İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Bazı kişiler evleneceğimiz kişiyi hiçbir şekilde seçemediğimizi, Allah'ın bu konuya bütünüyle müdahale ettiğini ve irademizin bu konuda hiçbir öneminin olmadığını söylüyor. Yani daha biz doğmadan Allah bize birini yazmış ve ne yaparsak yapalım onun dışında birisi olamazmış. Evlilikle ilgili acele etmeyip dua edip beklememizi söyleyen hocalar da var, hangisi doğru? Eğer değiştirmek mümkün değilse ve kısmetin dışına çıkılamıyorsa bu konuda dua etmek neden gerekli? Bu konuyla ilgili duyduklarımdan yola çıkarak birden fazla kişinin kısmetimizde olabileceğini, Allah'ın hayırlı olanı kolaylaştırıp hayırsız olanda ise birçok zorluk çıkarıp bizi vazgeçirmeye yönlendirdiği sonucunu çıkardım ama ne kadar doğru bilmiyorum. Karşımıza biri çıktığında nasıl bir tavrımız olmalı? Kısmetse zaten olur diye zamana mı bırakalım? Son olarak, eğer bu işlerde ufak tefek bir sürü sorun çıkıyorsa hayırsız olduğunu düşünüp o kişiyi hayatımızdan çıkarmak mı doğru olur yoksa aynı kişide ısrar edip sabretmek mi?

Cevap

Bocalamaya gerek yoktur. Evliliği yediğimiz rızka da benzetebilirsiniz. Rızık da evlilik kadar önceden yazılmıştır. Biz onu temin etmek için nasıl mücadele ediyorsak evlilik için de aynısını yapıyoruz/yapmalıyız. Felsefesi ile vakit geçirmek gereksizdir. Ekmeğinize benzetin evliliği ve gerekeni yapın. Fırında seyretmekle ekmeği karnınız doyuyorsa önünüze çıkan kısmetleri de seyredin ve bekleyin.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Belanızı mı arıyorsunuz, evlenmek mi istiyorsunuz; eğer Allah yarın başınıza bela olacak evliliklerden sizi uzak tutuyor ve sizin için uygun olanı size bekletiyorsa ki öyledir neden sabretmiyorsunuz? Hayat sadece evlenmek midir? Bunlar, önemli oranda boşluktan kaynaklanıyor.

Hocam kafam karıştı içim daralıyor sizin tavsiyeniz çok önemli: "Eğer Allah size
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evlilik dâhil her şey Allah’ın takdiriyledir. Kaderinizde yazılı olan için beklemeniz ve sabretmeniz en doğru olandır. Evliliği bir ihtiyaç olarak görüyorsanız sizi iyi tanıyan büyüklerinize bu konuyu açabilirsiniz. Ne yakın arkadaşlar ne de çevreniz sizi Allah’ın haramlarından bir harama sevk etmemelidir. Gerekirse çevre değiştirmek bile daha makul bir seçenek olabilir. Allah yardımcınız olsun.

Hocam, ben gözümü haramdan sakınmaya gayret ediyorum. Evlilik için dua ediyorum
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu anlattıkların evlenmenin sana farz duruma geldiğini göstermektedir. İffetinden taviz vermeden, sabretmesini bilerek o süreci kendin için işletebilirsin. Sen yapabileceğini yaparsın, kaderin seni gelir bulur. Şunu unutmayasın: bir isteğin zaruri olması onun uğruna daha zaruri olanı feda etmeyi gerektirmez. Evlenmek zaruri ama iffetten daha önemli ve öncelikli değildir. Sabretmeyi bilmeyen bulamaz, bulduğunu alamaz. Allah yardımcın olsun.

Hocam ben yirmi altı yaşındayım. Kadınların olduğu bir ortamda çalışıyorum. Kend
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Kesinlikle kendinizi 'evde kalmış' görmeyin. 'Olgunlaşmaya daha yakın' biri olarak görün. Yaşınız bitmişliği gösteren bir yaş değildir. Bir kere evleneceğiniz kişide arayacağınız vasıfları azaltın. On şartınız varsa bunları yavaş yavaş azaltarak pazarlığa girin. Böylece kendi yolunuzu tıkamış olmazsızın. Bir de çevrenizi değiştirin. Bir vakıf, dernek faaliyetine katılın. Yeni bir çevre edinin. Bulunduğunuz çevre sizin için ölü çevre olmuş olabilir. Özellikle de yatmadan önceleri kendinize boş vakit bırakmayın; tam yorgun olarak yatağa girin. Gün içinde de işler üretin kendiniz için. Namaz ve zikir dışında bir on dakikanız kalmasın boş olarak. Zaten dua da ediyorsunuz. Sabredin, aradığınızdan güzeline nail olun.

Evlilik değerli hocam sizden öncellikle Allah razı olsun ve sizden bu soruma açı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Evlenmesinin farz olduğunu anlayan bir mü'min'in erkek veya kadın olsun ihtiyacını beyan etmesinde hiçbir sakınca yoktur. Bir bayan, uygun gördüğü bir erkeğe 'ben seninle evlenmek isterim' demesi caizdir, uygundur. Bunu ayıp telakki ederek içine kapanmak yanlıştır. Kefaletine itimat ettiği birine 'beni evlendir' demesi de caizdir. Ashabı kiram bunu yaptılar, onların yaptığını yaparız.

Hocam sizi benim karşıma Allah çıkardı. Sormuş olduğum soruya vermiş olduğunuz b
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Anormal şartlar dışında BEĞENİP SEVDİĞİMİZ biriyle evlenmeliyiz. Evlilik bin bir dikenli bir bahçe gibidir. Bir de sevmeden beğenmeden girildiğinde dikenleri yara bere eder evliyi. Ama beğenilip sevilirse dikenlerin bir bölümü hissedilmez. Mesele budur. Bizim sadece evliliğimiz değil; her nefesimiz bile kaderimizde sabittir, yazılıdır. Biz, bizim için ne yazıldığını bilmediğimizden yoğun bir taleple araştırırız. Sonunda da gittiğimiz aslında yazılı olan kaderimizdir. Allah'a emanet olun, işiniz asan olsun.

Aslında sorum sorulmuş ama ben anlamadım hocam evleneceğimiz kişi kaderimizde ya

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Gayet riskli bir durumdur bu. Bir kere arkadaşınız hakkında kesin şeyler bilmiyorsunuz. Onun size ve çevrenize nasıl baktığını/bakabileceğini bilmiyorsunuz. Kesinlikle tedbirli olmalı ve uzak durmalısınız. O arkadaşın tedavi olması gerekiyor olabilir. Bu tür durumlarda riske en uzak noktada durmalısınız. Ne onu itham edin ne de kendinizi riske atın. Mesafeniz olsun, dikkatiniz dağılmasın.

Bu sene tanıştığım bir kız arkadaşımız var. Bu arkadaşım kendisini erkek gibi hi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Rabbimiz bu dünya hayatında birbirimize zulmetmemizi haram kılmıştır. İnsan, cin ve hayvan bütün mahlukat zulme karşı her şeyin adaletle hüküm altına alınacağı bir güne karşı ikaz edilmiştir. Orada tam anlamıyla adalet gerçekleşecektir. Buna göre şu incelikleri mü'min olarak zihinlerimize nakşetmeliyiz: a- Dünyada yapılan zulümler asla karşılıksız kalmayacaktır. Kıyamet gününde Allah Teâlâ yüzde yüz adaleti gerçekleştirecek mizanını kuracaktır. b- Kıyamet günü adaleti gerektirecek zulüm, en ağır işkenceden bize göre en basit zannettiğimiz kırıcı bir kelime veya harfe kadar her şeyi ihtiva etmektedir. Tarla işgalinden gıybete varıncaya kadar her şey bu zulüm kavramına dahildir. c- Allah Teâlâ'nın kıyamet gününde adaleti ile düzelteceği zulüm kimden olursa olsun, mazlum kim olursa olsun kural aynıdır. Buna göre de mazlum mü'min bir insan veya kâfir bir insan, cin veya hayvan olabilir, hüküm aynıdır. Zulmeden kâfir zulüm gören de mü'min ise adalet işler. Zalim mü'min, mazlum kâfir ise adalet işler. O kadar ki, iki hayvan arasında bile adalet işletilecektir. Elbette iki hayvan arasındaki adalet, insanlar arasındaki adalet değil Allah Teâlâ'nın azametinin ispatı cihetinde anlaşılabilecek bir adalet olur. d- O günkü adalete dosya ertelememek gerekir. Büyük küçük demeden herkes, ikinci bir insandan veya hayvandan hak geçirmeden üzerine ahirete gitmelidir. Eğer bir hak varsa burada helalliği muhakkak alınmalıdır. Orada hak sahibinin mü'min mi kâfir mi olduğuna bakılmayacağına göre burada kâfir bir hak sahibinden bile helallik alınmalıdır. e- Ahirette helalleştirilme yani adaletin nasıl sağlanacağı konusunda ayrıntılı bilgimiz yoktur. İnsanların ibadetlerinden alınıp verileceği veya günahlarından yüklendirileceği şeklinde temel bir bilgimiz vardır ama bu mü'minler arasındaki helalleşme içindir. Kâfirlerle orada nasıl helalleşileceğine dair açık bir nas bilmiyoruz. Helalleşme kesin ama şekli meçhuldür. Bu da bizim kâfirlerden hak taşıma riskimizi daha dikkatli düşünmemizi gerektirmektedir. f- Kâfirler iki grupta ele alınabilirler. Birinci grup, bizimle savaşan, bize karşı kastı bulunanlardır. Onlarla aleni bir savaş içinde bulunuyorsak doğal olarak savaş şartları ile onlara muamele ederiz. Dinimizin savaş şartları hakkındaki talimatları açıktır. İkinci grup ise bizimle bir savaşı olmayan ve bize karşı kastı bulunduğuna dair bir bilgimiz bulunmayanlardır. Onlarla ilişkilerimiz tam anlamı ile bir insanî ilişki niteliğinde olur. Bilhassa bunların hakkının üzerimizde kalması kesinlikle ağır bir vebaldir. Onların kâfir olmaları haklarının ihlal edilebilmesi neticesini getirmez. Gerekiyorsa onlarla burada helalleşme yolunu buluruz, ahirete kaldığında ise onların hakkı bizden muhakkak alınır. Allah'a emanet olunuz.

Kâfirden helallik istenir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Toplamı için bir defaya mahsus ardı ardına altmış gün, artı yirmi gün tutmanız inşaallah yeterli olur. Allah kabul etsin.

Hocam eskiye ait namaz ve oruç borçlarım var. Namazları hesaplayıp yavaş yavaş k
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Nisa suresinin ayeti size direkt olarak bu hakkı tanımaz. Evlenirken yani nikâh akdi esnasındaki anlaşmanızda konuşulmuş olması veya serbest bırakılmasına göre bu kararı verebilirsiniz. Siz, İstanbul’dan bir kızla evlendi iseniz normaldi onu, İstanbul gibi büyükşehir olan bir yere götürebilirsiniz. Mesela Niğde’den evlendi iseniz o düzeyde bir şehrin altına götürmemeniz gerekir. Size şöyle bir ikazımız olsun: Bir ailede bu tartışmanın başlaması çok riskli bir başlangıçtır. Aile fertlerinin birbirleri için bu kadar bir fedakârlığı yapamamaları sakıncalı bir gidişatı gösterir. Eşinizi böyle bir konuda ikna edebilecek düzeyde olmalı idiniz. Aranızdaki muhabbet bu düzeye yükselmelidir. Bunu biliniz. Allah yardımcınız olsun.

7 senedir İstanbul’da İkamet etmekteyiz. Ben memlekete dönmek istiyorum ama eşim
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Katılım bankalarının yaptığı işlem TEVERRUK âlimlerin önemli bir bölümünün caiz gördüğü bir işlemdir. Sözünü ettiğiniz kurumlar bunu ne kadar ve nasıl uyguladıklarını bilmiyorum.

Katılım bankaları ‘teverruk’ denilen bir usulle (vadeli olarak satın alınan bir
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ve ashabında görmediğimiz işler ve sözlerdir bunlar.

"Şeyhin şeklini hayal etmek, düşünmek, Hakkın zikrinden daha faziletlidir." Mahm

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.