Fetva Meclisi
Soru
Adam olmadığım zamanlarda birinin malını çalmıştım. Şimdi tevbe ettim. Adama gittim ne istiyorsan vereyim hakkını helal et dedim. Hiç yanaşmıyor. Ben ne yapacağım?
Cevap
Benzer fetvalar
Çalınmış paranın sadaka verilmesi helallik için yetmez. Sahibinin helallik vermesi gerekir. Ondan helallik istenecektir. Parası da geri verilecektir. Sahibi bulunamıyor veya bilinmiyorsa ya da sahibine öyle bir teklifle gitmek daha büyük sıkıntılara neden olacaksa o zaman sadaka vermek yeterlidir. Yine de istiğfar unutulmamalıdır.
- Önce samimi bir tevbe gerçekleşecek. Tevbe ciddi bir pişmanlık ve tekrar etmemeye karar vermektir. - Söz konusu haram, bir başkasının malı ise o mal sahibine iade edilecek. Helalliği talep edilecek. - O mal elde değilse bedeli sahibine ödenecek. - Sahibi bilinmez, bulunamaz ise sadaka olarak verilecek. - Bu malı bu şekilde veremeyecek kadar fakir ise bu kişi çokça istiğfar edecek, dua edecek. - Söz konusu haram mal, birisine ait değil de elde edilme yöntemi itibarı ile mesela faiz gibi, rüşvet gibi, haram bir iş yapılarak elde edilmesi gibi bir yolla kazanıldı ise; - Elde kalanlar bir fakire veya derneğe verilecek. - Elde kalmayanlar için ise istiğfar edilecek.
Büyük bir hata ettiniz. O hataya benzer bir hata daha yapıyorsunuz: Hatanız için müthiş bir tevbe ile Allah’a sığınma yerine güya bir hak helalliği araştırıyorsunuz. Boş verin o kadını ve kendinizi ateşten koruyun: Müthiş bir tevbe ile kendinizi ateşten koruyun. Dünya yıkılsa bir daha tekrar etmemeye azimli olun. O hatayı oluşturan ortamı ve sebeplerden uzak durun. Bu hatayı ebediyen kimse ile konuşmayın. Çok ibadet edin ki, geçmiş uçurum kapansın.
Önemli olan hak sahibinin helal etmesidir. O sağlanıyorsa mesele yoktur.
Selamünaleyküm. Tevbe, Allah'a karşı işlenen bir suçun affı içindir. Gıybet kul hakkıdır. Sahibinden helallık alınmalıdır.
Çirkin bir yaptın. Tevbe et. Tevbende ölesiye ciddi ol. Seni biliyorsa o kişi, uygun bir ortamda ciddi bir helallik iste ondan. Bilmiyorsa seni gizli kalsın bu çirkinlik. Ve tevbeni aldığın nefesin kadar ciddi bil.
af konusundaki diğer fetvalar
Mü'min lanetçi insan değildir. Özellikle de mü'mine lanet tehlikelidir. Peygamber aleyhisselam efendimiz, haksız yere mü'mine lanet etmeyi onu öldürmek gibi görmektedir. Dilinizi zikre alıştırın ki bu yanlışa fırsat bulmasın. Çok Kur'an okuyun. “Lahavle velâ kuvvete illa billâh” günde bin kere bile olsa tekrar edin, dilinizi düzeltsin. Ve yaptıklarınızdan tevbe edin muhakkak. Allah bağışlar, o merhametlilerin en merhametlisidir.
Tevbe, işlenmiş sabit bir günahtan vazgeçmektir. Bu vazgeçmeyi Allah mağfiret ederse kul kurtulur. İstiğfar ise bütün hatalara ve özellikle bir hataya karşı genel af istemektir.
Kötü ile kastınız Allah’a imanı olmayan veya dinden çıkmış olmayı gerektiren bir iş yapan ise onun ne cenazesine gidilir ne de onun için af dilenir. Kastınız günah işleyen biri ise velev ki işlediği günahlar çok olmuş olsa bile Müslüman olduğunu bildiğimiz sürece cenazesine de gidilir arkasından af da dilenir. Zira o, günahlarına rağmen Müslüman biridir.
Bu yolla devlete intikal ettirmen daha güzel olur. Allah affetsin.
En özel gece, Rabbinin seni affettiği gecedir. O da senin ertesi günü eskini terk ettiğin gecenin ta kendisidir. Onu internette arama, yüreğinde ve samimiyetinde ara.
Had gerektiren suçların büyük günah sınıfından olduğunu biliyoruz. Büyük günahların affı için tevbe şarttır. Tevbe sözlü ve benzeri beyanlı yapılır. Eylem ile de tevbe yapılabilir. Maiz radıyallahu anhın tevbesi, gelip itiraf ederek “beni temizle” demesi ile oldu ki o tevbe müthiş bir tevbe olarak meleklerin kaydına geçti. Recmi istemesi bir tevbe idi. Allah ondan razı olsun, bizi şefaatine nail etsin.