Fetva Meclisi
Soru
Allah’tan başka ilah yok. ‘Yaratıcıların en hayırlısı’ ne demek?
Cevap
Benzer fetvalar
'Yaratanlar' ifadesi Kur'an'ımızda mahlukat için de kullanılmıştır. Bu kullanma 'ortaya koyanlar' anlamında olduğu için de bize yönelik bir sakınca yoktur. Şu kadar ki biz mü’minler, edeben ‘yaratma’ fiilini sadece Allah Teâlâ için kullanmayı tercih ederiz.
Selamünaleyküm. 'Yaratmak', Allah Teâlâ'ya mahsustur; kullar yaratamazlar. Kullar için yaratma ifadesi kullanıldığında 'iyi yapma' anlamında mecazen geçerli olur. Bu sebeple kullanmamak doğru olandır. Kullanılsa da şirk gibi ağır bir günahın doğmayacağını zannederiz.
YARATMA işinin sadece Allah Teâlâ'ya mahsus olduğunda kimsenin şüphesi yoktur. Bu nedenle insan eylemleri için yaratma kökünden bir kelimenin kullanılması en azından kulağa hoş gelmeyen bir ifade tarzıdır. Sözlük bilgisi olarak ya da Kur'an'ımızdaki kullanımı incelendiğinde bu kelimenin kullanılmasının haram olmayacağına dair bir ipucu da çıkabilir. Bu nedenle de sakıncalı kullanımlar arasında zikredilmemiş olabilmektedir. Şu kadar ki, bu kelimenin Arapça karşılığı olan HALAKA ya da Türkçe'deki YARATMA kelimesini insan için kullanmak haramdır diyemeyiz ama kullanılmamasını tercih etmek gerektiğini söyleriz.
Selamünaleyküm. Bu, Arapça'ya dair ayrıntıdır. 'Biz' ifadesi azamet gösterir. Kur'an'da da bu maksatla kullanılmaktadır.
Selamünaleyküm. Eski Türkçe'de kullanılan bir kelime olduğu için İLAH manasında kullanılmaktadır. İlah kelimesi için kullanılması caiz olabilir ama Allah manasında kullanılması doğru değildir.
Hadisler, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimize ait sözler demektir. Bir söz, ona ait olmadıkça ya da ona ait olduğuna dair bilgimiz olmadıkça 'hadis' olarak anılmaz. Ama bu arada, hadis olmaması o sözün yanlış olmasını da gerektirmez. Bir sözün, güzel ve doğru bir söz olması başka şey, Peygamber'e ait olması başka şeydir. Bütün doğru ve güzel sözlerin Peygamber'e ait olması gerekmediği gibi, onun her sözünün bizim nazarımızda güzel görünmesi de şart değildir. O ne buyurdu ise onu öylece alır, irdelemeyiz. Zira o, Allah adına konuşmaktadır. Bu nedenle de onun söylediğini bildiğimiz sözler için HADİS ifadesini kullanırız. Sorduğunuz sorudaki söz, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve selleme ait değildir. Yani, onun böyle bir söz söylediğine dair bilgimiz yoktur. Ancak bu durum, bu sözün yanlış olduğunu da göstermez, doğru olduğunu da. Böyle bir söz, bizim Peygamber'imize ne değer katar ne de değerini eksiltir. Onunla ilgili söyleneceklerin en güzelini Kur'an söylemiştir. Daha güzeline ihtiyacımız yoktur. Bu tür sözlerin peşinde vakit israf etmek hatadır.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Ezan vaktinin olmadığını kesin bilirseniz yanlış yapmış olursunuz. Bir dakikalık erken olma zarar etmez ama on, on beş dakika erken açtı iseniz bir gün kaza edersiniz.
Selamünaleyküm. İyi başlar ama nasıl devam eder bilinmez bir işe girişiyorsunuz. Bayan evinde oturur ve eş olur, anne olur; gerisi sorun olur.
Selamünaleyküm. İçeri kaçtığına şüphe ettiyseniz sonra bir gün kaza edin.
Selamünaleyküm. Yazınızda ters veya hayata yabancı bir şey bulamadım. Tam aksine sanki binlerce senelik tarihin gözümün önünde film gibi aktığını hissettim. Sanki Peygamberlerin hayatlarından farklı bir kesit önüme gelmiş gibi oldu. Gerçekleri izledim tam anlamıyla. Hayat budur, imtihan budur, Herkes böyle oldu. Sen ve ben herkesten biriyiz. Biz de böyle olacağız. Bana göre; endişe etmenizi, üzülmenizi gerektirecek bir şey yoktur. Neden? Çünkü siz, yola girdiniz. Yol ise böyle gidilir. Hatta sevinmelisiniz. Neden sevinmelisiniz biliyor musunuz? Şeytan sizi, uğraşılması gereken durumda gördü ki, çevrenizi kısmaya çalışıyor. Adeta sizi çevrenizden vuracak. Bu bir anlamda mutluluk duyulması gereken bir şeydir. Ben olsam, 'iş gören adam yerine konmuş olmaktan' sevinirdim. Bakın, sizin güneşi keşfetmeniz kaç yıl sürmüş; bırakın çevrenizdekilerin keşfi de sürsün bir zaman. Ve siz, onların keşfini sağlayan destekçileri olun da onların da kazanacakları sevaplar size yazılsın; böylesi daha mantıklı değil mi? Eğer, Allah'ın kulu olmaktan ve O'na kulluk olan ibadetleri yapmaktan mutlu iseniz, bilin ki yol böyledir. Bundan başkası Peygamberlere nasip olmadı ki size nasip olsun. Namaz ve oruç kadar, tesettür kadar kendinizi sabra alıştırın. Bütün çevrenizi kuşatabilecek bir sabra ısının. Kendinizi sabır denizine atın. Bir asır tüketseniz bile tükenmeyecek sabrınızın olması gerekir. Bu iş böyledir. Sadece bir başörtüsü sarmakla bitse idi, ah ne kolay olurdu din sahibi olmak! Bedelsiz ne var ya da, bedelsiz olanın ne değeri var? Madem yola girdiniz, o zaman şu takvime dikkat edin: Yavaş yavaş, kendinizi evinin kraliçesi olmaya hazırlayın. Elin parasının hesabını yapan bir kadın olma seviyesinden, sevaplarını saymaya çalışan mükemmel bir eş, muhteşem bir anne olma yoluna girin. Bunu yapabilirseniz, şeytanı delirtirsiniz. Ona karşı bir kaleyi daha kurtarmış olursunuz. Allah'ın size gelecek yardımını biraz daha çabuklaştırırsınız. Kitap okuyun, beyniniz büyüsün. Bir gözünüzü, bir kulağınızı tıkatın; duymuyor, görmüyor gibi olun. Ya siz eriyeceksiniz bu döneminizde ya da şeytan ve ona alet olan çevreniz eriyecek. Onların reflekslerine takılıp kalırsanız siz erirsiniz. Yarı duymaz, yarı görmez olursanız onlar erirler. Onlar eridikçe de siz de onlar da kazananlardan olursunuz. Çare yok savaş bu, böyle sürecek. Ya savaşı dışarıdan seyredeceksiniz ya da içine gireceksiniz ve kazanmaya çalışacaksınız ki, siz ikincisini tercih etmiş bulunuyorsunuz. Artık geri dönmeniz çok zordur. Allah korusun. Önce eşinize umut bağlayın ama acele etmeyin. On, elli, yüz, iki yüz yıl beklemeye hazır olun. Ona karşı harika bir eş olun. Sizi görmeye bile doyamasın adeta. Bu, sizin davanızı da ona cazip getirecektir zamanla. Açın elleriniz göğe doğru, sabır isteyin. İsteyin, isteyin insin sabır. Doldurun kucağınızı ve göğsünüzü sabırla. Bin yıl yetsin size sabır stokunuz. Bakın o zaman eziyetler size, güller arasındaki dikenler gibi gelecek. Onları bile neşeyle karşılayacaksınız. Sabır, havanız suyunuz olsun. Sakın ha, sabrın karşılığını görmeye çalışmayın. Sabır çiçeği, cennette açar. Şimdi açarsa çabuk solar, emeğinize yazık olur. Eşinizden sonra sırayla herkese yönelin. Sizi adam yerine koysalar da koymasalar da siz, her sabah yeni bir enerji ile kalkın yataktan. Evinizin camını açınca, içeri girecek olan havayı size ulaşan yeni gelişmelerin muştusu olarak kabul edin. Yarını umutla bekleyin. Umut ve heyacanla! Yarın asla uzak değildir. Her gelecek olan yakındır. Allah'ın rahmeti de er geç gelecektir. O rahmet bir geldi mi artık geçmişin sıkıntıları tatlı bir hatıra ve sonucu getiren alın teri gibi olacak sizin için. Yeni yolunuz, yepyeni heyecanınız size kutlu olsun. Cennet yolunuz sonsuz sevdalarla dolsun. Size dualar ederim. Bu ağabeyinize de dualar etmenizi beklerim. Sloganı unutmuyoruz: Her sabah yeni bir heyecanla, her gün yeni bir umutla çıkıyoruz yola. Yorulmuyoruz, Bıkmıyoruz, Usanmıyoruz, Aşınmıyoruz, Geçmişi de geleceği de irdelemiyoruz; Her şeyi sahibine bırakıyoruz, Sahibi ne yapacaksa yapsın, Sen keyfine bak, Cennetine yönel. Mutlu olsun çilen, Değerli bacım.
Selamünaleyküm. Kur'an, anlaşılmak, ona teslim olmak ve uygulanmak için gönderilmiştir. İçindeki bazı ayetlerin yüzeysel olarak anlaşılmamasına rağmen teslim olunup olunmayacağının görülmesi için gönderilmesi de Kur'an'ın iman edilen ve teslim olunulan bir kitap olmasının gereğidir.
Selamünaleyküm. Gerekiyor ve ediyoruz da; müçtehitler de onu yapıyor zaten.