Fetva Meclisi
Soru
Hocam bağdaş kurup oturarak uyusak abdestimiz bozulur mu? Fıkhi bilgilerde farklı açıklamalar var. Konu hakkında bilgi verir misiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Uykunun kendisi bir abdest bozucu değildir. Abdesti bozan, uyku ile beraber oluşan bedenden gaz çıkma riskidir. Çünkü gaz çıkması abdest bozucudur. Buna göre şöyle bir değerlendirme yapabiliriz. a- Yatarak yani kalçanın, gaz kaçırmasını rahatlatacak şekilde uyumak her durumda abdesti bozar. Bunda bir ihtilaf yoktur. b- Bir sandalyede kalça yere yerleşmiş olarak uyumak, gaz çıkmasını engellediği için abdesti bozmaz. c- Uyumak ile esneyecek şekilde kestirmek aynı değildir. Bir kişi, etrafında konuşulanları anlıyorsa, gözü kapalı olsa bile uyku durumunda değildir. Buna göre de, kestirmek abdesti bozmaz. Netice olarak bu ilkelerden şunu anlayabiliriz: Kalçadan gaz çıkması ihtimali abdesti bozucu bir durumdur. Uykunun abdesti bozması da buna bağlı olarak gündeme gelmektedir.
Abdesti uyku nedeniyle bozan şey gaz kaçması veya kaçmış olma riskidir. Yatma, uzanma, yaslanma ve benzeri hareketlerin bozulma açısından bir etkisi yoktur.
Uykunun abdesti bozmasındaki ölçü, yere sağlam bir surette oturup oturmamaktır. Buna göre yan yatarak ve namaz dışında secdedeymiş gibi durarak uyumak abdesti bozar. Ancak uyku ile uyanıklık arasındaki hâlde veya yere sağlam bir surette oturmuş ve mafsalları gevşememiş bir hâldeyken uyumak abdesti bozmaz. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/10) Bu bakımdan mesela ulaşım araçlarında oturarak seyahat eden yolcuların, dik otururken koltukta uyumaları durumunda abdestleri bozulmaz.
Uykunun abdesti bozmasındaki ölçü, yere sağlam bir surette oturup oturmamaktır. Buna göre yatarak veya sağlam bir şekilde makadını yere koymadan bir şeye dayanarak uyumak abdesti bozar. Ancak kişi, uyku ile uyanıklık arasında olursa veya makadını sağlam bir şekilde yere koyarak uyursa abdesti bozulmaz. (el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/12; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/141-143) Dolayısıyla bu durumdaki kişi tavaf yapabilir.
"Ses" ve "koku" yoksa abdesti bozan bir durum da yoktur. His veya şüphe ile de abdest bozulmaz. Dolayısıyla abdestiniz var.
Bir mezhepten diğerine geçme gibi bir iş yapmanız gerekmez. Her namaz vaktinde abdest almanız gerekiyor. Diğer namaz vaktine kadar o özürden başka bir abdest bozma nedeni olmadıkça abdestli sayılırsınız. Bu bir özür durumudur. Geçmiş olsun.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir şey bilmiyorum, duymadım.
Sizde vesvese varsa vesveseye göre hareket edeceksiniz yani hiç aldırmayacaksınız. Vesvese yoksa bozulma ihtimali yüksek ise bozulmuş kabul edeceksiniz. Vesveseye dikkat edin.
Bir kadın çocuk doğurduktan sonra en fazla kırk gün kadar LOHUSALIK dönemi yaşar. Bu dönem, tıpkı aybaşı bitimindeki gibi temizlenme işareti ile biter. En fazla kırk gün olur, kırk günden de azda bitebilir. Lohusalık dönemindeki bir kadının eşi ile cinsel ilişki kurması haramdır. Temizlenme sağlandıktan yani lohusalık bittikten ve guslettikten sonra artık eski hâline dönmüştür, eşi ile ilişkisi ve her şey serbesttir. Bebeklerin her zaman besmele ile yıkanmaları, bakımlarının yapılması güzeldir ama şart değildir. Annenin durumu ile bebeğin bu açıdan bir alakası yoktur.
Teravih için özel bir durum yoktur. Yatsı vaktinde aldığınız abdest teravih için de geçerlidir. Başka bir neden olmadıkça imsak vaktine kadar aynı abdestle bütün ibadetleri yapabilirsiniz.
Böyle bir durumda tekrar banyoya girme. En az bir yıl bunu sürdür. Kuru görsen bile banyoya girme tekrar.
Oruç konusunda endişe etmenize gerek yoktur. Muasır fakihlerimiz, makattan mideye su gitmeyeceği üzerine kurulu bir içtihatla bunun orucu bozmayacağını söylemişlerdir. Namazda da sürekli olan bir akıntı varsa özür sahibi sayılırsınız. Her namaz vakti abdest almakla bundan kurtulursunuz. Namazda bir sıkıntı olsa da namazınıza zarar gelmez. Geçmiş olsun.