Fetva Meclisi
Soru
Ramazanda adetliyken okul yemekhanesinde yemek yemek konusunda fikriniz nedir? Zaten oruç tutmayan kişiler geliyor ama yine de gitmek doğru olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Hanımlar, adetli günlerinde asla oruç tutamazlar, namaz da kılamazlar. O oruçları daha sonra ne zaman isterlerse kaza ederler. Namazları ise kaza etmezler. Allah'a emanet olun, sağlık ve afiyet içinde olasınız.
Bu konuda karıştırılan şudur: Ramazan günü hayızı iftar vaktinden önce biten bir kadın, iftara kadar oruçlu olmadığı hâlde ORUÇLU İMİŞ GİBİ durur. İftardan herhangi bir vakitten önce hayızı başlayan kadın ise yiyip içebilir. Dolayısıyla sizin bir şeyi yiyip içmemeniz diye bir şey yoktur. Geçmiş olsun.
Bu düşüncenin makul bir tarafı yoktur. Bir kere imtihanlar umumiyetle sabah saatlerindedir. İnsanların henüz açlığı tam olarak hissetmedikleri saatlerde orucun etki etmesinden söz etmek bile zordur. Güzel bir sahur yemeği ile öğlen saatlerine kadar beyni etkileyecek bir açlık oluşmaz. Din, şu veya bu ihtiyaca göre şekillenmez. İmtihanınız var ya, işte bu da bir imtihan; orucu nereye koyacağınızın imtihanı!
Kadınlar âdet ve lohusalık denilen özel hâllerinde namaz kılmazlar, oruç tutmazlar. Daha sonra tutamadıkları oruçlarını kaza ederler. Oruca niyetlenen bir kadın, gün içerisinde âdet görmeye başlarsa orucunu bozar, temizlenince bugünün orucunu da kaza eder. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/126) İftar vaktine kadar oruçlu gibi davranılması doğru değildir. Ancak Ramazan’ın hassasiyetine riâyet ederek başkalarının yanında yiyip içilmemesi uygun olur.
Selamünaleyküm. Alenen yemek yenen bir yere servis yapmanız harama yardım etmeniz demektir, hata etmiş olursunuz. Oruç tutması farz olmayanların da bulunabileceği bir yere yapacağınız servis ise böyle değildir.
Geçmiş olsun. Rabbim iz bırakmayan şifa versin. Rahminiz alındığı için gelen kanama özür kanamasıdır. Adet kanaması sayılmaz. Bu yüzden Ramazan orucunu tutmanız gerekir. Allah'a emanet olun.
adet konusundaki diğer fetvalar
Değerli kardeşim, sen şunu söylemek istiyorsun: Peygamberimiz ümmi idi yani okuma yazması yoktu. Ben de okuma yazmayı bıraksam, çocuklarımı ümmi yetiştirsem sevap kazanır mıyım? Ben de hasırda yatayım, çömlekte yiyeyim ve sevap kazanayım desem olur mu? Kıyafet olarak uzun gömlek, etek giyeyim ve ridam olsun. Böylece sünnet sevabı kazanayım. Kısaca bu sorularla özetledim sana verilecek cevabın eksenini. Evet, haklısın. Siyer kitaplarında yazan bazı bilgileri ilmihal kitaplarında sünnet olarak okumuyoruz. Peygamber aleyhisselam efendimizin işlerini iki grupta ele almamız gerekiyor: İbadetleri Adetleri (yani hayatın akışı içinde yaptığı işleri) Peygamber aleyhisselamın ibadet olarak yaptığı şeyler bizim de yaptıklarımızdır. İlmihal kitaplarında yazan da onlardır. Sadece bir iki ibadet yalnızca ona emredilmişti ve bize emredilmemişti. Gerisini zaten yapıyoruz. Adetleri olarak belirlediğimiz kısımda ise durum şöyledir: Yaşadığı yerin gerektirdiği şartlar, Peygamber olması için Allah’ın ona has olarak takdir ettiği işler (mesela ümmiliği), kılık kıyafeti, ev tarzı, yeme içme menüsü, kullandığı dili ve lehçesi bizim izini sürmemiz gereken hususlar değildir. Bunlarda ona uyacağız derken risk de alabiliriz. Örnek olarak bir mü'min iyi bir mü'min olmak için ümmi olmayı istese, çocuklarını ümmi yapsa Kur'an’ın ilk emri olan okumaya aykırı davranmış olur. Bunun için de ideal olan, ilmihal kitaplarının “bunlar peygamberimizin bize çizdiği çizgidir” dediği noktada kalmaktır. Daha ilerisi yürünmesi zor bir yoldur. Allah’tan ona hakkıyla ümmet olma azmini bize ihsan etmesini dileriz.
Hâşâ, “Allah yoktur” diyenler de var, ne yapıyorsunuz? Bu ümmetin en başından bu güne kadar “aybaşı durumunda kadın namaz kılmaz” diyen bir anlayışla gelinmiştir. Bugünkü iki aklı kıtın sözünü gündem yapmak bile şeytana alet olmaktır. Lütfen tekrar düşünün ne söylediğinizi.
Bu durum sizin patron dediğiniz kişi ile aranızdaki mesafe ve ciddiyeti azaltıp da nefisleri devreye sokmadıkça sıkıntı yoktur. Öyle bir şey hissederseniz işi bile terk etmeye hazır olun.
Neden böyle bir şey hissediyorsunuz ki? İlan etmenize gerek yok ama bugün ben oruçlu olmayacağım şeklinde hissettir. Allah’ın verdiğinde ayıp olmaz.
Kadın hayız hâlinde iken (hayız bittikten sonra tavaf etme imkânı bulunuyorsa) o hâliyle Kâbe’yi tavaf etmesi caiz olmaz, ederse günah işlemiş olur. Fukahanın görüşü bu şekildedir. Kadının başka bir alternatifi yok ve o hâliyle tavaf etmeye mecbur ise Hanefi mezhebi fukahasına göre o şekilde tavafını yapar ve bir kurban keser. Böylece vebale girmemiş ve vazifesini de yapmış olur. Bu durumdaki bir kadının ne kadar zorunluluk içinde olduğu yani temizleninceye kadar beklemesinin ne kadar mümkün olmadığı herkese göre değişik takdir edilebilecek bir durumdur. İnsan bütün imkânlarını kullanmalıdır. Buna rağmen bir çözüm bulamıyorsa fukahanın bu zaruretten ötürü gösterdiği ruhsatı kullanabilir.
Böyle bir durumda Ramazan gününe hürmet için iftar saatine kadar oruçlu olmadığı hâlde oruçlu gibi yeme içmeden uzak durmak gerekir ama bebek bakan kadın için yeme ihtiyacını dikkate alabilir ve yiyebileceğini söyleyebiliriz ama asıl olan beklemesidir.