Fetva Meclisi
Soru
Rüşvet ne demektir? Rüşvetsiz neredeyse hiçbir işin görülemediği bir devlet sisteminde de rüşvet vererek iş görmek haram mıdır? Alkol bile bazı durumlarda günah dışı olabiliyorsa rüşvet olmaz mı? Genel olarak rüşvete nasıl bakmalıyız? Alan, isteyen ve veren açısından?
Cevap
Benzer fetvalar
Rüşvet lanetlenmiş haramlardan biri haramdır. Birinin hakkının yendiği veya yenmediği önemli değildir. Önemli olan sizin hakkınız olmayan bir şeyi elde etmeniz veya bir memurun mesela hakkı olmayan bir şeyi sizin vasıtanızla elde etmesidir. Rüşvet haramdır, kıyamete kadar da haram kalacaktır.
Fıkıhta önemli kaidelerden biri şudur: “Alınması haram olan şeyin verilmesi de haramdır.” Bu kaideye göre de faiz almakla vermek aynı olur. Rüşvet vermekle almak aynı olur. Müzik aletlerinin kullanılması ve satılması aynı olur. Kullanılması caiz olmayan altın ve gümüş kapların Müslüman’a satılması ile onu Müslüman’ın alması aynı olur. Haram mevzular ihtiva eden kitapların yazılması ve okunması aynı olur. Alkol kullanılması ve üretilip satılması aynı olur. Domuz üretilmesi ve satılması aynı olur. Put olarak kullanılacak şeyin üretilmesi ve satılması aynı olur. Harama hizmet olan her şey haram olur. Haram olan bir ameliyatı yapan doktorun yaptığı da haram olur. İnsan organı üzerinden ticaret haram olur.
Burada önce “hakkım olan” beyanını incelemek gerekir. Herkes yaptığını doğru görebilir, kendisini haklı bulabilir. Herkes yasaları kendisine uydurmaya çalışabilir. Kimse haksızlığı kabullenmiyor olabilir. Savcısı da hâkimi de kendisi olan bir insan “benim hakkım” diyebilir. Bu sebeple bağımsız ve adil kişilerin “senin hakkındır” dediği şeyi ancak rüşvet ile alabiliyorsan o verilen rüşvet alan için rüşvettir ve haramdır, veren için ise gasp edilmiş bir şeydir ama rüşvet değildir. Bu durumda mü'min insanın takvayı tercih edip haramdan ebediyen uzak kalması evla olandır ama fetva olarak malını, canının, onurunu kurtarmak için zalime rüşvet verebilir, bu verdiğinden dolayı günaha girmez.
Çocukların size getirdiklerini rüşvet gibi görmeniz gerekmez. Neticede bir hediyeleşme kabul edebilirsiniz onları. Tekrar onlara dağıtarak ve bir keresinde de mesela çikolata dağıtarak dengelemeye çalışın. Bu konuyu da mesleğinizin prestiji açısından ele alın, rüşvet olarak görmeyin. Sizi Allah’a emanet ederim.
Selamünaleyküm. Rüşvet, insanın hakkı olmayan bir şeyi elde etmek için verdiği malın adıdır. Hakkınızı almak ya da bir zulmü engellemek için verilen şeni adı rüşvet olmaz. Durumu buna göre değerlendiriniz.
Dinimiz yeryüzünde haram kaynaklı bir kuruş bulunmasın diye gelmiştir. Müslüman ve haram mal bir arada bulunamaz/bulunmamalıdır. Ne yazık ki gitgide faiz toz şeklinde küçük hücreler gibi midemize inmeye başlamıştır. Midemize inmeden de beyinlerimizdeki onu haram eden Allah’tan takvayı zedelemiştir. Allah’tan akıbetimizi hayır etmesini dileriz. Faiz başta olmak üzere rüşvet, gasp açık/gizli hırsızlıkla elde edilen mallar acilen elden çıkarılması gereken ateş parçalarıdır. Bunun için bu malların sahipleri: • Vakit kaybetmeden tevbe edecekler • O malı ellerinden çıkaracaklar • Haram malın sahibi belli ise mesela birisinden çalınmış ise ona geri verilecek. Sahibi belli değilse ya da faiz gibi geri verilmesini bekleyen birinin olmadığı bir mal ise bu durumda yapılacak olan şudur: Haram mal elden çıkarılacak. Çıkarmak için önümüzde üç yol vardır: a. Kamuya açık alanlarda kullanılır. b. Fakirlere verilir. c. Devlete hazineye aktarması için verilir. İmam Nevevi, devletin bunu iyi işlerde kullanacağını biliyorsa devlete verir, der. Şu andaki düzen içinde devlete bunu teslim edebileceğimiz bir birim yoktur. Bu sebeple önümüzde iki seçenek kalmaktadır. Bunlar da kamuya açık alanlarda kullanmak veya fakirlere devretmek. Fakirlere devredilmesi şeriatımızın ruhuna daha yakın durmaktadır. Sadece fakirlere tahsis edilmesi ile zengin fakir herkesin ortak olduğu bir alana tahsis edilmesi arasında ciddi bir fark vardır. Bu noktada vakıf ve derneklerin devrede olması gayet güzel bir sonuçtur. Vakıflar ve dernekler bu tür paraları alabilir ve kullanabilirler. Şu kadar ki, genel bütçelerine karıştırmadan özel bir ödenek şeklinde kullanmaları gerekir. Hayır kurumları, kendilerine verilen haram ve şüpheli paralar için şu inceliklere dikkat etmelidirler: 1. Hiçbir vakıf, HARAM PARA TOPLAMA MERKEZİ gibi görmemelidir kendisini. Bir olağanüstü durum olarak görülmelidir bunların kabul edilmeleri. 2. Vakfın/derneğin zekât ve sadaka gibi temiz paraları ile bu paralar aynı havuzda tutulmamalıdır. Aynı makbuz kesilse de pratikte farklı tutulmalıdır. Zira bu paralar sadece fakirlere verilebilir paralardır. 3. Vakıf ve dernek insanların bu paralarla bir KAÇAK PARA AKLAMA İŞİ yapmasına alet olmamalıdır. Şu kadar büyük bir kaçak paranın şu kadarlık bölümünü bir vakıf üzerinden aklamaları durumunda vakfın kanun önünde ve insanların gözünde en azından prestij kaybetmesi mümkündür. 4. Bu paralar CAMİ YAPIMI ve Kur'an BASIMI, DAĞITIMI için kullanılmamalıdır. Bu inceliklere riayet edildiğinde biiznillah hem parayı getiren vebalden kurtulmuş olur hem vakıf/dernek bir hayır yapmış olur.