İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam eskiye ait namaz ve oruç borçlarım var. Namazları hesaplayıp yavaş yavaş kaza ediyorum. Ama oruçlar noktasında net bir şey seçemedim. Mükellefiyetimin ilk yıllarında (14-15-16 yaşları) az çok bir şeyler bilmekle beraber tam olarak bugünkü gibi ibadetlerin ciddiyetine ve ilmi dayanaklarına vakıf değildim. Söz konusu yıllarda farklı sayılarda orucu bilerek bozduğumu hatırlıyorum. Farklı yıllara ait olmakla birlikte toplamda 20'ye yakın diye hatırlıyorum. Bedenim ve bünyem gerçekten zayıf, dolayısıyla tüm bunlara 61'er gün tutacak gücüm yok. Yine de gereken neyse öğrenmek ve bu borçları ödemek istiyorum. Hem eski yıllara ait hem de tam sayılarını bilmiyorum. Şimdi tam olarak ne yapmalıyım?

Cevap

Toplamı için bir defaya mahsus ardı ardına altmış gün, artı yirmi gün tutmanız inşaallah yeterli olur. Allah kabul etsin.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İlk ihtilam yani banyo yapma durumunuz ne zaman olduğunu hatırlıyorsanız o zamanı, hatırlamıyorsanız ON BEŞ YAŞINIZI ölçü alın. O günden itibaren kaç Ramazan günü geçti ise o kadar oruç, kaç gün geçti ise o kadar sabah, öğlen, ikindi, akşam, yatsı borcunuz var demektir. Kıldığınızı bildikleriniz varsa ya da tuttuğunuz oruç biliyorsanız onları düşün gerisini tutun. Allah kabul buyursun. Kazaları tutmaya ve kılmaya karar verdikten ve tevbe ettikten sonra ne zaman ne kadar yapabiliyorsanız o kadar yapın.

Ben 35 yaşındayım. Oruç ve namaz kaç yaşından itibaren farzdır? Borçlarımı ödeme
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Aybaşı olduğunuz tarihi tespit edin. Mesela on iki yaşı gibi. Aybaşı olma gün sayınızı ortalama tespit edin. Mesela yedi gün gibi. Kaç yıl varsa arada onunla gün sayınızın ortalamasını çarpın, o kadar gün borcunuz var demektir. Aybaşı olma yılınızı hatırlamıyorsanız, en son on beş yaşını ölçü alabilirsiniz. Biriken oruçları da farklı zamanlarda ara ara tutabilirsiniz.

Hocam hayırlı akşamlar. Ben 25 yaşındayım, bu yaşıma kadar ramazan aylarında has
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir rakam çıkarmaya çalışın. Her Ramazan'ı otuz gün kabul ederek, buluğ çağından itibaren orucunu tutmadığınız günlerin sayısını bulun. O sayıyı da yavaş yavaş kaza ederek azaltın. Eğer hiçbir rakam tespit edemiyorsanız, buluğ çağından sonraki yılların toplamından orucunu tutmadığınız yılları çıkarıp onu kaza edersiniz. Allah'a emanet olun.

Geçmişten kaza oruç borcum var ama ne kadar olduğunu tam olarak hatırlamıyorum.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tutmadığınız günleri tek tek hesap edip not ediniz. Unutmamak için bu borcu ölene kadar ödeme niyetinizi sağlam tutunuz. Fırsat buldukça bir gün dahi olsa tutun. Şu an tutabilecek takatiniz yoksa takat bulduğunuz ilk anda tutunuz.

Hocam ben çok zayıf ve hali kuvveti olmayan bir anneyim. İlk çocukta on beş gün
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Birikmiş oruç borçları, BİRİKEN BORÇ GÜNÜ SAYISI KADAR ORUÇ TUTULARAK kalkar. Ramazan ayında bilerek oruç yedi ise onun cezası olarak da ALTMIŞ GÜN ilave olarak ardı ardına oruç tutar. Diğer birikmişler ise ardı ardına olmak zorunda değildir. Ara sıra tutarak da onları bitirebilir.

Allah’ın selamı üzerinize olsun. Hocam bir kadının 40 seneden beri, hayızlı iken
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Eğer kendinize ait maddi imkânınız yoksa Hanefi mezhebini esas alarak yalnızca geçmiş günlerin kazasını tutun. Ama zenginseniz (babanızın veya annenizin zenginliğini kastetmiyorum) geçirdiğiniz Ramazan aylarını kaza ederken ayrıca her geciken yıl için de her güne ait bir müdd fidye (130 TL) vermeniz gerekir. Dokuz yıl önce yalnızca bir gün kazaya kalmış bir orucun bugün kaza edileceğini farz edersek "bir gün kaza, dokuz fidye" ödemeniz gerekir. Kalanını buna göre hesap edersiniz. İfade ettiğim üzere yapamazsanız bu konuda Hanefi mezhebini taklit ederek yalnızca tevbe ve kaza edebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.

Hocam on bir yaşında baliğ olmuş ve Şafii mezhebine uyan bir kadın, o yaşta iken

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Nisa suresinin ayeti size direkt olarak bu hakkı tanımaz. Evlenirken yani nikâh akdi esnasındaki anlaşmanızda konuşulmuş olması veya serbest bırakılmasına göre bu kararı verebilirsiniz. Siz, İstanbul’dan bir kızla evlendi iseniz normaldi onu, İstanbul gibi büyükşehir olan bir yere götürebilirsiniz. Mesela Niğde’den evlendi iseniz o düzeyde bir şehrin altına götürmemeniz gerekir. Size şöyle bir ikazımız olsun: Bir ailede bu tartışmanın başlaması çok riskli bir başlangıçtır. Aile fertlerinin birbirleri için bu kadar bir fedakârlığı yapamamaları sakıncalı bir gidişatı gösterir. Eşinizi böyle bir konuda ikna edebilecek düzeyde olmalı idiniz. Aranızdaki muhabbet bu düzeye yükselmelidir. Bunu biliniz. Allah yardımcınız olsun.

7 senedir İstanbul’da İkamet etmekteyiz. Ben memlekete dönmek istiyorum ama eşim
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Katılım bankalarının yaptığı işlem TEVERRUK âlimlerin önemli bir bölümünün caiz gördüğü bir işlemdir. Sözünü ettiğiniz kurumlar bunu ne kadar ve nasıl uyguladıklarını bilmiyorum.

Katılım bankaları ‘teverruk’ denilen bir usulle (vadeli olarak satın alınan bir
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bocalamaya gerek yoktur. Evliliği yediğimiz rızka da benzetebilirsiniz. Rızık da evlilik kadar önceden yazılmıştır. Biz onu temin etmek için nasıl mücadele ediyorsak evlilik için de aynısını yapıyoruz/yapmalıyız. Felsefesi ile vakit geçirmek gereksizdir. Ekmeğinize benzetin evliliği ve gerekeni yapın. Fırında seyretmekle ekmeği karnınız doyuyorsa önünüze çıkan kısmetleri de seyredin ve bekleyin.

Bazı kişiler evleneceğimiz kişiyi hiçbir şekilde seçemediğimizi, Allah'ın bu kon
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Gayet riskli bir durumdur bu. Bir kere arkadaşınız hakkında kesin şeyler bilmiyorsunuz. Onun size ve çevrenize nasıl baktığını/bakabileceğini bilmiyorsunuz. Kesinlikle tedbirli olmalı ve uzak durmalısınız. O arkadaşın tedavi olması gerekiyor olabilir. Bu tür durumlarda riske en uzak noktada durmalısınız. Ne onu itham edin ne de kendinizi riske atın. Mesafeniz olsun, dikkatiniz dağılmasın.

Bu sene tanıştığım bir kız arkadaşımız var. Bu arkadaşım kendisini erkek gibi hi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sabah namazına kalkmak veya kalkamamak, güne hayırlı veya hayırsız başlamak demektir. Bunu siz farz olan bölüm olarak anlayabilirsiniz. Sabah namazından sonraki vakti de en az işrak zamanına kadar zikir ile geçirmek önemli bir Sünnet'tir. Yalnız sabah namazı düzeyinde değildir. Herhangi bir işi sabah namazından sonraki vakitte görmek ise bir nevi farzdan sonra gelen önemli nafilelerden biri olarak bilinmelidir. Terk edilmesi bir bereket eksikliği nedeni olarak görülebilir ama haram olma durumu yoktur. Mü'min insan becerebildiği kadar bu inceliklere riayet etmeye çalışmalıdır.

Sabah namazından sonra uyumanın rızka engel olacağı söyleniyor. Ben üniversitede
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Herkesin dini kendinedir. Kimse kimseyi bir şeye inanmaya zorlayamaz. Gelinlik veya başka bir konuda insanların fikirlerini bir hocanın yazısı ile nasıl değiştireceksiniz? Böyle bir cedelleşme ile iş yürümez. Bizim de size cedelleşmeyi körükleyecek bir tavsiyede bulunmamız doğru olmaz. Bulunduğunuz ortamı ve şartları tamamen kendi anladığınız gibi oluşturmanız mümkün değildir. Biraz sizden biraz oradan ortalama bir yöntem geliştirmelisiniz. Tuttuğunu koparan bir tip olursanız kopardıklarınız elinizde kalabilir. Daha mutedil olmanızı tavsiye ederiz size.

Ben kesinlikle gelinlik giymek istemiyorum ama ailem ve eşimin ailesi bu duruma

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.