Fetva Meclisi
Soru
Şehvetli şeyleri kendi irademizle hayal etmek günah mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Hayal de bir suç hazırlığı netliğinde olduğunda günah olur elbette. Kendiliğinden gelen hayalle bilerek oluşturulan hayal aynı değildir.
Selamünaleyküm. Hayaller, gerçeğine adım attırmadıkça günah değildir.
Selamünaleyküm. Adetlinin yapamayacağı işler arasında böyle bir şey yoktur.
Selamünaleyküm. Geçmiş hatalarımızdan tevbe etmemiz gerekir. O hatalarımızın mağfiret edilmesi için de sürekli istiğfar etmeliyiz. Bir hataya gülebilmek, en azından onu hâlâ basit görmek, işlenmesine aldırmamak olur. Bunu da mü'min insan yapmaz. Geçmiş hatalara gülebilmek de bir hatadır. Asıl gülünecek durum da budur zaten.
Aleykümselam. Ele, dile, göze yansımayan düşünceler günah dairesine girmez.
Selamünaleyküm. Elbette bu, ağır bir hatadır. Bundan kurtulmak için gayret edin, yaptığınızı benimsemeyin. Kimseye de böyle bir şeyden söz etmeyin. Bilhassa çocuğunuz olduktan sonra biiznillah kurtulursunuz. Çok dua edin kendiniz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Söylememeyi ilke edinme, gerektiğinde söylemeye hazır ol, günaha girmezsin.
Selamünaleyküm.Namazın rekâtlarında tereddüt ettiğinizde iki durum vardır. Birincisi, aklınız bir tarafa meylediyordur, onu yapın. Mesela üç mü dört mü tereddüt edince üç ağır basıyorsa üç kılın. Namaz tamamdır. Hiçbir tarafı tercih edemiyorsa az olanı tamamlayın, namazınız yine tamamdır biiznillah. Bilmeden fazla kılmanızın da namaza zararı yoktur.
Selamünaleyküm. Elimizdeki mushaflara dair yazı sitili yaklaşık yüz sene kadar sonra oluşmuştur. Yazı stili daha farklı idi.
Selamünaleyküm. Vesvese ile karar verilmez.
Selamünaleyküm. Zorlanma durumunda yapabildiğiniz gibi yapmanızda sakınca yoktur.
Aleykümselam. Bir insanın yaşadığı yer, o insanın vatanı kabul edilir. Oradaki adına MUKİM denir.Bir insanın birden fazla MUKİM olacağı yeri olabilir. Mesela Erzurum'da yaşayan biri, oradaki evine ilaveten iş yapmak için İstanbul'a da bir ev açabilir. Bu sefer o kişinin iki vatanı olmuş olur. Her ikisinde de MUKİM durumdadır.İnsanın kendisine ait olmayan bir evde kalacağı günler: a-Bulunduğu yerden doksan km'den daha uzak bir mesafede ise, b-Orada on beş günden az kalacaksa bu kişi orada MİSAFİR durumundadır. Misafir, dört rekat olan namazları iki rekat olarak kılar. Orucu erteleyebilir. Camide imamla kılarsa namazı imam gibi tam kılar.Buna göre MİSAFİR, kendisine ait olmayan ve doksan km'den daha uzak bir yere giden ve orada on beş günden az kalan kişidir. Doksan km'den uzak bir yola çıkan biri her şartta YOL ESNASINDA yani gideceği yere varıncaya kadar MİSAFİRDİR. Gittiği yerde ise yukarıdaki duruma göre değerlendirme yapılır.