Fetva Meclisi
Soru
Maiz zina edip peygamberimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) yanına gelip zina ettiğini söylediği halde neden peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) onu üç defa gönderip dördüncüde recm cezasını uyguluyor? Allah’ın emrini ilk seferde uygulamamasının sebebi nedir? Allah’ın Resul’ünü sorgulamıyorum -haşa- ama buradaki hikmeti merak ediyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Evli bir erkek veya kadının zina etmesine verilen cezaya RECM denmektedir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem döneminde böyle bir cezanın tatbik edildiğine dair hadisler vardır. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm.Bedene verilen cezalarda, Müslümanların başında bulunan Halifenin yani Müslümanların siyasi liderinin bu cezayı uygulaması şarttır. Böyle biri bulunmadığına göre tevbe etmekten başka çare yoktur. İyi bir tevbe gereklidir ve yeterlidir.
Selamünaleyküm. Recm, zina eden evli bir erkek veya kadının taşlanarak öldürülmesidir.
Had gerektiren suçların büyük günah sınıfından olduğunu biliyoruz. Büyük günahların affı için tevbe şarttır. Tevbe sözlü ve benzeri beyanlı yapılır. Eylem ile de tevbe yapılabilir. Maiz radıyallahu anhın tevbesi, gelip itiraf ederek “beni temizle” demesi ile oldu ki o tevbe müthiş bir tevbe olarak meleklerin kaydına geçti. Recmi istemesi bir tevbe idi. Allah ondan razı olsun, bizi şefaatine nail etsin.
Selamünaleyküm. Zina bütün milletlerde suçtur.ş Bizim dinimizde ise zina en ağır günahlardan biridir. Zinanın cezası da bekâr için yüz değnek, evli için ise taşlanarak öldürülmektir. Bu hüküm Şafiilerin değil İslam'ın hükmüdür. Böyle bir afet kimin başına geldi ise büyük bir tevbe ile Allah'a dönmekten başka çaresi yoktur. Ebediyyen geri dönmemek üzere tevbe etsin, ölünceye kadar gözyaşı akıtsın.
Allah Teâlâ'nın hükümlerinin neden ve niçinlerini bilemeyiz. Nasıl dilerse öyle emreder Allah. Zinada dört şahit istenmesinin sebebini de tam olarak Allah bilir. Biz sadece tahmin olarak bir şeyler söyleyebiliriz. Buradaki tahmin de şudur: Zina hem işleyene ağır cezası olan bir suçtur hem de o insanın neslini ayıplı hâle getiren bir suçtur. Bu sebeple herkes böyle bir iddiada bulunmaya cesaret etmesin diye bu konmuş olması muhtemeldir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Günah işlemek bir günahtır. Günahı teşhir etmek de bir günahtır. Günahtan tevbe ederek kurtulunduğuna göre günahı teşhir günahından da tevbe ile kurtulmak mümkündür. Bunun tevbesinin şartı da onu bir daha tekrarlamamaktır.
Onu zabıtlı bir şekilde en yakın karakola teslim etmelisiniz.
Rukyenin hakikati vardır, yapılmalıdır. Ehil birini bulduğunuzda yaptırın, kendiniz de yapabilirsiniz. Allah afiyetinizi daim kılsın.
Ashabı kiramın bilmediği bir kitaptır o. Onların bilmediği ve bilmek istemeyecekleri bir şeyden bize hayır yoktur.
Böyle bir vacip yoktur. Fatiha'dan sonra neresi kolayımıza gelirse orasını okuruz.
Bir insanın ölmeden önce malını çocukları arasında pay etmesi iki şekilde olabilir. Birincisi, 'ben öldükten sonra şöyle şöyle paylaşırsınız' der. Bu caiz değildir. İnsanın malına zaten varis olacak birilerine malını paylaştırması yani mirasını sağlığında uygulaması caiz değildir. Eğer dedeniz bunu yaptı ise yaptığı yanlıştı. Annenizi mahrum etmesi de hata idi. Annenizin hakkını alması caiz olabilir. İkincisi ise kendi sağlığında herkese bir payı hibe olarak teslim edip malını bölüştürmesi şeklidir. Bu durumda da evladı arasında adaletli davranması gerekirdi. Ortada bir yok sayma varsa, bu bir zulümdür. Annenizin bu durumda manen haklı olması mümkündür ama bir mahkeme ile hakkını talep etmesini tavsiye edemeyiz. Zira baba sağlığı yerinde iken böyle bir iş yapmıştır. Eğer babası bu uygulamayı yaptığında aklı yerinde değildi ise veya ölümcül denebilecek bir hastalık içinde idiyse anneniz buna da itiraz edebilir, aldığı da Şeriat'ın ona verdiği kadarı ile helal olur. Öyle veya böyle dünya malı için Allah'ın en önemli emirlerinden biri olan sılayırahimi eskitmemek gerekir.