Fetva Meclisi
Soru
Ötanazi günah mıdır? Çok ağır sancıları olan için de caiz olmaz mı?
Cevap
Benzer fetvalar
ÖTANAZİ kişinin ölmeyi kendisinin istemesi ve ölmesinin iğne veya başka bir yolla sağlanmasıdır. Bu bir intihardır. İntihar etmek, intihar edene yardım etmek kebair günahlardandır. Ötanaziyi isteyen kişi, gerçekleştiren doktor, yardım eden herkes ve bunu tavsiye edenler en büyük günahlardan birini işyelerek ölmüş olurlar. Allah Teâlâ muhafaza buyursun.
Bir tür intihar olan ötenazi büyük günahlardan biri olan intiharın farklı bir çeşidi olduğu için Müslüman açısından kabul edilebilirlik yanı yoktur. Hayat imtihandır. İnsan, Rabbinin dilediği bir hayatı onun dilediği zamana kadar yaşamak durumundadır. İnsanın kendi eliyle veya birisini kullanarak ölümü tercih etme hakkı yoktur. Zira bedenler insana emanettir. Bu nedenle ötenaziye hiçbir şekilde izin verilemez.
Tıbbi verilere göre yaşama ümidi kalmamış veya şiddetli acılar hisseden bir insanın, hayatına bir başkası eliyle son verdirmesi demek olan ötanazi, talepte bulunan kişi açısından intihar, bunu uygulayan açısından cinâyettir. İslâm dinine göre, kişinin kendi canına kıyması (intihar) haramdır. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de, “Ey iman edenler!... Kendinizi öldürmeyin Şüphesiz Allah size karşı çok merhametlidir. Kim düşmanlık ve haksızlık ile bunu (haram yemeyi veya öldürmeyi) yaparsa (bilsin ki) onu ateşe atacağız; bu ise Allah’a çok kolaydır.” (en-Nisâ, 4/29-30), “…Allah’ın haram kıldığı cana haksız yere kıymayın. Allah, bunları size düşünesiniz diye söylemektedir.” (el-En‘âm, 6/151) buyrulmuştur. Peygamberimiz (s.a.s.), acı ve sıkıntılardan dolayı ölümün temenni edilmemesini istemiştir. (Buhârî, Merdâ, 19 [5671]; Müslim, Zikir, 10 [2680]) Temennisi bile yasak olan bir işi gerçekleştirmek elbette büyük bir cürüm olur. Bu deliller de gösteriyor ki Allah’ın emanet ettiği cana kıymak caiz değildir. (Tahtâvî, Hâşiye, 602-603) Çünkü bu, hem Allah’ın koyduğu sınırları çiğnemek hem de O’nun takdirine karşı isyan anlamına gelir. Çekilen dertler ve acılar, müminin günahları için keffârettir. Üstelik bugün, yaşamından ümit kesilen hasta için hızla gelişen tıpta yeni bir tedavi imkânının ortaya çıkması, ihtimal dışı değildir.
Zina hiç şüphesiz büyük bir günahtır. İntihar ise zinadan daha büyük bir günahtır. Kendi iradesi olmadan ikrah ile zinaya düşürülen kadın ise zina etmiş sayılmayacaktır. Bu sebeple zina tehlikesinden ötürü intihar caiz olmaz.
Selamünaleyküm.İntiharın caiz olduğu bir durum yoktur.
Selamünaleyküm. Kimse kimsenin günahını katlanmaz. Katilin cinayetine ortak olmayan birinin katilin günahı ile itham edilmesi doğru olmaz.
cehennem konusundaki diğer fetvalar
Müslüman doğru insandır derken kastedilen şudur: 1- Allah’a karşı doğrudur. Onun dinini yaşamaya çalışır. Kur'an’ına sarılır. Niyetlerinde samimi olur. Cennet umudu ve cehennem korkusunda ciddidir. 2- Kendine karşı doğrudur. İçi ile dışı aynıdır. Zevklerinin peşinde eskitmez kendisini. Gerçekçi olmaya çalışır. 3- İnsanlara karşı doğrudur. Sözünde, mizahında, övgüsünde ve yermesinde, vefasında, istişaresinde, nasihatinde, sosyal ilişkilerinde, şahitliğinde ve yaptığını iyi yapmada samimi olur. Bu da onun doğru olduğunu gösterir.
Münafık içinden iman etmediği hâlde iman etmiş gibi görünen kâfir demektir. Aslında o da bir kâfirdir ve kâfirden daha beter azap görecektir kıyamet gününde. Peygamber aleyhisselam efendimiz zamanında münafıklar İslam dinini beşiğinde boğmaya çalışan bir şeytan projesine hizmet ediyorlardı. Şeytanın İslam’ı yok etme hayali kıyamete kadar bitmeyeceği için o tür elemanları da bitmeyecektir. O gün bir çeşit iş üzerinden çalışıyorlardı bugün bir çeşit yarın da başka bir çeşit üzerinden çalışacaklardır. Bunu tabii bir durum görüyoruz; İslam kalkmayacağına göre düşmanları da kalkmayacaktır. Bazı Müslümanların kendilerini garantide görmeleri bu gerçeği değiştirmez. Bugünün münafıklarının çalışma alanları esasında içten çökertme mantığı bakımından o günle aynı da olsa ambalajlaması bakımından farklı gibi görülebilir. Bugünün münafıkları: - Dünyaya tenezzül etmeme görüntüsü verdikleri hâlde içlerinde tapındıkları bir dünya hırsı olan kimselerdir. Bu hırsları para ile ilişkilerinde, siyasette, sosyal alanlarda fırsat bulduklarında ortaya çıkan hastalıklarıdır. - Dini dert ettiğini, her şeylerini din için yaptıklarını söylerken gerçekte din için yaptıkları hiçbir şeyleri olmayan ve bundan da hayâ etmeyen karakter sahibidirler. - Allah’ın en kesin emirlerinden olan emr-i bi’l ma’ruf/iyiliği emretmek ve nehy-i anil münker/kötülükten alıkoymak onların tavırlarında yoktur. En yakınlarındakilerine dahi bu konuda etki etmeyi düşünmezler ama dış görüntülerinde iyilik savaşçısı gibidirler. Bu isimlerle dernekler vakıflar kurarlar, toplantılar yaparlar, fotoğraflar çektirirler. Eylemde ise yokturlar. - Konuşurken “biz” zamirini kullanarak konuşup Müslümanlık propagandası yaparlar. Ellerine geçen fırsatları ise kâfirler ve onların yandaşları ile paylaşırlar. Kâfirlerle içli dışlı olmakta sakınca görmezler. - Konuştuklarında insanlara ve hayvanlara merhamette emsalleri yoktur zannedilir. Bunun propagandasını yaparlar. Bebeklere acırlar, aşılar ve ilaçlar dağıtırlar ama uygulamada hiçbir insan onların gözünde merhamete değer bir varlık değildir. Onlara görüntüsü ile zevk vermeyen hiçbir hayvana merhametleri yoktur ama propaganda yaparlar. - Herkesten önce cennete girmek ister gibi görüntü verirler. Cennetin bedeli olan ibadetlerde ise yokturlar. Ve bunlar gibi pek çok iki yüzlü kimliği ispat eden görüntüleri ile bu çağda da vardırlar ileriki çağlarda da olacaklardır. Tıpkı Allah için yaşayan ve bunu hayatında sergileyen mü'minlerin her zaman bulunduğu gibi.
Müslüman bir kadının kocası ile yaşadığı evde kocası ve çocuklarından başkasının olmamasını istemesi hakkıdır. Özellikle de nikâhtan önce bu şart koşulmuşsa erkeğin buna itiraz etmeye hakkı yoktur. Yaşadığımız ortam bir İslam Ortamı olsa idi, böyle bir kadının mahkemeye müracaat etmesinde ve neticede bu yüzden nikahı feshettirmesine gidilebilirdi. Dolayısıyla sizin anlattığınız durumda cehennemle tehdit edilebilir bir durum yoktur. Yine de siz, aile huzurunuzu önde tutun, sabredin. Allah yardımcınız olsun.
Gidince göreceğiz.
Bugün ne yapabileceğimizi düşünelim, ateşten korunmaya bakalım. İmanla ölen herkes er veya geç cennete girecektir. Yeter ki işlenen günahlar sonunda imanı da alıp götürmesin. Ama bu götürme ciddi bir tehlikedir! Genel kural böyledir.
Selamünaleyküm. Dini sahneye taşırken kendini nere taşıyacaksın? Cennete mi cehenneme mi? Evet, tiyatro yapılabilir ama ne vererek ve ne kazanarak bunu yapacaksın, değer mi? Bu hususa kendini kilitlememeni tavsiye ederim sana.