Fetva Meclisi
Soru
Hocam Hanefi mezhebine göre eşimle dini nikâh yaptık fakat tartışma esnasında üç ayrı zamanda boş ol kelimesi kullandım ve nikâhımız bitti. Sonra çok pişman olduk. Şu an uzakta olduğumuz için ve psikolojik sıkıntılardan dolayı bu olay gerçekleşti. Resmî nikâhımız henüz olmadığı için zifaf gerçekleşmedi fakat halvet gerçekleşmişti. Bir cemaatin fetva hattına bu durumu anlattığımızda zifaf gerçekleşmediği için Şafi mezhebine göre tekrar nikâh yapılabileceği söylendi. Fakat emin olamadık doğru olup olmadığından. Bu konuda yardımcı olabilirseniz sevinirim.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu evliliğin ikinci kuruluşu ağır bir sıkıntı barındırıyor. Şu anda devam etmesinde bir anlam olmadığı gibi mümkünlük de yoktur. Siz, size en yakın müftülüğe giderek bu ayrıntıyı anlatıp bir yardım almalısınız.
Önce şunu bilelim: Kadının eşine söylemiş olduğu 'sen de benden boş ol..' şeklindeki bir sözün ilmi bir değeri yoktur. Önemli olan erkeğin ne dediğidir. İkinci olarak da şunu bilmemizde fayda vardır: Boşamaya dair sorulan soruların önemli bir kısmında sorunun öncesi ve sonrası, soru tarzı umulan cevaba göre yönlendirilerek sorulmaktadır. Bunun için büyük bir risk taşıyan, uhrevi mesuliyeti çok ağır olan böyle bir konuda tarafların aynı anda bir arada bulunup yüz yüze sormalarını tavsiye ederiz. Eğer bu boşamayı yapan erkek, aynı ay içinde tekrar eşine dönmüşse inşaallah bir talak hakkını kullanmış durumdadır. Bu Hanefi mezhebine göre yaygın fetva değildir ama şu anda müftülükler bu fetvayı kullanmaktadırlar. Ama yine de fetva için yüz yüze sorulmasını tavsiye ederim. İstanbul Müftülüğü'nün bu konulara bakan bir birimi var, oraya yönelebilirler. Allah'a emanet olunuz.
Kesinlikle eşinizle beraber bir müftülüğe gidip yüz yüze durumu anlattıktan sonra evlilik hayatına devam etmeniz gerekiyor. Uzaktan yönlendirilecek durumu aştığınızı zannediyorum. Allah ayağımızı kaydırmasın.
Nikâhınız olmuş olabilir. Böyle kabul edelim. Nikâhtan daha kesin ise talak gerçekleşmiş duruyor. Yeni bir erkekle evlenmedikçe de onunla nikâh kıymanız bu durumda mümkün değil. Bir realite olarak da bu süreç sizi tekrar aynı kişiden uzak durmaya sebep olmalı değil mi idi? Böyle düşünün, ders çıkarmış olun kendinize.
Aleykümselam. Mahkeme kararı sürecini bir BAİN TALAK kabul ederiz. Bu da yeniden nikâhlanmaları için açık bir kapı demektir. Sadece mahkemede boşanma var ve başka bir boşama yoksa durum böyledir. Yeni tanışıyorlar gibi evlenebilirler bu durumda.
Sorunuz, içinde size yöneltilmesi gereken sorular barındırıyor. Dolayısıyla müftülüğe giderek yüz yüze fetva almanızı tavsiye ederim.
boşamak konusundaki diğer fetvalar
"Ben istemiyorum" kelimesi, "boşuyorum" anlamına gelebileceği gibi, "bu halde evli kalmak istemiyorum veya bu halde yaşayamam" anlamında da olabilir. Bu niyet tespitini yapacak olan sizsiniz. Bu ifadeyi eşinizi boşama kastıyla mı yoksa içinde bulunduğunuz durumu anlatmak için mi söylediğinizi netleştirin. Boşama kastıyla söylediyseniz bir talak/boşama gerçekleşir. Boşama niyeti ile söylemediyseniz herhangi bir şey olmaz.
Bu sorun etraflı ele alınarak çözüm üretilebilir. Çözüm olarak size en yakın ne veya nelerse onunla halletmeye çalışın. Bu bir aile büyüğünüz veya bir aile terapisti, olmadı psikolojik danışman da olabilir. Yalnız kocanızın erkeklik izzetini zedelemeden bir imtihan olduğu, herkesin başına gelebileceği gibi olgularla yaklaşarak ikna etmeye çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Uyuşturucu içerek kendinde olmayan bir kimsenin akli melekesi/dengesi yerinde olmadığından verdiği talak geçerli değildir. Ama aklı yerindeyken yaptığı boşamalar geçerlidir.
Önce “dayak atmak” ve “evi geçindirmemek” iddiasının hakkaniyetle tespit edilmesi gerekir. Zorunlu ihtiyaçların ötesindeki bir ihtiyacı gidermemeye de evi geçindirmemek denebilir, tartışırken eşini itmesi de dövmek denebiliyor. Buradaki abartıyı makul bir sebep kabul edemeyiz. Kadının her isteğini anında yerine getirmeyen erkekten ayrılmak caiz olacaksa evlilik kalmayabilir. Bu ayrıntıdan sonra evinin ihtiyacını karşılamayan veya iz bırakacak şekilde döven erkekten ayrılmak istemesi kadın için caizdir. Erkeğin imkânsızlığı sebebiyle kadının ihtiyaçlarını karşılayamaması durumunda ise Hanefi uleması kadının boşanmayı istemesini caiz görmemişlerdir.
Karşılıklı anlaşma ile boşanmış olmak kocanın boşama yetkisini kullanmış olmasını gösterir. Erkeğin “boşamadım” demesi sadece boş ve gereksiz bir sözdür. Endişe etmenize gerek yoktur.
Kocanızı seviyorsanız ve çocuklarınızın da mağdur olacağından endişeleniyorsanız yuvanızı bırakmayın.