Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim bebeğim ek gıdaya başladı ve aynı zamanda emziriyorum da. Ramazanda âdetim öğlen gibi bittiğinde yemeye devam etmem sakıncalı mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Ramazan günü öğlen ezanına on dakika kalana kadar niyet etmeniz caizdir. Bu süre içinde oruca zarar verecek bir yeme içme ve benzeri şeyler yapmadı iseniz oruçlu olmuş oldunuz.
Anneliğiniz mübarek olsun. Çocuğunuzu da şimdiden, Meryem'in annesi gibi Allah'a adayın ama bu adama fiilen olsun, sözle Allah'a fiilen ise markalara adanmış bir çocuk olmasın. Size de yavrunuza da Allah sıhhat ve afiyet versin. Eğer sizin hamileliğinizi izleyen doktorunuz size orucu sakıncalı bulursa tutmayabilirsiniz. İyileştikten sonra tutamadıklarınızı kaza edersiniz. Tıpkı aybaşı günlerinizdeki gibi yaparsınız.
Eşinizin sıcaktan veya gıdasızlıktan bunalması durumunda orucu kazaya bırakmasında bir sakınca yoktur. Onun ümmetimize bir insan kazandırması pek mübarek bir iştir; orucunu da kazaya bırakması bu açıdan caizdir.
Aybaşı günlerinde mü'min kadınlar oruç tutmazlar. Tutamadıkları oruç günü kadar da daha sonra kaza ederler. Bu konumdaki kadınlar veya bir nedenle oruç tutamayanlar mesela hastalar veya yolcular, normal yeme içmelerine devam ederler. Özel bir yemek menüleri yoktur. Şu kadar ki oruç tutanların yanında sofra kurmamaları edep açısından yüksek bir seviye olarak tavsiye edilir.
Bu konuda karıştırılan şudur: Ramazan günü hayızı iftar vaktinden önce biten bir kadın, iftara kadar oruçlu olmadığı hâlde ORUÇLU İMİŞ GİBİ durur. İftardan herhangi bir vakitten önce hayızı başlayan kadın ise yiyip içebilir. Dolayısıyla sizin bir şeyi yiyip içmemeniz diye bir şey yoktur. Geçmiş olsun.
Bu düşüncenin makul bir tarafı yoktur. Bir kere imtihanlar umumiyetle sabah saatlerindedir. İnsanların henüz açlığı tam olarak hissetmedikleri saatlerde orucun etki etmesinden söz etmek bile zordur. Güzel bir sahur yemeği ile öğlen saatlerine kadar beyni etkileyecek bir açlık oluşmaz. Din, şu veya bu ihtiyaca göre şekillenmez. İmtihanınız var ya, işte bu da bir imtihan; orucu nereye koyacağınızın imtihanı!
adet konusundaki diğer fetvalar
Bu sureler DUA NİYETİYLE okunabilir.
Neden böyle bir şey hissediyorsunuz ki? İlan etmenize gerek yok ama bugün ben oruçlu olmayacağım şeklinde hissettir. Allah’ın verdiğinde ayıp olmaz.
Bu durum sizin patron dediğiniz kişi ile aranızdaki mesafe ve ciddiyeti azaltıp da nefisleri devreye sokmadıkça sıkıntı yoktur. Öyle bir şey hissederseniz işi bile terk etmeye hazır olun.
Hâşâ, “Allah yoktur” diyenler de var, ne yapıyorsunuz? Bu ümmetin en başından bu güne kadar “aybaşı durumunda kadın namaz kılmaz” diyen bir anlayışla gelinmiştir. Bugünkü iki aklı kıtın sözünü gündem yapmak bile şeytana alet olmaktır. Lütfen tekrar düşünün ne söylediğinizi.
Kadının özel günlerinde (aybaşı günleri) temizlenip gusletmeden eşi ile cinsel ilişki yapması haramdır. Bunu önemsemeyip yapan pek ağır bir günah işlemiş olur. Sizin gibi dalgınlıkla yapan ise inşaallah tevbe ve istiğfar ederek vebalden kurtulmuş olur. Yalnız buradaki kural sadece cinsel ilişkinin kendisine aittir. Haram olan tam anlamıyla cinsel ilişkiden anlaşılan durumdur. Sevişme ve benzeri durumlarda yasak yoktur. Gençliğinden veya başka bir sebepten ötürü kendine güvenemeyen tedbir açısından her şeyden uzak dursa iyi eder.
Değerli kardeşim, sen şunu söylemek istiyorsun: Peygamberimiz ümmi idi yani okuma yazması yoktu. Ben de okuma yazmayı bıraksam, çocuklarımı ümmi yetiştirsem sevap kazanır mıyım? Ben de hasırda yatayım, çömlekte yiyeyim ve sevap kazanayım desem olur mu? Kıyafet olarak uzun gömlek, etek giyeyim ve ridam olsun. Böylece sünnet sevabı kazanayım. Kısaca bu sorularla özetledim sana verilecek cevabın eksenini. Evet, haklısın. Siyer kitaplarında yazan bazı bilgileri ilmihal kitaplarında sünnet olarak okumuyoruz. Peygamber aleyhisselam efendimizin işlerini iki grupta ele almamız gerekiyor: İbadetleri Adetleri (yani hayatın akışı içinde yaptığı işleri) Peygamber aleyhisselamın ibadet olarak yaptığı şeyler bizim de yaptıklarımızdır. İlmihal kitaplarında yazan da onlardır. Sadece bir iki ibadet yalnızca ona emredilmişti ve bize emredilmemişti. Gerisini zaten yapıyoruz. Adetleri olarak belirlediğimiz kısımda ise durum şöyledir: Yaşadığı yerin gerektirdiği şartlar, Peygamber olması için Allah’ın ona has olarak takdir ettiği işler (mesela ümmiliği), kılık kıyafeti, ev tarzı, yeme içme menüsü, kullandığı dili ve lehçesi bizim izini sürmemiz gereken hususlar değildir. Bunlarda ona uyacağız derken risk de alabiliriz. Örnek olarak bir mü'min iyi bir mü'min olmak için ümmi olmayı istese, çocuklarını ümmi yapsa Kur'an’ın ilk emri olan okumaya aykırı davranmış olur. Bunun için de ideal olan, ilmihal kitaplarının “bunlar peygamberimizin bize çizdiği çizgidir” dediği noktada kalmaktır. Daha ilerisi yürünmesi zor bir yoldur. Allah’tan ona hakkıyla ümmet olma azmini bize ihsan etmesini dileriz.