Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben babamın yanında çalışıyorum. Bir derneğe bağlıyız ve bulunduğumuz sektörde prosedür gereği haftanın altı günü açık kalıyoruz; pazar günleri kapalı olmamız gerekiyor. Ancak AVM gibi yerlerde pazar günleri de açık olan işletmeler mevcut. Bizim iş yerimizin bulunduğu pasaj, AVM standartlarında değil ve aynı işi yapan başka bir yer de yok. Bulunduğumuz bölgede pazar günleri çok aktif değil. Babamlar, yıllardır pazar günleri iş yerini açıyordu ama son bir-iki yıldır kapalı tutuyorlardı. Babam, birkaç hafta önce bana "Pazar günleri sen git, dükkânı aç." dedi. Birkaç haftadır gidip dükkânı açıyorum fakat içime bir şüphe düştü. Acaba bu yaptığım haram mı? Hakka giriyor muyum? Pazar akşamı babama bu konuyu açtım. Takıntılı bir yapım olduğunu bildiği için hemen anladı ve "Biliyorum, şimdi 'İş yeri açmak günah mı?' diyeceksin," dedi. Biraz morali bozuldu, sanki onu eleştiriyormuşum gibi algıladı. "Sorun yok, ben izin verdim. Hak yok, sen açabilirsin." dedi. Ancak onun bu tavrı da beni mutmain etmedi. Daha sonra derneği aradım. Dernek başkanıyla görüşme imkânım yoktu ama iş yerleriyle ilgilenen ve tanıdığım bir çalışanıyla görüştüm. O da "Prosedüre göre kapalı olması gerekiyor ama cadde üzeri olmadıktan sonra açabilirsin, bir sorun olmaz inşallah," dedi. Hocam, nerede haram kazanç duysam hemen içime bir korku giriyor, sanki ben haram kazanç elde ediyormuşum gibi hissediyorum. Allah korusun, bu konuda nasıl davranmalıyım? Ne yapmam gerektiği konusunda tavsiyelerinizi bekliyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Mü'min, yürekli insandır; aç gezer açık kalır ama kaçamak iş yapmaz. Hem babanıza karşı hem de iş sahibinize karşı yanlış yapmış olursunuz. Sabredin, evlatlığınızı bir iki liraya değiştirmeyin.
Selamünaleyküm. İlke olarak bu şekilde bir borsa ticaretinin haram olduğunu söylemiyoruz ama görüyorsunuz sizin de kalbiniz rahat etmiyor. Daha temiz bir iş üretmeye çalışın.
Önce bu hatadan ötürü tevbe edin, istiğfar edin. Tekrar benzeri bir bataklığa batmamaya azimli olun. Önceliğiniz bu olsun. İkinci olarak da anaparanızı alın gerisini de belirttiğiniz şekilde sizden uzaklaştırın. Tamamından arınmayı yani tamamını vermeyi tercih ederseniz daha da iyisini yaparsınız.
Selamünaleyküm. Babanızın yanında kalın ve onun alenen haram olmayan işlerinde beraber çalışın. Alenen haram bir işini görürseniz, ikaz edin ve beraber olmayın. Böylece onun da gönlünü yapmış olursunuz. Allah yardımcınız olsun.
Büyük geçmiş olsun. Allah yardımcınız olsun. Kızınızın açmış olduğu işyeri ve daireler esasen kimin parası ile alındıysa ona aittir. Bunun tespit edilmesi gerekir. Tapuda kimin adının yazıldığı o kadar önemli değildir. Yalnız kanun önünde bunu ispat etmeniz zor. Parasını damadınızın ödediği fakat tapusu sizin üzerinize olan bir daireden bahsettiniz. Dairenin sahibi damadınızdır. Tapunun sizin üzerinizde olması sizin olduğu anlamına gelmez. Damadınızla konuşup bu konuda sulh/anlaşma yapabilirsiniz. Damadınız kızınızın üç ay, çocuklarının ise ergenliğe girinceye kadar tüm masraflarını karşılamak zorundadır. Yani sizin de hakkınız olduğu taraflarınız var. Eğer boşanmaya kesin karar vermişlerse para, daire ve dükkân konusunda anlaşma yolunu deneyin.
Selamünaleyküm. Allah'ın haram ettiği bir işin yapıldığı yerde duramayız. Aç kalmak gibi bir neden hariç açık haram işlenen yer, bizim durabileceğimiz yer olamaz. Düzeltebilecekseniz orayı düzeltin. Düzeltemiyorsanız kendinize helal bir yer bulun.
AVM konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Siz namazı bozmadan iki rekat daha ilave etse idiniz namazınız tamamdı. Yaptığınız gibi de tamam oldu.
Selamünaleyküm. Muasır fukahamızın genel görüşü, bu çağda gelişen sigorta sisteminin Şeriat'ımıza uygun olmadığı yönündedir. Bu da İslam'a göre mevcut sigorta sisteminin caiz olmadığı anlamına gelmektedir. İlke olarak bunu kaydedebilirsiniz. Ne var ki mü'min, çaresiz kaldığında esasen caiz olmayan şeyleri de kullanabilir. Mevcut hayat tarzmızıda da ticaret ve benzeri masraflı işleri yapanların böyle bir durumu olabilir. Bu da zarurete binaen bir ruhsat kullanmak demektir. Mevcut durumunuzun bir zarureti gerektirip gerektirmediğini, zaruretinizin ne denli olduğunu siz tespit edebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Bir fıkıh ilkesi olarak bunun sakıncası olmayabilir ama strateji açısından doğru olmayacağını düşünüyorum. Çünkü sözünü ettiğiniz mekânlar bizi, bize ait olmayan noktalara sevk etmektedir.