Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Ben şuanda askerliğini yapmakta olan burada şartlar ne olursa olsun tek bir namazını kaçırmamış, sivilde de yine aynı şekilde yaşamını sürdüren biriyim. İki yıldır görüştüğüm bir kız var ve Allah kısmet ederse askerlik biter bitmez evleneceğiz inşallah. Bayram iznine gittim ve oruçlu iken aynı evde tek kaldık. Öyle bir niyetim yoktu ama "bayan ve erkek tek durmasın 3.kişi şeytandır" hadisini unutup yanyana durduk. Şeytana uyduk ve birbirimize yakınlaştık. Meni geldi fakat daha orucu bozmadık. Hocam uğraştık ama şeytanı yenemedik maalesef. Baktık olacak gibi değil meni gelmeden birer bardak su içip bozduk orucumuzu ve daha sonra olan oldu zaten. Buna tövbe istiğfardan başka elden bir şey gelmez fakat ben dünyadaki kefaretini öğrenmek istiyorum. İkimiz de şafii mezhebindeniz. Hanefilerde 61 gün şafilerde ise bir gün diye biliyorum ve hemen vermek istiyorum. Sorum su şafi mezhebinde orucun kefareti nedir ve anlattığım bu durumda kefaret ne olur değişir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Altmıştan sonrasını ara ara da tutabilirsiniz. Onlara kaza diye niyet edeceksiniz.
Selamünaleyküm. Cahilce söylenmiş bir sözdür bu. Yemin yerine geçmez. İstiğfar edin yeter.
Selamünaleyküm. Birinci durum için o günü kaza etmesi yeterlidir. İkinci durum, keffareti gerektiren bir durum ise onu keffaret olarak tutsun.
Selamünaleyküm. Döndü iseniz ne mutlu size! Yolunuz kutlu olsun. Geriyi tamamen silip atın, bundan sonrasını tertemiz yaşayın. Sakın geri dönmeyesiniz. Allah büyüktür, geçmişinizi siler merak etmeyin. Yeter ki bundan sonra samimi olun.
Aleykümselam. Yola çıkacak birisi, yola çıkmadan önce orucunu bozamaz, bozarsa keffaret gerekir. Yarın yola çıkacağım diye hiç niyet etmese ve nasıl olsa yolcuyum diyerek yese içse keffaret gerekmez ama uygun olmayanı yapmış olur. Bu durumda da o günü kaza etmesi yeterlidir. Yolcu için uygun olan şudur: -Yol meşakkatli bir yol değilse mevsim de uygun ise oruca devam eder. Oruç tutmamasında ise hiçbir sakınca yoktur. -Yolculuk, şehir sınırlarının bitiminde başlar. Yolculukla ilgili namazları iki rekaat kılma ve orucu bozma da o sınırlarda başlar. Evde başlaması caiz olmaz. -Geceden niyet etmemek ise uygun olmamakla beraber keffaret de gerektirmez. -Yolcu geri döndüğünde ya da kalacağı yere vardığında akşam olmamış ise onun ruhsatı da bitmiş olacağından akşama kadar yemez içmez ama o günü kaza eder. Bu durum, gittiği yerde seferi değilse veya kendi evine dönmüş ise böyledir.
Böyle ibadetlerde kimse kimsenin yükünü taşıyamaz, herkes kendi işini görmelidir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Taha ismini çocuğunuza koymak istememeniz çok basit düşüncenin ürünüdür. Zannederim sizin hayır açısından nasibiniz kıttır. Beğendiğiniz ismin yanında o isim, altın ile taş gibi duruyor. Çocuğun ebedi bir huzur kaynağını kısmakla ne elde edeceksiniz?
AleykümselamDoksan km’den uzak bir mesafeye kadının tek başına gitmesi caiz değildir. Ağır bir zaruret olmadıkça kural böyledir. İlim için yapılabilecek bir yolculuk umumiyetle ZARURET kurallarına girmez. Yalnız yolculuk gerçekleştikten sonra orada kalması için bir kural yoktur. Güvenlik açısından sorun olmadıkça kalabilir. Buna göre bir bayan Almanya’dan Türkiye’ye mahremi ile beraber gelip Türkiye’de güvenli bir ortamda kalabilir. İlim de tahsil eder.
Aleykümselam. Mü'min, istemeden, hataya sebep olacak zemini kendisi hazırlamadan yaptığı hatadan mesul olmaz. Allah'ın mağfiretine sığınırız böyle durumlarda.
Aleykümselam. Sakarya'da kendinizi oralı hissetmenizi gerektirecek real varlığınız bulunduğuna göre orada seferi olmanız gerekmez. Yol esnasında saferi olmanız yeterlidir.
Selamünaleyküm. İnsana yapılan hizmet her durumda sevap kaynağıdır. Tercih durumu olabilir ama sakınca söz konusu değildir.
Aleykümselam. Süt emme ile sadece mahremiyet hukuku kurulur. Miras gibi başka bir hukuk kurulmaz.