Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm kıymetli hocam. Allah sizlere hayırlı, uzun versin. Bizleri de sizlerden istifade ettirsin.Kur'an-ı Kerim'in korunmuşluğunu nasıl anlayabiliriz. Allah-u Teâlâ ve Resulü sav Kur'an-ı Kerim'in korunmuşluğundan nasıl bahsediyor. Vahiy kâtiplerinden bir zatın irtidat ettikten sonra Müslümanların Kur'an'ına güvenmeyin ben bazen kasten yanlış yazıyordum diye bir rivayet var mıdır? Burada Kur'an bozulmuş demek değil kastım, öyle bir olay vaki ise bile Allah mesela hafızlık müessesiyle Kur'an-ı Kerim'i korumuş olabilir.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm.Biz bu sitede dini meseleleri tartışmıyoruz. Tartışmanın gereksizliğinden değil ama insanların zaruri bilgilenme ihtiyacını karşılamanın daha önemli olduğuna inandığımızdan böyle yapıyoruz. Sizinle de bu meseleyi tartışmayı uygun bulmuyorum. Sadece şunu belirtebilirim:Bu ümmetin, sabahlara kadar teheccüd kılan, vakıf malıdır diye cami çeşmesinden bile su içmeyen ulemasından binlercesi, belki de yüz binlercesi on dört asırdan beri sözünü ettiğiniz meselelerde bir görüş üzerinde hareket ediyorlardı. Sözünü ettiğim bu ulemaya sahabenin uleması da dâhildir.Şimdi ise laik bir ülkenin, Şeriat Fakültesi diye isim bile vermeyi tenezzül etmeyip İlahiyat Fakültesi diye kurduğu kurumlarda yetişerek, oralarda unvan sahibi olarak ilim öğrenen insanların ortaya attığı görüşler vardır. Bir de bunlar, teheccüdle de hatta sabah namazını camide kılmakla da pek alakası olmayan kimselerdir. Sekreterleri ile oturabilen tipler olmaları da muhtemeldir. Yeni cephede de bunlar vardır. İzin verin ben, başını Aişe anamızın çektiği bin dört yüz yıllık büyük kitlede kalayım. Onların, bu modernler tarafından ilan edilen hatasına razıyım. Sabah namazını camide kılmazların doğrusundan ise, secdede iken gözyaşı akıtanlarla, ellerinde kılıçlarla meydanlarda şehit düşenlerle beraber bulunayım. Bırakın, o hatalar ve sahipleri ile kalalım. Zira bunlarınki, olsa olsa hatadır. Tezlerini geçirmek veya TV ekranlarına çıkmak için değildir sözleri. Bırakın doğal kalalım. Suni dinden ise doğal dinimiz olsun. Size de tavsiyemiz budur. Bunun hesabı daha kolay olsa gerek mahşerde. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Kendinizi kurtarın ve ateşten uzak durun. Kimse dinimize bir kelime ilave etmemiştir. Kendinizi ve ailenizi kurtarın. Uzak durun, uzak kalın onlardan.
Selamünaleyküm. Bir süreliğine meal okumayın, ilmihal ve benzeri kitapları inceleyin. Bu durum sizde hastalığa dönüşebilir, dikkatli olun. Kur'an'ın kendisini okuyun. Bu tür meseleleri incelemeyin.
Selamünaleyküm. Kur'an'dan iki türlü istifade edilir. Biri, sözünü ettiğiniz ilimlere vakıf âlimler düzeyindedir. Diğeri de sıradan insanların anlayacağı düzeydedir. Bu düzeyde herkes bir şeyler muhakkak anlar. Anlamaz diye bir şey yok. Ne var ki bu anlama, asıl anlaşılması gerekenin ölçülemeyecek kadar altında olur ama anlar şüphesiz.
Selamünaleyküm. Biz ve siz bir laik düzenin egomanyasında kaldığımız için 'asimile' riski taşıyor olabiliriz. Buhari, Tirmizi gibi kaynaklarımız, asimile riski olmayan dönemlerin kitaplarıdırlar. Onların içine bir sızma ihtimali ise vardı. Ümmet'imizin büyükleri asırlar süren bir ilim savaşı ile onu da temizlediler ELhamdülillah. Sizin rahatsızlığınız, çevrenizin etkisidir. Kâfirleri sevindirecek düşüncelerden uzak kalalım.
Selamünaleyküm. Kur'an-ı Kerim meali dağıtmak, adı büyük, yararı adı kadar olmayan bir iştir. Müslümanlar olarak biz ne kadar Kur'an okuyup anlıyoruz ki, yabancılar ondan yararlansınlar? Üzerimize düşen en önemli görev, bu fitne döneminde kendimizi korumaktır. Artık kimin nasıl sabahlayacağı belli olmayan bir zamana gelmiş bulunuyoruz. İkinci olarak da en yakın çevremizden başlayarak insanlara Müslümanlığımızın örnekliğini göstermemiz olur. Üçüncü olara şu görevimizi öne çıkarabiliriz: Bireysel olarak etki edebileceğimiz insanlarla özel iletişime geçerek, onların da imanı bir dava olarak görmesini sağlamaya çalışmak olabilir.Öyle veya böyle Allah’ın razı olacağı işleri yapacağız ki, Allah bize yardım etsin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Haram bir malın geri verilmesi gerekmiyorsa sözünü ettiğiniz bir tedavi için kullanılması caizdir. Faiz de böyle bir paradır.
Selamünaleyküm. Peçe, katiyetle takılması gerekir diyeceğimiz bir örtü değildir. Takılmasının uygun olduğu veya olmadığı konusunda mü'min kadınlar kendileri yaşadıkları çevre itibariyle karar verebilirler.
Selamünaleyküm. Ne Kur'an'da geçmesi ne de Arapça olması şartı yoktur. Anlamı düzgün olan bir isim olması yeterlidir.
Selamünaleyküm. Şeriat'ımız, insanın kaldırabileceği şeyleri emretmektedir. Nerede KALDIRAMAMA söz konusu olursa oradaki hüküm düşer. Oruç için de bu böyledir. Yalnız, insanın kaldıramayacağı mesela sıcaklık oranı nedir? Bu sorunun cevabı meselenin kilit noktasıdır: Tıbben, insan yaşayamaz denen seviyede bir sıcaklık ilke olarak zaten insanın yaşayamayacağı bir ortamdır. Bunu oruç için uyarlayabileceğimiz seviyeyi de Müslüman tıp adamları belirleyebilir. Bu durumda dine aykırılık yoktur. Ama tatil beldelerinde keyif sürenlerin sıcaklık fetvasını kullanmaları elbette nefsanî bir hastalıktan kaynaklanmaktadır.
Selamünaleyküm. On beş kişi, her ay belli bir miktar parayı bir muhtaca sadaka olarak vermeyi taahhüt etmek iyi bir şeydir ancak herkesin sırasını beklediği bir yardımlaşmanın sorunsuz bir helal olabileceğini zannetmiyorum. Ayrıntıları ile ele alınması gerekir, katılmamanızı tavsiye ederim.
Selamünaleyküm. Anormal bir durumu normalleştirmek caizdir. Daha güzel olmak veya sonradan yaş gereği bozulanı düzelttirmek ise sakıncalıdır.