abdest alın. O abdestinizin değil şüphe ile bizzat bozulduğunu görseniz bile abdest almayın. Namaza devam edin. Buna bir yıl devam edin. Biiznillah hastalıktan kurtulursunuz. Ama hiçbir şekilde ikinci abdesti almayacak öyle namaz kılacaksınız. Gayret edin. Tekrarlamak yok. Bu konuda başka türlü tedaviniz de mümkün değildir. Allah yardımcınız olsun.
Eğer dinleyip tatbik edecekseniz size kurtulma ihtimalinizin yüksek olduğu bir tavsiyede bulunabilirim: Her ezan okunduğunda bir abdest alın. O abdestinizin değil şüphe ile bizzat bozulduğunu görseniz bile abdest almayın. Namaza devam edin. Buna altı ay devam edin. Biiznillah hastalıktan kurtulursunuz. Ama hiçbir şekilde ikinci abdesti almayacak öyle namaz kılacaksınız. Gayret edin. Allah yardımcınız olsun.
abdestte vesvese konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Tekrarlamak yok, abdesti de guslü de, namazı da. Tekrarlamak yok. Bu konuda sizin tedaviniz de mümkün değil başka türlü. Bir yıl hiçbir şeyi tekrarlamak yok. Bırak abdestsiz gibi olsun. Karışma. Abdestsiz kılmak var. Tekrar yok!
Kardeşim, Allah seni bırakmamış ki bu soruyu soruyorsun. Bu zaten Allah’ın seni bırakmadığının, rahmetinin üzerinde olduğunun işaretidir. Şeytan ise tam bu noktada insanın içini karıştırmak, hayırlı bir kul olmaktan alıkoymak için vesvese verir. Sana göstereceğim adımlara dikkat etmeni istiyorum. Birinci Adım: Abdestin, namazın, orucun, sadakan niyetin doğruysa, farzlarına uyuyorsan Allah katında geçerlidir.Bu vesveseler imanın işaretidir, imansız adam zaten bunları düşünmez. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Rabbinizden ümit kesmeyin. Allah bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhametlidir.” (Zümer sûresi 53. âyet) İkinci Adım: Vesvese ile uğraşma, onu adam yerine koyma. Aklına geliyor mu? Bırak gelsin. Hemen “Bunlar boş düşünceler, Allah bana şahdamarımdan daha yakındır, O bana yeter” de ve ibadetine devam et. Vesvese geldikçe zihninle değil, davranışlarınla cevap ver: Namazına, abdestine, orucuna devam et. Üçüncü Adım: Peygamber Efendimiz sallallahü aleyhi vesellem buyurur ki: “Şeytan size vesvese verirse, ‘Ben Allah’a iman ettim’ deyin ve geçin.” (Müslim, Îmân, 212) “Acaba abdestim olmadı mı?” diyorsan: Aldın ve bitti. Geçersiz değildir. “Namazım olmadı mı?” diyorsan: Oldu ve kayıtlara geçti. Şeytanın sana dediği: “Olmadı!” Senin diyeceğin: “Oldu!” Çünkü İslam kolaylık dinidir, zorluk dini değildir. (Bakara sûresi 185. âyet) Dördüncü Adım: Kendini ibadete layık görmemek, aslında kibirden uzak bir alçak gönüllülüktür. Bu güzel bir duygudur. Ama şeytan bunu suistimal eder. Biz hiçbir zaman Allah’ın rahmetine layık değiliz. Ama Allah Teâlâ ibadetimizi ister ve kabul eder. Kabul etmek de etmeyeceğini düşünmek de Allah’ın işidir, bizim değil. Biz emredileni yaparız. “Ey Rabbim! Ben sana muhtacım, ben hiçbir şeyim!” de, devam et. Dua, ibadettir. Özetle, Kardeşim, vesveseyi adam yerine koyma, önemseme, cevap verme. Abdestini, namazını öğrendiğin şekilde yap ve devam et. Sürekli tevbe istiğfar et: “Allah’ım şeytanın şerrinden Sana sığınırım.” de. Allah’ın rahmetini düşün. Aksi düşünceler şeytandandır. Allah seni terk etmedi. Bütün ibadetlerin boşa gitmiyor. Şeytan istiyor ki: “Bunlar boşuna, bırak bu işleri” desin. Sen tam aksine, “Allah bana yeter” deyip devam et. Hem mübarek olursun hem vesveseden kurtulursun. Rabbim yardımcın olsun. Seni de bizi de sabit kadem eylesin.