Fetva Meclisi
Soru
Hocam biz bir grup kadın olarak Riyâzu’s Salihîn şerhi okuyacağız. Okumamızı daha sevaplı olsun diye cuma günü cuma saatinde yapalım istiyoruz. Farklı bir gün tavsiye eder misiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah Teâlâ bizi Cumamıza ve sıhhatimize kavuştursun. Ne büyük bir acı oldu bizim için; asırlar sonra Cuma bütün dünya toprağından geçici de olsa gözümüze baka baka kalktı. İnna lillahi ve inna ileyhi raciûn. Siz, pek güzel bir iş yapıyormuşsunuz. Cumaya hazırlıklı olmak mühim bir sünnettir. Sanki Cuma namazına gidecekmiş gibi yapmaya devam edin. Sakın ara vermeyin. Zira bir mü'min bir ibadeti sürekli yaparken başa gelen bir beladan dolayı onu yapamaz ise melekler sanki yapıyormuş gibi onu yazmaya devam ederler. Hadiste böyle bir müjde vardır. Siz devam edin, melekler sizi camide hutbe dinlerken, Cuma günüdür diye zikir yaparken yazsınlar, böylesi güzel değil mi?
Evet, böyle bir rivayet kitaplarda vardır ama fukahanın itibar ettiği bir rivayet değildir. Cuma günü cuma namazı için hazırlanılmasını tavsiye eden hadislerin yoğunluğunu dikkate alarak cuma günü temizliği sünnet olarak ölçü almışlardır. Bu hadis çok zayıf bir hadistir.
Selamünaleyküm. Cuma saatinde ders almamalısınız. Sizin Cuma namazı kılmanız hakkınızdır. O saatten ise ders konsa da siz derse gitmediğiniz için vebale girmezsiniz. Ücreti geri vermekle ise faziletli bir davranış yapmış olursunuz.
Bu anlattığınız bir nebze normaldir; anne olan bir kadını bir derste bebeğinin yanında talebe gibi kabul edemeyiz. Mümkün olan daha iyisini yapabilmek için de şunu tavsiye edebiliriz size: Gruptaki arkadaşlarınızla bu durumu değerlendirmek için özel bir toplantı yapın. O toplantı gününde de ders yapmayın. O gün bakın, düzeltmek için bazı kararlar alabilecek misiniz? Belki de bazı arkadaşlarınız siz abartıyorsunuz, bu normaldir derler… Düzeltmek için yeni kararlar alalım denirse o zaman şunları yapın: Dersler muhakkak bir saat ile sınırlı olsun. Hadis yarım kalsa bile vakti uzatmayın, bir dahaki derste tamamlayın. Duruma göre kırk dakikaya kadar da indirebilirsiniz. Derste muhabbet olmasının ana nedeni konuların tam anlaşılamıyor olmasıdır. Anlamadıkları için de başka muhabbetler daha tatlı gelmektedir. Şerhlerini okuyarak hadisleri anlamaya çalışın. Biriniz önceden güzelce çalışsın. Onunla alakalı hazır yapılmış şerhleri önceden izleyin. Ders gününüzde nöbetleşerek biriniz çocuklara dadılık yapsın. Derse defterle gelmeyi tavsiye edin. Herkes yapabildiği kadar not tutsun. Bu bir ciddiyet getirir. Zaman zaman derse, o halkadan olmayan birini getirin dersi o yapsın. Bu bir kan tazelemesi gibi olur. Arkadaşlarınız böylesi daha iyi biz okulda talebe değiliz diyorlarsa/derlerse o zaman bu ders halkasını siz Riyâzu’s Salihin dersi olarak kabul etmeyin, başka bir ders oluşturun. Buna da bacılarınızla muhabbet için gidersiniz.
Selamünaleyküm. Elinizden geldiği kadar gayret edeceksiniz. Devamsızlık haklarınızı o saate rastlatın. En azından ardı ardına üç Cuma kaçırmayın.
Selamünaleyküm. Zikrettiğiniz bu sureler 'bu şekilde her Cuma okunur' diye bir kural koymak bid'attir. Her Cuma oturup, kolayınıza geldiği için ya da oraları bildiğiniz için o sureleri okuyup tefsirini öğrenmeniz, öğretmeniz ise cihat gibi bir ibadettir. Allah mübarek etsin.
bid'at konusundaki diğer fetvalar
Allah Teâlâ nimetler verirken hiçbir nimeti hesapsız ve sonuçsuz vermiyor; her nimet bir hesap ve imtihan çizgisi üzerinden gelir bize. İnternet ve ona bağlı oluşturulan imkânlar Allah Teâlâ’nın en güzel nimetlerinden biri olarak bize ulaşmıştır. Her nimet gibi bu nimetin de hesabı olacaktır. Ne kadar helal kullandığımız ne kadar lehimize veya aleyhimize çalıştırdığımız muhakkak sorgulanacaktır. İnsanlar interneti suçlayarak Allah’ın hesabından kurtulamazlar. Alkol tüketenlerin üzümü suçlaması kadar basit ve anlamsız bir suçlama da internetin insanları günaha sevk ettiğini söylemek olur. Evet, internet ölçümü yapılamayacak kadar büyük uçurumlar oluşturdu ama bu bir nimettir, her nimet gibi kullanılma şekline göre kâr veya zarar getirecektir. Ailelerin bozulma nedeni olarak interneti göstermeden önce iradelerimizin çürüdüğünden söz etmemiz daha isabetli olur. Allah’a sığınmak ve birilerinin helakine neden olan interneti bizim hidayetimizin artmasına vesile kılmamız gerekir. İnternet ve ona bağlı olarak kullanılan sosyal medya ve benzeri araçları kullanırken Müslüman olarak zihnimizde bulunması gereken uyarıları bir kırmızı çizgi niteliğinde görerek değerlendirebiliriz. Buna bağlı olarak: Allah’ın murakabesini yani kulunu sürekli denetlediğini hiç unutmayacaksın. Nerede olursan ol, Allah seni denetliyor, melekleri yazıyor ve her şey yarın önüne konacak. Yüzünü kızartacak şeyleri yazma, konuşma, görme, duyma! Bu kontrolü bir dakikalığına da olsa unutma ki, küçük bir delikten şeytan büyük bir çöküntü oluşturmasın. Gaflet bir saniyelik olur ama direksiyon ebediyen gidebilir elden. Gafletin ve yanlışın birazı olmamalıdır. Yazdığın, konuştuğun hakka destek için olmalıdır. Dolaylı da olsa batıla destek olacak işi söyleme, yazma. Bir kelime bile olsa batıla destek olacak söz olmasın arşivinde. Anladığın işi, konuyu yaz ve konuş. Her işten asla anlamazsın. Her işte ve konuda sözün olabiliyorsa sen boşsun, boşlukta bocalıyorsun demektir. Muhatap aldığın kişi, sayfa, hesap her ne ise senin seviyeni gösterecektir. Protesto etmek için bile muhatap alman sevine işaret eder. Seviyesiz, boş insanların senin muhatabın olması vakit israfıdır, prestij kaybıdır. Dikkat et. Âyet ve hadis yazarken konuşurken muhakkak önünde kaynağı olsun. Dini konularda âlimlerin dengi gibi olma. "Demiş…" ile din aktarılmaz. İşine bak, âlimler de işine baksın. Fitnecilerin, bidat ehlinin, demokratların, laiklerin bulunduğu yerde bulunma. Sonra melekler seni "onlarla beraberdin" diye görürler. “Tesebbüt” iyice incelemek öyle karar vermek Müslüman karakteridir. İnsanların iffetleri, onurları kutsaldır, bunu bileceksin. Kimsenin niyetini okuyarak, dışa vurmadığı kanaatini tahmin ederek konuşma, yazma. İnsanların şahıslarına saygılı olmamız gerektiği kadar küfür/şirk olmayan kanaatlerine de en azından sessiz kalmamız gerekebileceğini unutmayacağız. Yazarken ve konuşurken kullandığın kelimeler, mimiklerin, kullandığın sembollerin seni yansıtacak, düzeyini gösterecek. Bunu bilerek konuş ve yaz.
Bazı fakihler mezarın üzerine bilgi yazılmasını caiz görmemişlerdir. Özellikle Hanefi mezhebi fukahası ise israfa ve gereksiz edebiyata dönüşmediği sürece ölünün yeri kaybolmaması bakımından bunu caiz görmüşlerdir. Ancak âyet ve diğer mukaddesatın yazılmasını ise caiz görmemişlerdir.
Bunu namazın bir parçası gibi görmek bid’attir. Böyle görmeden bir nezaket gereği dualaşma mantığı ile yapılırsa sakıncası olmaz.
Müzik ve zikir birleşemez. Sözleri imana zarar veren ilahi olamaz. Tesbih, Kur'an tilaveti gibi ibadet düzeyinde görülen bir ilahi olamaz. O mahza bir bid’at olur. Bir tür dinlendirici, tefekkür ettirici olarak ilahi söylenebilir.
Böyle bir konu ortaya atıldığında muasır âlimler bunu birkaç anlamsız görüşün dışında reddetmişlerdir. Bunu tam anlamıyla bir bidat olarak görmek gerekir. İbadetlerin böyle eğlence konusu yapılmasını kabul edemeyiz.
Secde her zaman yapılır ama vitirle bağlantılı bir ilave gibi yapılırsa o namaza ilave olur, caiz olmaz.