Fetva Meclisi
Soru
Efendimiz Kur’an’ı açıklamamış mı tefsir etmemiş mi, tek tek ayetlerin ne manaya geldiğini belirtmemiş mi de müçtehitlere ihtiyaç hâsıl olmuş? Bugün bizim efendimizin tefsiriyle amel etmemiz gerekmiyor mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Bu sadece bir tatlı sözdür, tek başına uygulanılırlık tarafı yoktur.
Bu sözde samimiyet yoktur. Kitabımızda elbette kapalı-şifreli bölümler yoktur ama dilinden üslubuna kadar onun kendine has bir tarzı vardır. O tarz için de tefsir gerekmektedir. Kimilerine açık kimilerine kapalı ayetleri olsa idi bir sıkıntı olurdu. Dilini ve tarzını öğrenen herkese açık bir kitaptır o. Ayetin verdiği mesaj budur.
Selamünaleyküm. Hiçbir insan mükemmel değildir, herkesi eksikleri ve hataları ile kabul edeceğiz.
Selamünaleyküm. Ne demek, öyle olur ki, yeter ki ihlâsla olsun. Allah muvaffak kılsın.
Hocaefendi, Bu sorun sadece sizin sorununuz değildir. Din adına ve Allah'ın dinini esas alarak hareket edecek herkes için böyle bir sorun olabilir. Bir yandan dini eksiksiz anlatmak diğer yandan da dini anlatırken dinden soğutmamak oldukça hassas bir çizgi üzerinde yürütülmesi gereken bir mücadeledir. Size tavsiyem şu olacaktır: a- Müçtehitlerimizin ittifak ettikleri meseleleri izah ederken mü'minlerin imamlarının kanaati olarak söyleyin onu. Tereddüt etmeye gerek yoktur. b- Müçtehitlerden sadece birinin veya ikisinin vardığı bir sonucu izah ederken ise 'İslam'ın son sözü' gibi değil de 'müçtehitlerden bir müçtehidin kanaati' olarak zikredin. İnsanlara konuşmak, onları ikna etmek peygamberlerin bile kolay yapabildikleri bir şey değildir. Dikkatli ve sabırlı olmak gerekir. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Asla! Ne gelmiştir ne de gelecektir!
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Memleket farkının din açısından bir manisi yoktur. Kültür olarak kendinize yakın olanı tercih etmelisiniz, ailenizi arkanıza almadan yapacağınız evlilik sizi mutlu etmeyebilir. Rüyaları ise yok sayın.
Selamünaleyküm. Kur'an, anlaşılmak, ona teslim olmak ve uygulanmak için gönderilmiştir. İçindeki bazı ayetlerin yüzeysel olarak anlaşılmamasına rağmen teslim olunup olunmayacağının görülmesi için gönderilmesi de Kur'an'ın iman edilen ve teslim olunulan bir kitap olmasının gereğidir.
Selamünaleyküm. Sakın ibadet niyetiyle ney çalma. Kendi kendine kuyunu kazarsın. Bir müzik aleti olarak bulundurulması bile tartışılmış bir konudur. Hele ibadet maksadı ile yapılırsa ağır bir günaha batmış olursun. Televizyonu ise nasıl kullandığınıza bağlı olarak değerlendirin.
Selamünaleyküm. İçeri kaçtığına şüphe ettiyseniz sonra bir gün kaza edin.
Selamünaleyküm. Ezan vaktinin olmadığını kesin bilirseniz yanlış yapmış olursunuz. Bir dakikalık erken olma zarar etmez ama on, on beş dakika erken açtı iseniz bir gün kaza edersiniz.
Selamünaleyküm. 'Yaratma' eylemini, yoktan var etme anlamında kullandığımızda Allah'tan başkası için yaratma eylemini kullanamayız. 'Yaratma' eylemini, ortaya bir iş koyma anlamında kullandığımızda ise, Allah Teâlâ'yı iş yapanların en en güzeli şeklinde ifade etmek caiz olur. 'Yaratma' fiilinin Arap örfünde kullanımı bu anlamda olduğu için Kur'an-ı Kerim'de de(Mü'minûn, 14; Saffât, 125) bu şekilde kullanılmıştır.