Fetva Meclisi
Soru
Hocam Peygamber Efendimiz aleyhisselam hiç tatile gitti mi? Herhangi bir ülkeyi veya bir şehri gezmek gibi. Bütün sene çalışıyoruz ve bir iki hafta izin yapıyoruz. Ne yapmamız gerekir, bununla alakalı bir bilgi var mı? Tatile gitmeyi ve gezmeyi boş bir şey olarak mı görmek lazım?
Cevap
Benzer fetvalar
Müminler de dünya nimetlerinden istifade edeceklerdir elbette. Yalnız dinlerini bir kenara bırakarak olmayacaktır o istifade. Bir bahçeden hayvan da istifade eder insan da. İnsan kurallıdır hayvan ise hayvan gibidir. Tatili böyle kabul edebilirsiniz. Evet, ince ayarlı olunca bazı nimetlerden mahrum olmuş gibi hissedebilir insan kendisini. Bunun için de bir yandan nimetlerin etrafındaki sıkıntıları gidermek için cihat eder bir yandan da sonsuz nimetlerin cennetlerde olacağını hatırlar ama asla yıkılıp kalmaz Allah’ın izni ile.
a- Bugünkü tatil anlamında bir tatil Peygamber aleyhisselam ve ashabı bilmiyordu, yapmıyordu. b- Seyahat, ziyaret, dinlenme kavramları ise vardır. c- Bundan da anlaşılıyor ki, bugünkü aldığı şekli ile tatil yapılmasında bir sakınca yoktur. Sakınca ibadeti ve kulluğu da tatile çıkarmakta, haramlara bakışı gevşetmede olur.
Selamünaleyküm. Tatil, bedeni dinlendirmektir. Uyku da bir dinlenmedir. İslam âlemi böyledir diye uyumamak mı gerekir? Yeter ki tatil, mümince olsun.
Eko-turizmi çevreye zarar vermeden tabii güzelliklerin bulunduğu alanlara yapılan gezi olarak anlıyoruz. Bunu kastetti iseniz cevabımız şudur: Dinimiz, turizm başlığı altında incelenen seyahate önemli bir yer ayırmıştır. Müslüman, Allah’ın mülkünde Allah’ın âyetlerini tefekkür etmek, dinlenmek, ibret almak, ticaret yapmak, sılayırahim yapmak gibi maksatlarla gezebilir. Gezmesi sadece caiz olmak çizgisinde de kalmaz, gezisi sayesinde ecir dahi kazanabilir. Geçmişimizde âlimler en çok gezen ve gezilerini kendileri için, sonraki nesiller için faydaya dönüştüren kimseler olmuşlardır. Seyahatin Allah’a davet için de önemli bir alan olduğunu bilmemiz gerekir. Maksadı ne olursa olsun seyahatle ilgili olarak şu başlıklara dikkat edilmesi şarttır: Seyahat meşru bir maksatla olacak. Haram içerikli veya haram gayeli bir seyahat olamaz. Müslüman seyahatine şeriatı ile çıkmalıdır. Dini ve ahlâkı seyahat nedeniyle azalmamalıdır. Sağlığı açısından zararlı bir seyahat yapmamalıdır. Öncelikli ve önemli işleri arasında sıralamayı aksatmamalıdır. Mesela aile içi görevlerini aksattığı bir seyahat olamaz. İbadetlerini ihmale neden olan bir seyahat olamaz. Sosyal görevlerini ötelediği bir seyahat olamaz. Seyahati topluma, insanlara zarar veren sonuçlar getirmemelidir. İsraf denebilecek bir kapı aralanmamalıdır. İsrafın bir benzeri de borç yükü altına girip seyahate çıkmaktır. Grup halinde yapılacak seyahatlerde muhakkak arkadaş seçimi yapılmalıdır. Bu kurallara dikkat edildikten sonra seyahat mubah bir iş olmaktan yükselip ibadet gibi ecir kazanılan bir işe dönüşebilir. Her türlüsü yapmak uygun olur bu durumda.
Selamünaleyküm. Cuma gününün tatil olması sonralara ait bir şeydir. Dini boyutu yoktur; yasak da değildir sevap da.
Aleykümselam. Biz, haram helal biliriz. Camimizden evimize, işimizden tatilimize bu iki kelime yön verir. Camide ne isek otelde de oyuz. Haramlara karşı giydirilmiş kılıfları da elbette içimize sindirmeyiz. Kör bir taklit uğruna kâfirler gibi tatil yapmanın anlamı yoktur. Haklısınız. Bir fırtınadır kapıldık gidiyoruz.