Fetva Meclisi
Soru
İslam şeriatındaki Had, Kısas ya da Tazir gibi ceza yöntemleri uygulandıktan sonra suçlunun günahı affediliyor mu? Mesela Maiz Bin Malik isimli sahabe zina etmiş ve Resûlullah aleyhisselama itirafta bulunmuş. Aynı itirafı birkaç kere daha yaptıktan sonra recm edilmiş. Sahabeler bu konuda görüş ayrılığına düştükten sonra Resûlullah aleyhisselam şöyle buyurmuş; "Mâiz öyle bir tövbe etti ki, bu tövbe bir ümmet arasında paylaştırılırsa onlara yeterdi." Bu hadise göre recm edilen kişinin günahları affediliyor mu?
Cevap
Benzer fetvalar
ŞİRK dahil, gereği gibi tevbe edilmiş bütün günahlar katiyetle affedilir. Tekrar dönülmedikçe geçmiş günahlar silinmiştir. Kur'an'ımızın bu konudaki hükümleri, onlarca hadisi şerif gayet açıktır. Bunun dışındaki sözler doğru değildir. Tevbe kadar güçlü bir temizleyicimiz yoktur. Rabbimizin mağfireti okyanuslar kadar büyük bir kiri bile temizleyecek genişliktedir. Allah kapısında kalmayı hepimize nasip etsin.
Büyük günahlardan tevbe edilmesi gerekir. Tevbe, geçmişe pişman olmak ve tekrar yapmamaya ahdetmektir. Tevbe yapılmaması durumunda ya da tevbe kabul edilmemesi hâlinde günahlar ahirete kalmış demektir. Ahirete kalan günahlar da Allah Teâlâ'nın dilemesine göre muamele görür. Ya mağfiret buyurur ya da kulun hak ettiği azabı çekmek üzere cehenneme atılmasını emreder. Allah Teâlâ hepimizi cehenneminden muhafaza buyursun.
Kamuya mal olmuş ve birden çok insanı hatta kitleyi etkilemiş bir hatanın tevbesi evde oturup istiğfar etmek değildir. Tek tek insanları bulup helalleşmek de neredeyse mümkün değildir. Bu nedenle kamuya mal olmuş bu tür hatalar için bir tür KÖTÜ SONUCU GÖSTERME manasında böyle buyurulmuştur. Yoksa tevbe ettikten sonra affolunmayan günah yoktur elbette.
Selamünaleyküm. Zina bütün milletlerde suçtur.ş Bizim dinimizde ise zina en ağır günahlardan biridir. Zinanın cezası da bekâr için yüz değnek, evli için ise taşlanarak öldürülmektir. Bu hüküm Şafiilerin değil İslam'ın hükmüdür. Böyle bir afet kimin başına geldi ise büyük bir tevbe ile Allah'a dönmekten başka çaresi yoktur. Ebediyyen geri dönmemek üzere tevbe etsin, ölünceye kadar gözyaşı akıtsın.
Evli bir erkek veya kadının zina etmesine verilen cezaya RECM denmektedir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem döneminde böyle bir cezanın tatbik edildiğine dair hadisler vardır. Allah'a emanet olun.
Ölümden döner gibi olmuşsunuz. Allah sizi kurtarmış. Şükredin. Büyük ve samimi bir tevbe yapın. Bir daha öyle işlere dönmemeye Uhud dağı gibi büyük bir azminiz olsun. Dönün Rabbinize. Yapacak başka bir şey yok. Ama bataklığa dönmeyin. Şeytan bir kere daha sizi yakalarsa salmaz bilesiniz. Allah'a dönün ve O'nun kapısında sadık kalın.
af konusundaki diğer fetvalar
Ahirete ait işleri akıbetimizi merak ettiğimiz için öğreniriz, bir film izler gibi öğrenmeyi ise yanlış buluruz. Bunu böyle bilelim. Soruya gelince: İnsanlar önce iman açısından ayrılacaklar. Mü'minler ve mü'min olmayanlar olacak. Mü'min olmayanlar cehennemde ebedi kalacaklar. Mü'min olanların da hesabı görülecek. Bu hesap, her insanın iyi/kötü amellerinin tartılması demektir. İyiliği çok gelenler cennete girecek. Kötülüğü çok gelenler ise Allah’ın affını bekleyecekler. Affedilen cennete girecek, affedilmeyen de cehenneme girip takdir buyurulan kadar cezasını çekecek. Büyük günahlardan kulun tevbe etmiş olarak ahirete gelmesi gerekir. Tevbe etmeden gelenin durumu ise o büyük rahmet ve mağfiret umuduna kalmıştır artık. Hangi günahın ne kadar sevaba denk geleceğini bilemeyeceğimiz için sizin sorunuza net bir rakamlı cevap veremeyiz. Allah Teâlâ o gün yardımcımız olsun.
En özel gece, Rabbinin seni affettiği gecedir. O da senin ertesi günü eskini terk ettiğin gecenin ta kendisidir. Onu internette arama, yüreğinde ve samimiyetinde ara.
Kötü ile kastınız Allah’a imanı olmayan veya dinden çıkmış olmayı gerektiren bir iş yapan ise onun ne cenazesine gidilir ne de onun için af dilenir. Kastınız günah işleyen biri ise velev ki işlediği günahlar çok olmuş olsa bile Müslüman olduğunu bildiğimiz sürece cenazesine de gidilir arkasından af da dilenir. Zira o, günahlarına rağmen Müslüman biridir.
Bir insanın hakkına giren birisi tevbe etmelidir. Tevbesinin şartlarından biri de hakkına girdiği insandan helallik almasıdır. Helallik alması, ona verdiği zararı geri iade etmesidir. Size hakkını helal etmeyen kişiyi bir zaman sonra da olsa ikna etmelisiniz. Ona ait parayı bekletin. İlk fırsatta iade edersiniz. Hiç imkân olmaz da veremezseniz, bu arada o ölürse parayı onun adına sadaka verirsiniz.
Mü'min lanetçi insan değildir. Özellikle de mü'mine lanet tehlikelidir. Peygamber aleyhisselam efendimiz, haksız yere mü'mine lanet etmeyi onu öldürmek gibi görmektedir. Dilinizi zikre alıştırın ki bu yanlışa fırsat bulmasın. Çok Kur'an okuyun. “Lahavle velâ kuvvete illa billâh” günde bin kere bile olsa tekrar edin, dilinizi düzeltsin. Ve yaptıklarınızdan tevbe edin muhakkak. Allah bağışlar, o merhametlilerin en merhametlisidir.
Tevbe, işlenmiş sabit bir günahtan vazgeçmektir. Bu vazgeçmeyi Allah mağfiret ederse kul kurtulur. İstiğfar ise bütün hatalara ve özellikle bir hataya karşı genel af istemektir.