Fetva Meclisi
Soru
Selam vermek sadece 'esselamüaleyküm' demekle mi olur? Yöresel etkiler altında kalıp farklı selamlaşmalar yapılınca selam görevi yerine getirilmiş olmaz mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Tespitiniz maalesef doğrudur. Her hususta olduğu gibi selam Sünnet'inde de sıkıntımız vardır. Konuyu bir sevap kazanma yarışı konusu olarak görmeye çalışın. İmamlar da dâhil herkes eksik yapabilir. Bizim vazifemiz eksik yapana eksiğini tatlıca hatırlatmak, bize hatırlatılınca da rıza göstermektir. Bu da esasen Selam gibi bir sünnet’tir. Üzerinde iman işareti bulunmayanlara, haram işler durumda olanlara, fitneye neden olacak şekilde erkeklerin bayanlara/bayanların erkeklere selam vermesi yoktur. Bunun dışında biz SELAM ÜMMETİYİZ.
Selâmlaşma, Müslümanlardan birinin diğerine “Selâm sizin üzerinize olsun, Allah sizi her türlü kaza ve beladan korusun” anlamına gelen “selâmün aleyküm/es-selâmü aleyküm” diyerek hayır duada bulunması; diğerinin de “ve aleyküm selâm/aleykümü’s-selâm” diyerek aynı duayla karşılık vermesidir. Nitekim Allah Teâlâ, “Size bir selâm verildiğinde ya daha güzeli ile ya da dengi ile karşılık verin” (en-Nisâ, 4/86) buyurarak verilen selâma güzel şekilde karşılık vermeyi emretmiştir. Hz. Peygamber de (s.a.s.) selâma güzel lafızlar eklemenin sevabı artırdığına dikkat çekmiş, “es-Selâmü aleyküm” sözüne, “ve rahmetullâh ve berekâtüh” (Allah’ın rahmeti ve bereketi) gibi sözcükler eklemek suretiyle ayrıca sevap kazanılacağını bildirmiştir. (Ebû Dâvûd, Edeb, 143, [5195-5196]) Dinimiz Müslümanları kardeş ilan etmiş, kardeşlik bilincinin yerleşip devam etmesi için de onlara bazı görevler yüklemiştir. Bu görevlerden biri de selâmlaşmaktır. Nitekim Resûlullah (s.a.s.) selâmlaşmayı Müslüman’ın Müslüman üzerindeki hakları arasında saymıştır. (Müslim, Selâm, 5, [2162]) İslâm âlimleri selâm vermenin sünnet, almanın farz olduğunu ve selâm verenin alana göre daha fazla sevap kazanacağını belirtmiştir. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 4/164) Allah Resûlü (s.a.s.) iki Müslüman’ın karşılaştığında söze önce selâmla başlamalarını öğütlemiş; küçüğün büyüğe, bir vasıta üzerinde gidenin yürüyene, yürüyenin veya ayakta olanın oturana, sayı bakımından az olan topluluğun çok olana selâm vermesinin uygun olacağını bildirerek selâmlaşma âdâbını öğretmiştir. Bunun yanında topluluk içerisinden bir kişinin selâm vermesini ya da verilen selâmı bir kişinin almasını yeterli görmüş ve bir topluluktan ayrılırken de selâmla ayrılmanın güzel olduğunu ifade etmiştir. (Buhârî, İsti’zân, 4, [6231]; Müslim, Selâm, 1, [2160]; Ebû Dâvûd, Edeb, 150, [5208], 152, [5210]) Şayet topluluktan hiç kimse verilen selâmı almazsa bu durumda toplulukta bulunan herkes günahkâr olur. (İbn Âbidînzâde, el-Hediyyetü’l-ʿAlâʾiyye, 232; Nevevî, el-Mecmû‘, 4/594)
Selamünaleyküm. Kur'an-ı Kerim meali dağıtmak, adı büyük, yararı adı kadar olmayan bir iştir. Müslümanlar olarak biz ne kadar Kur'an okuyup anlıyoruz ki, yabancılar ondan yararlansınlar? Üzerimize düşen en önemli görev, bu fitne döneminde kendimizi korumaktır. Artık kimin nasıl sabahlayacağı belli olmayan bir zamana gelmiş bulunuyoruz. İkinci olarak da en yakın çevremizden başlayarak insanlara Müslümanlığımızın örnekliğini göstermemiz olur. Üçüncü olara şu görevimizi öne çıkarabiliriz: Bireysel olarak etki edebileceğimiz insanlarla özel iletişime geçerek, onların da imanı bir dava olarak görmesini sağlamaya çalışmak olabilir.Öyle veya böyle Allah’ın razı olacağı işleri yapacağız ki, Allah bize yardım etsin.
Selam müminlerin arasında bir paroladır. Birbirimize hayır duamızdır. Kadın-erkek hepimize görevdir. Fakat mesele erkeğin kadına, kadının erkeğe selam vermesine gelince, dikkat edilmesi gereken inceliklerden söz edebiliriz: a- İlke olarak erkek karşılaştığı kadına, kadın karşılaştığı erkeğe selam verir. Bu genel bir kural olarak görülebilir. Yalnız, şeytanın selamı bir menfez olarak kullanabileceğini hiç unutmamalıyız. Bu nedenle de âlimler, selam sünnetinin bile terk edilmesi yönünde görüş belirtmişlerdir. Bir selamla başlayıp büyük bir günahla sonlanan buluşmaya dikkat etmek mecburiyetindeyiz. FİTNE randevu vererek gelmez. Ona açılan bütün yolları kapatmak bizim görevimizdir. b- Genç bir erkeğin, genç bir bayana bilhassa yalnız bulundukları bir yerde selam vermesi riskli olabilir. Terk edilmesi evladır. c- Bir meselenin görüşülmesi gereken durumlarda kesinlikle selamla başlamalıdır. d- Yaşlılara gençlerin selamında bir sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. En iyisi haddini bilerek ve ölçülü konuşmak, başkalarının hoparlörü olmamaktır. Yeterli ilim tahsili olmayan, din adına konuşmamalıdır. Kulaktan dolma bilgilerle din konuşulmaz.
Müslüman olmayana selam vermeyiz. Selam yerine sosyal muhabbet oluşturacak bir ifade kullanabiliriz. Haram işler durumdaki birine de o esnada selam vermeyiz. Selamımızı hor gördüğünü bildiğimiz birine de selam vermeyiz. Ne yapacağını kesin bilmediğimiz sürece herkese selam vereceğiz.