Fetva Meclisi
Soru
Hocam hayızlı olduğum için oruç tutamadığımı babamdan ve erkek kardeşimden saklamalı mıyım? Bunu saklamaya çalışırken bazen yalan söylemek zorunda kalıyorum. Ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
O günü kaza edin. Tevbe ve istiğfar edin. İbadeti ciddiye almamak büyük bir tehlike sinyali olabilir. Allah hepimizi muhafaza buyursun.
Siz kaza orucunuza niyet edin, mübarek günlere rastlattığınız için de biiznillah o günün faziletinden de istifade etmiş olursunuz. Allah kabul etsin.
Hayır, kimse kimsenin ibadetinin mesuliyetini almaz; yardım etmek için kalkıp destek olsanız siz de sevaba ortak olurdunuz.
Sizin gibi bir hasta oruç tutamayabilir. Düzelme ihtimaliniz de gözükmüyorsa, her gün için bir “fidye” verin. Fidye bir fitre miktarı demektir. Bunu da veremeyecek kadar fakir iseniz merak etmeyiniz, Allah Ğafûr’dur. Geçmiş olsun.
Merhametin gereği ve bir insan olarak yapabileceğin her şeyi kapsıyor. Kanunen ve dinen yapman gereken bir şey olmadığını anlatıyor. Eşinin hatırını kırmamaya özen göstermeni tavsiye ediyor.
“Söyleme” sözü yanlış ama bunu sabah akşam ve her sinirlendiğinde söylemen yanlış. Ramazan ve benzeri günleri, aranızın iyi olduğu saatleri fırsat bilerek söylemen gerekir.
adet konusundaki diğer fetvalar
Bu durum sizin patron dediğiniz kişi ile aranızdaki mesafe ve ciddiyeti azaltıp da nefisleri devreye sokmadıkça sıkıntı yoktur. Öyle bir şey hissederseniz işi bile terk etmeye hazır olun.
Hâşâ, “Allah yoktur” diyenler de var, ne yapıyorsunuz? Bu ümmetin en başından bu güne kadar “aybaşı durumunda kadın namaz kılmaz” diyen bir anlayışla gelinmiştir. Bugünkü iki aklı kıtın sözünü gündem yapmak bile şeytana alet olmaktır. Lütfen tekrar düşünün ne söylediğinizi.
Değerli kardeşim, sen şunu söylemek istiyorsun: Peygamberimiz ümmi idi yani okuma yazması yoktu. Ben de okuma yazmayı bıraksam, çocuklarımı ümmi yetiştirsem sevap kazanır mıyım? Ben de hasırda yatayım, çömlekte yiyeyim ve sevap kazanayım desem olur mu? Kıyafet olarak uzun gömlek, etek giyeyim ve ridam olsun. Böylece sünnet sevabı kazanayım. Kısaca bu sorularla özetledim sana verilecek cevabın eksenini. Evet, haklısın. Siyer kitaplarında yazan bazı bilgileri ilmihal kitaplarında sünnet olarak okumuyoruz. Peygamber aleyhisselam efendimizin işlerini iki grupta ele almamız gerekiyor: İbadetleri Adetleri (yani hayatın akışı içinde yaptığı işleri) Peygamber aleyhisselamın ibadet olarak yaptığı şeyler bizim de yaptıklarımızdır. İlmihal kitaplarında yazan da onlardır. Sadece bir iki ibadet yalnızca ona emredilmişti ve bize emredilmemişti. Gerisini zaten yapıyoruz. Adetleri olarak belirlediğimiz kısımda ise durum şöyledir: Yaşadığı yerin gerektirdiği şartlar, Peygamber olması için Allah’ın ona has olarak takdir ettiği işler (mesela ümmiliği), kılık kıyafeti, ev tarzı, yeme içme menüsü, kullandığı dili ve lehçesi bizim izini sürmemiz gereken hususlar değildir. Bunlarda ona uyacağız derken risk de alabiliriz. Örnek olarak bir mü'min iyi bir mü'min olmak için ümmi olmayı istese, çocuklarını ümmi yapsa Kur'an’ın ilk emri olan okumaya aykırı davranmış olur. Bunun için de ideal olan, ilmihal kitaplarının “bunlar peygamberimizin bize çizdiği çizgidir” dediği noktada kalmaktır. Daha ilerisi yürünmesi zor bir yoldur. Allah’tan ona hakkıyla ümmet olma azmini bize ihsan etmesini dileriz.
Böyle bir durumda Ramazan gününe hürmet için iftar saatine kadar oruçlu olmadığı hâlde oruçlu gibi yeme içmeden uzak durmak gerekir ama bebek bakan kadın için yeme ihtiyacını dikkate alabilir ve yiyebileceğini söyleyebiliriz ama asıl olan beklemesidir.
Evet, adetli iken bayan oruç tutmaz ama alenen oruç yendiğini görmek veya göstermek Müslüman'ın kalbini incitir. Daha gizli ve oruca saygının yıpranmayacağı bir şekilde yemelidir.
Bu sureler DUA NİYETİYLE okunabilir.