Fetva Meclisi
Soru
Eşim elektrik panosu imalatıyla ilgilenen bir şirkette çalışıyor. Antalya'da yaşıyoruz. Burda otellere çok sayıda pano yapıyorlar. Otellerin nasıl yerler olduğu da malumunuz. Eşimin bu otellere pano yapmasını nasıl değerlendirmeliyiz? Günaha girer mi? Sadece otellere yapılmıyor tabi ki ama çokça yapıldığını biliyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Zanla bir iş haram olmaz. Otele kimin ne maksatla geldiğini bilirseniz o zaman böyle bir endişe taşırsınız. Sizin durumunuzda haram olmayı gerektirecek bir iş yoktur zannederiz.
Otel işletmek eski bir meslektir. Müslüman otel işletemez sözü batıldır. Bu zamanda da eski zamanda da sakıncalı ayrıntıları vardır, onlardan uzak kalan için helal bir meslektir. Belki de başka işlerden daha bereketli bir iş bile olur. Özet olarak derleyecek olursak otelciliğin özellikle de günümüzde barındırdığı sakıncalardan uzak kalındığında hayırlı olsun, yapınız deriz: Otel bünyesinde kumarhane, meyhane gibi açık haramların bulunması örtbas edilemeyecek bir sakıncadır. Kadın çalıştırılması, lokantasında alkol verilmesi bir sakıncadır. Müzik adı altında melanete kapı aralanması sakıncadır. Müşterilerin otele fuhuş maksatlı kullanmalarının kontrol edilmemesi bir sakıncadır. Bu ve benzeri sakıncalardan arındırılmış otelcilik yapabilirsiniz. Sakın “o zaman kimse gelmez veya devlet ruhsat vermez” gibi bir mazeret belirtmeyiniz. Hayat bir mücadeledir. Kimse yapmıyorsa siz yapın. Zor olana talip olun. Evet, yaygın olanlarda bunlar var ama insanlar üç kuruş ucuz için sıraya bile girebilirler. Kârınızdan kısın dininizden kısmayın. Allah da size bereket versin.
Aleykümselam. Bal dolu bir kavanozu dışından yalamak gibi şeylerle oyalanmanız olur bu. Eşinize ve kendinize sahip olacağınız bir iş bulun. Allah'ın vereceği rızık, otelde saklı değil ya!
Sizin sunumunuzda haram olmasını gerektirecek bir durum yok. Ancak söz konusu toplantıda erkeklerin bayanlarla oturma kurallarına dikkat edilmesi gerekiyor. Yani sokak kıyafeti ile orada bulunabilirsiniz. Sadece siz, doğum yapıp anne olmayı neden ertelediğinizi açıklamamışsınız. O da sizi üzmesi gereken bir durumdur.
Siz bir evlat olarak, aile ocağınıza dönerken bir misafir değil, bir emanetçisiniz. Anne babanıza hizmetiniz, onlarla kurduğunuz muhabbet, sadece bir ziyaret değil; bir ibadettir. Ailenizin gelirinde haram şüphesi varsa sizin o evde yaşamanız doğrudan harama bulaştığınız anlamına gelmez. Çünkü eve helal de giriyor, haram da. Siz tümüyle haram olandan değil, karışık olandan faydalanıyorsunuz. Bu durumda haramlık sabit değildir. Elinizden geldiğince maddi destek veriyorsunuz, ev işlerine yardım ediyorsunuz, ailenize haram-helal farkını hatırlatıyorsunuz. Bunların hepsi, sizin o evdeki varlığınızı meşru ve hatta sevaplı kılar. Bundan sonra da helale teşvik etmeye devam edin. Gücünüz yettiği kadar destek olmaya devam edin ama bu hassasiyet sizi vesveseye götürmesin. Çünkü vesvese şeytanın oyunudur.
Bu konuda yoğun sıkıntıların yaşandığı bir zamandayız. Maalesef, haramların dikkate alınmasında gevşeklik yaygınlaştı. Allah'a sığınırız. Size özellikle bir uyarıda bulunmak istiyorum. Sizin için söylenmesi uygun değilse sözlerimi söylenmemiş sayın. Bu konuda hanımlar, erkeğin harama düşmesini değil de kendilerinin bir kuma ile karşılaşmasını dert ediniyorlar. Halbuki asıl sorun bir Müslüman'ın en ağır haramlardan bir harama bulaşmasıdır ki hiçbir şekilde sizin kuma görmenizle kıyas edilemez bir durumdur. Eğer siz, kuma görme endişesi ile bakıp dualar ediyorsanız isabeti az dua ediyorsunuz demektir. Halbuki, eşinizin harama düşmesinden endişelenerek dua etse idiniz Allah, onun kalbini daha çabuk yumuşatacaktı. Tabii ben, kalbinizi bilerek söylemiyorum bunları. Genelleme yaparak söylüyorum. Siz ve kalbiniz Rabbiniz ile başbaşasınız. Eşinizin, açlık tehlikesi olmadığı halde haram bir ortamda çalışması şüpheli bir durumu göstermektedir. İyi bir Müslüman ise şüphelilerden kaçınarak imanını korur. Eşinizin kendisini fetva dinlemeye ikna edin, daha iyi sonuçlar alırsınız. Ama iş sizin samimi duanızdan geçiyor bilesiniz. Allah'a sığının, başka kapınız yoktur. Olayı çocukların seviyesine de indirmemeye çalışın. Ateşe benzin dökmüş olursunuz.