Fetva Meclisi
Soru
Bezzar ve Tirmizi'nin Abdullah bin Mes'ud'dan rivayet ettikleri bir hadise göre Peygamber (s.a) şöyle buyurmuştur: "Kadın tesettürlü ve peçeli olmalıdır. O evinden çıktığında şeytan ona gözünü diker. Kadın evinde olduğu zaman Allah'ın rahmetine daha yakındır.Selamünaleyküm kıymetli hocam, sizi çok yakından takip eden bir okurunuzum. Gerçekten derslerinizden ve verdiğiniz tüm fetvalardan çok istifade ediyorum. Ve rabbimin yardımıyla hepsini tatbik etmeye çalışıyorum.Size sadece bir sorum olacak. Kafama çok takılıyor. Sizin verdiğiniz cevaba göre hareket edeceğim. Yukarıda yazmış bulunduğum hadisi şerifteki peçe konusunu açıklar mısınız? Günümüzde en uygun olanı peçemidir? Müslüman kadın gerçekten peçe ile mi korunur? Allah razı olsun. Vaktinizi aldığım için hakkınızı helal edin!
Cevap
Benzer fetvalar
Peçe tesettürün olmazsa olmaz şartlarından biri değildir. Takva alanına giren tesettür çeşitlerinden biri olduğu için yokluğu da haram değildir. Yani peçe takılmaması durumunda bir “eksiklikten” söz edemeyiz. Elbette takılması bir fazilettir ancak çıkarılması durumunda tesettürü terk etmiş gibi algılayamayız. Peçeye gerek bırakmayacak bir başörtü takarak da sorun çözülebilir. Mühim olan peçeli veya peçesiz kendimizi tesettürümüzle korumaya çalışmaktır. Bu ayrıntıları muhakkak eşiniz de biliyordur. Ona bunlarla birlikte şu anki ruh halinizi, durumunuzu da açıkça izah edin, konuşun. İstişare edip eşinizin de razı olacağı bir kararı tercih edebilirsiniz. Bu konuda şeytanın eşinizle aranızda soğukluk ve sürtüşme oluşturmasına fırsat vermemelisiniz. Elinizden geldiği kadarıyla orta yolu bulmaya çalışın.
Ortamda tesettür ve mahremiyet kurallarına aykırı bir durum oluşmuyorsa, gelir-masraf dengesi açısından israfa sebep olmuyorsa, vakit zayiatına neden olmuyorsa restoranda yemek yemekte bir sakınca yoktur. Peçe, tesettürün farziyet boyutunu oluşturmadığı için varlığı fazilettir ama yokluğu bir eksiklik değildir. Günümüz şartlarında farz olmayan, takva alanına giren bir konu olduğu için, bu konuda anne babanızın rızasını öncelemelisiniz, onlarla tartışmaya girmemelisiniz. Peçeli olsun ya da olmasın kadının kendisini tesettürü ile koruması esas olandır. Esas olanı elde etmek önceliğimizdir.
Peçe, tesettürün olmazsa olmaz şartlarından biri değildir. Takva alanına giren tesettür çeşitlerinden biri olduğu için yokluğu haram değildir. Bir hanım tesettürü ile ilgili takva olan konularda eşinin talebini de göz önüne alarak hareket etmelidir. Bu konuda, şeytanın eşinizle aranızda soğukluk ve sürtüşme oluşturmasına fırsat vermemelisiniz. Yazdığınız açıklamalardan anlaşıldığı kadarıyla mahremiyet kurallarına, harama sürükleyebilecek ortamlardan uzak durmaya iş hayatında da dikkat ediyor yani takvaya uygun hal ve hareketler içinde olma derdi taşıyorsunuz. Bu bakımdan takva bir hayat yaşamayı sadece peçe ile ölçmek doğru olmayacaktır. Eşiniz, peçe konusunda titiz ve hassas olmanız, peçeyi çıkardığınız takdirde büyük bir günaha düşmüş psikolojisine kapılıp ailenize yansıyacak derin bir üzüntü yaşayacağınızdan endişe duyuyor olabilir. Yani sizin bu konudaki tutum ve tavırlarınız, eşinizin düşüncesini de etkiliyor olabilir. Sizin için iş hayatı, yaşadığınız yer, düzeniniz ve peçe konusunda öncelikli tercihin ne olduğuna dair net bir karar verdikten sonra ne isteyip istemediğinizi eşinizle açıkça konuşarak istişare edip eşinizin de razı olacağı bir kararı tercih etmelisiniz.
Selamünaleyküm. Peçe farz değil takvadır. Peçe, fitneye karşı bir tedbirdir ama peçesizlik kadar fitne çıkarıyorsa kullanmayabiliriz.
Peçe farz değildir. Tam bir tesettür olduktan sonra peçe olmadan da olur. Sizin tavrınız peçe kullanmak veya kullanmamakla ilgili olmaktan önce kararda zorlanılan bir süreci aşmaya daha yakın duruyor. Dini bir meseleyi alet etmeden kararınızı verin. Böyle bir konuyu öne çıkarmanız doğru değildir.
Peçe, tesettür için olmazsa olmazlardan değildir. Bu durumda peçe takılmaması durumunda bir “eksiklikten” de söz edemeyiz. Takva alanına giren tesettür çeşitlerinden biridir. Zaten peçe yaşadığımız ülkede farzdır da diyemeyiz. Peçe düzeyinde bir tesettürü kabullenmekte de kabullendirmekte de zorluk çekilebilir. Elbette takılması bir fazilettir ancak çıkarılması durumunda tesettürü terk etmiş gibi algılayamayız. Peçeye gerek bırakmayacak bir başörtü takarak da sorun çözülebilir. Mühim olan peçeli veya peçesiz kendimizi tesettürümüzle korumaya çalışmaktır.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Haram bir malın geri verilmesi gerekmiyorsa sözünü ettiğiniz bir tedavi için kullanılması caizdir. Faiz de böyle bir paradır.
Selamünaleyküm. Ne Kur'an'da geçmesi ne de Arapça olması şartı yoktur. Anlamı düzgün olan bir isim olması yeterlidir.
Selamünaleyküm. Kur'an'ın bugüne kadar, tek bir kelimesinin bile bozulduğuna ya da korunamadığına dair hiçbir iddia olmamıştır. Eğer olacak olsaydı, Kur'an düşmanları cirit atıp onu bayraklaştırırlardı. Elhamdülillah kitabımız, ilk indiği günkü gibidir elimizde.
Selamünaleyküm. On beş kişi, her ay belli bir miktar parayı bir muhtaca sadaka olarak vermeyi taahhüt etmek iyi bir şeydir ancak herkesin sırasını beklediği bir yardımlaşmanın sorunsuz bir helal olabileceğini zannetmiyorum. Ayrıntıları ile ele alınması gerekir, katılmamanızı tavsiye ederim.
Selamünaleyküm. Önce veya sonra sonucu değiştirmez. Özellikle tercih yapacaksanız önce kaza borçlarınızı tutun.
Selamünaleyküm. Şeriat'ımız, insanın kaldırabileceği şeyleri emretmektedir. Nerede KALDIRAMAMA söz konusu olursa oradaki hüküm düşer. Oruç için de bu böyledir. Yalnız, insanın kaldıramayacağı mesela sıcaklık oranı nedir? Bu sorunun cevabı meselenin kilit noktasıdır: Tıbben, insan yaşayamaz denen seviyede bir sıcaklık ilke olarak zaten insanın yaşayamayacağı bir ortamdır. Bunu oruç için uyarlayabileceğimiz seviyeyi de Müslüman tıp adamları belirleyebilir. Bu durumda dine aykırılık yoktur. Ama tatil beldelerinde keyif sürenlerin sıcaklık fetvasını kullanmaları elbette nefsanî bir hastalıktan kaynaklanmaktadır.