Fetva Meclisi
Soru
Rızık ve zenginlik aynı mıdır? Bir kimse her işi de yapsa kendisine yazılandan fazlasını kazanamaz mı? Şimdi ben ne iş yapsam aynı mı kazanırım yani ben mesela muhasebeci veya doktor olsam aynı parayı mı kazanırım? Yaptığım seçim rızkımda veya zenginliğimde azalma/çoğalma yapar mı? İş yaşamımı ona göre yönlendirmek istiyorum yoksa nasılsa aynı rızık gelecek düşüncesiyle sevdiğim bir işi ya da görünüşte daha çok kazandıracak bir işi yapmak arasında kararsızım.
Cevap
Benzer fetvalar
Şans nedir? Şanslı kime denir? Evliler şanslı bekârlar şansız mıdır? Neye göre kime göre şanslıdır? Biz, Allah Teâlâ’nın kullarıyız. Ona kulluk için bu dünyada yaşıyoruz. Cennet için çalışıyoruz. Cennet için çalışarak Allah Teâlâ’ya kulluğumuzu ispat ediyoruz ancak bu ispatla cennete girebileceğimize inanıyoruz. Kul olarak yaşarken önümüze kulluğumuzu ispat edeceğimiz alanlar çıkıyor, mesela mümin bir eş olmak gibi ya da bekârlık gibi. O alanlarda imtihan ediliyor, kazanıyor ya da kaybediyoruz. Kazancımız ya da kaybımız çevremizdekilerin sözlerine göre değil bizim tavırlarımıza göre şekilleniyor. Evet, üzerinizde çevre baskısı, mahalle dedikodusu ağırlığını hissedebilirsiniz. Ama siz, ana hedefinizden kopmayınız. Biz, cennet için yarışan kullarız. Yarış alanlarımız farklı olabilir, şu an siz bekârlık üzerinden sınanıp yarışıyor bir diğeri evlilik üzerinden imtihan ediliyor olabilir. Siz hedefinize kilitlenin! Evlenmek ya da iş bulmak için siz elinizden geleni yapın. Somut adımlar atın, duanızı yapın. Somut adımlar atıp dua etmek dışında hangi insanın elinden ne gelebilir ki? Size bunları söyleyenler sizin için ne yapabilirler ki?
Bocalamaya gerek yoktur. Evliliği yediğimiz rızka da benzetebilirsiniz. Rızık da evlilik kadar önceden yazılmıştır. Biz onu temin etmek için nasıl mücadele ediyorsak evlilik için de aynısını yapıyoruz/yapmalıyız. Felsefesi ile vakit geçirmek gereksizdir. Ekmeğinize benzetin evliliği ve gerekeni yapın. Fırında seyretmekle ekmeği karnınız doyuyorsa önünüze çıkan kısmetleri de seyredin ve bekleyin.
Malın ve mal kaynağının git gide daha güçlü bir puta dönüştüğü, kitlelerin imtihan kaybettiği bir nokta olduğu ne yazık ki gerçektir. Kıyamete doğru yaklaşıldıkça geneline DÜNYEVİLEŞME dediğimiz bu imtihanın mü'min nesli daha derinden kuşatacağı kolaylıkla anlaşılmaktadır. Allah Teâlâ’dan imanımızı muhafaza buyurmasını niyaz ederiz. Şüphesiz rızık/geçim meselesi iman ekseninde duran meselelerdendir. Biz, Allah’ı yaratıcımız bildiğimiz gibi rızkımızı veren olarak da biliriz. Sadece biz değil bütün canlıların rızkı ondandır. Ve biz ayağımızı toprağa basmadan önce o bizim rızkımızı yazmıştır. Ne yazdı ise o bizi bulmaktadır. İnsanın Allah’a imanı, dünya hayatına bakışı hayattaki her şeyini direkt etkiler. İman zayıfladıkça dünyaya tutunma artabilir. İman arttıkça da biiznillah ahirete umut güçlenir. Bu da azla bile yetinebilmek ve malı tapınılır olmaktan çıkarmak demektir. Biz kul olarak rızkı elde etmek için üzerimize düşeni yerine getirmekle yükümlüyüz. Cimrilikle müsriflik arasında dengeli bir yaşam tarzı oluşturmak gerekir. Ele geçenin bereketi kaybolmasın diye haramlardan uzak kalınmalıdır. Her haram insanın geçimine vurulmuş bir darbe gibidir. Maddi sebeplerin yanında manevi sebeplere de önem verilmelidir. Takvalı bir hayat, namazın hakkının verilmesi, Allah’a tevekkül, çokça istiğfar, sılayırahim, umutlu yaşama sanatını becerebilmek önemli ve etkili manevi sebeplerdendir. Allah yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. Namazı esas alan bir dindarlık yaşamak zorundayız. Namazınızı aksatmayacağınız iş bulmak zorundasınız. İlk fırsatta öyle bir işe geçin.
Selamünaleyküm. Allah Teâlâ hangimize nerede rızık yazdı ise bizim elde edeceğimiz odur. Ticaret, işçilik, memurluk bu açıdan aynıdır. Hangisi daha iyidir yerine soruyu şöyle anlayabiliriz: a- Daha helal hangisi ise, b- Bizim yaratılışımıza hangisi uygun ise, c- Hangisinde daha iyi mü'min ve dahi iyi bir aile reisi olabileceksek, onu tercih etmeliyiz.
Sevgili kardeşim. Neden dini, böyle gereksiz felsefeler üzerinden anlamaya çalışıyorsunuz ki? Ashabı kiramın bilmediği, konuşmadığı hiçbir şeyde hayır olmaz. Sizin vazifeniz Allah'ın emrettiklerini yapmak, yasaklarından da kaçınmaktır. Bu iki şeyi becerin de nasıl becerirseniz becerin; şeytan sizi dinin edebiyatıyla meşgul etmesin. Gitgide din yüzünden sapık hale gelebilirsiniz. Sade ve felsefesiz bir din yaşamalısınız. Emredileni yapın, yasaklanandan kaçının, o kadar. Din, üzerinden tartışma yapılması için değildir; yaşanmak içindir. O âlime bu âlime göre değil Peygamber aleyhisselama göre yaşanacaktır din.