Fetva Meclisi
Soru
Hocam üniversite yemekhanesinde sınıflardaki gibi karma bir ortam var. Burada ayrı masalara oturulsa da aynı ortamda yemek yeniyor. Yemeği orada yemek kolay oluyor ama doğru olur mu bilemedim. Nasıl hareket etmeliyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Mesele sadece helal yemek yeme meselesi değildir. Kadın erkek karma bir ortam da sakıncalıdır. Bir başka sakınca da haram işlenen bir yerde sessiz bir mü'min tipinde bulunmak da doğru değlidir. Sizden iki kişi bulun onlarla samimeytinizi ilerletin.
Selamünaleyküm. Müslüman bir hanımın kendi evinde kimseden rahatsız olmayacak şekilde yaşaması en tabii hakkıdır. Bir iki günlük misafir getirmek eşinin hakkı olabilir ama sürekli bulunan bir yabancıyı kabul etmemek de hanımın hakkıdır. Aile içi huzursuzluktan endişe eden bir hanım, dış kıyafet gibi bir kıyafetle aynı evde, sofrada bulunabilirler ama halvet (baş başa yalnız kalma) durumu asla caiz değildir.
Aleykümselam. Genel kuralımız şu olmalıdır: Bulunduğumuz yer bizi, Allah'ın haramlarından bir harama sevk ediyorsa hayatî bir zaruret olmadıkça orada bulunmayız. Kendimizi haramlar açısından güvende hissetmediğimiz her yer için bu kural geçerlidir. Şüpheci bir tavır sahibi olmamız da doğru değildir. Bu iki ölçünün ortasında kendinize yer bulmalısınız. Evham ediyorsanız doktora görünün. Normal bir durum ve bu sizin için sıkıntı oluşturuyorsa kendinizi güvene alın.
Bulunduğunuz ortam birinci derecede, ibadet eksikliği de ikinci derecede sizi etkiliyordur. Ortamınızı değiştirin, çok Kur'an okuyun, cemaatle namazı ihmal etmeyin.
İyi niyetli veya ahlaklı olması sonucu değiştirmez. Sınıfın kapısı kapalı ve “yalnız kalma” denebilecek bir ortamda bulunmayın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Yemek yiyenler için bir sakınca yoktur ama siz, alkole destek olduğunuz için vebale girersiniz. Yemek vermeyin daha iyidir.
imtihan konusundaki diğer fetvalar
Oruç, İslam dininin esaslarından biridir yani Müslüman olmanın gereklerinden biridir. Ramazan orucunu terk etmek İslam dininin bir temelini yıkmaktır. Aklı başında buluğ çağına ermiş bir Müslüman Ramazan’da oruçlu olmak zorundadır. Seferi olanlar, hamile/emzikli kadınlar, hastalar, çok yaşlılar ve dinen oruç tutması caiz olmayan aybaşı ve lohusa kadınlar dışında herkes oruçlu olmak zorundadır. İmtihan oruç için özür sayılabilecek durumlar arasında yoktur. İmtihanın gerekçe yapılarak orucun ertelenmesi kabul edilemez. İmtihan anında açlıktan ötürü zor duruma düşen için o anda orucu açma ruhsatı oluşması mümkündür.
Bu tür soruların tartışmayı bitirebilecek bir cevabı yoktur. Zira öğrenmekten çok merak ve şüpheden kaynaklanır bu sorular. Bu soruda ise cevabı bizzat Kur'an’ımız veriyor: Allah bütün kullarını hatta cinleri “Ona kulluk etsinler diye yarattı.” Dolayısıyla “kulluk” yani Allah’a teslim olmuş bir hayat yaşamak yaratılış gayemizdir. Neden böyle istedi, bu şekli verdi gibi sorular ise kulluk düzeyinden bakarak yaratıcılık düzeyindeki bir sırrı çözmeye çalışmanın anlamsızlığını yansıtır. Uzak durmak gerekir. İnsanlar olarak birbirimize soru sorar gibi yaratılmışların yaratanlarına soru sormasına yeltenemeyiz. Neticede zaten var olan bir yığın şüphe fırtınasına bir rüzgâr daha ekleriz o kadar, elimize geçecek bir hakikat olmaz.
Bu düşüncenin makul bir tarafı yoktur. Bir kere imtihanlar umumiyetle sabah saatlerindedir. İnsanların henüz açlığı tam olarak hissetmedikleri saatlerde orucun etki etmesinden söz etmek bile zordur. Güzel bir sahur yemeği ile öğlen saatlerine kadar beyni etkileyecek bir açlık oluşmaz. Din, şu veya bu ihtiyaca göre şekillenmez. İmtihanınız var ya, işte bu da bir imtihan; orucu nereye koyacağınızın imtihanı!