Fetva Meclisi
Soru
Şehitler için ‘onlar ölü değillerdir’ deriz. Aynı şeyi peygamberler için de kullanabilir miyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Böyle uçuk konularla vakit harcamanın ne size ne kimseye faydası yoktur, siz kendinizi ve bir insan kardeşinizi kurtarma çalışması yapmalısınız. Evet, peygamberlerin cesetleri toprağa haramdır, bunda şüphe yoktur. Bu bizi ilgilendiren bir konu değildir. Biz işimize bakmalıyız, işimiz yerine bizim sorumlu olmayacağımız işlerle uğraşırsak kaybeden biz oluruz. Allah yardımcımız olsun.
Elbette ikisi aynı mertebede değildir. Biri ŞEHİT olarak anılır diğeri ise ŞEHİT GİBİ SEVAP SAHİBİ olarak anılır. Sözünü ettikleriniz makam sahibi olmadan teşvik bakımından benzetilmiş kimselerdirler.
Canını, malını ve ırzını savunurken öldürülen şehittir. Bu konuda hadis vardır.
Aleykümselam. Ağır sıkıntılarla ölen hasta mü'minler için şehit gibi sevap kazanma vaadi vardır. Şehitlik ise başka bir şeydir. Kadınların saçları ile alakalı hususu ise bilmiyorum.
Selamünaleyküm. Elbette kimsenin niyetini bilemeyiz ama gidilen yer için şehitlikten başka yorum yapmak mümkün olamayacak kadar açık bir yer olduğundan onlara 'inşaallah şehittirler' diyoruz. Elbette kimsenin kalbini bilmemiz mümkün değildir.
Şefaat etme meselesi doğru değildir. Peygamberler, adlarını taşıyanlara değil peşlerinden gidenlere şefaat edeceklerdir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Olabilir, dinen mümkündür ama bunun kime ne kadar ve nerede nasip olacağı meçhuldür. Allah'ı dünyada rüyada iken görmek yerine cennette görmek için gayret etmek bizim vazifemizdir.
‘Kadını dövün’ diyen bir ayet yoktur. Bu soruyu soruşunuzda sıkıntı var. Ayetin son cümlesidir o. Ayette ise, bütün makul çarelerin tükendiği noktada, dağılma ve facianın önlenmesine adına son çare olarak hafifçe vurmayı tercih edin mesajı vardır.
Elbette. Riyaya kaçmadan ve Allah için yaparak, elbette.
Kadının fitne olmasının sınırı gayet basittir: Eğer peçe tek olarak sizin yüzünüzde varsa o da bir fitne olabilir. Giydiğiniz kıyafet, albenili bir kıyafet ise tesettürünüz fitne olabilir. Fitne olmasının sınırını şöyle belirleyebilirsiniz: Bulunduğunuz ortamda özellikle dikkat çekmenizi sağlayacak her şey bir fitne nedenidir. Kadın, kadın olarak zaten dikkat çeker ama özellikle bir ilave fitne nedenidir. Bu ilavenin tesettürle ilgili olması sonucu değiştirmiyor. Buna sesi de ek olarak koymamız mümkündür.
İnsanlığın çıldırma görüntülerinden biri de demir parçalarını ulu orta bedenlerine monte etmeleri olsa gerek. Sözünü ettiğiniz şeyin takılmasında ilke olarak bir haram olma durumu yoktur ama kör taklide kurban olmak, batılı taklit etmek açılarından bakıldığında kerih bir iştir.
Bizim 'yararlı olmak' gibi bir emelimiz olmamalı. Bu mantıkla yola çıkarsak kazancımız az olabilir. Asıl gayemiz Allah’ın rızasını kazanmak yani kulluk yapmaktır. Biz birilerine bir kelime anlatırken, bu anlattığımız ona tesir edecekten önce Rabbimiz bize sevap verecek diye yaparız. Böylece de karşımızdaki anlasa da anlamasa da biz kazanmış oluruz. Bugün Allah'a davet eden mü'minlerin en önemli iki görevi şudur: a- Erimeden dik durabilmek yani kendini korumak. b- İyi örnek olabilmek yani diliyle anlatmadan önce hareketleri ile anlatabilmek. Kalpler Allah'ın elindedir. O dilediğini dilediği şeye yönlendiriyor. Biz sadece vazifemizi yapıyoruz. İhlasla ve tabii yöntemlerle söylenen iki cümle kalplere kadar nüfuz edebilir de bir sürü edebiyat hiçbir etki etmeyebilir. Bu iki önceliği unutmayalım. Kendinizi sürekli yenileyin. Bilginizi artırın, insanlara sizden taşanı vermiş olun. Sabredin, asla acele etmeyin. Sonuçları verecek olan Allah Teâlâ'dır. Biz sadece vazifemizi yapıyoruz. Müşteri arar gibi anlatacak kimse aramayacağız. Biz bulunduğumuz her yerde dinimizden bildiklerimizi söyleyeceğiz. Bir program eşliğinde beraber olabildiklerimiz varsa onlarla belli bir ders yapmamız mümkün olur. Ders yaptığımızda önceliğimiz ilmihal olmalıdır. İlmihal dinin pratiği demektir. İnsanların taharette bile sıkıntıları olan bir zamanda bunu yapmalıyız. Sonra hadisler okuyabiliriz. Riyazussalihin sizin için iyi bir kaynak olabilir. Onu okuyun, okutun. Erkam Yayınları’ndaki açıklamalı baskısı mükemmel denebilecek niteliktedir. Allah yardımcınız olsun.