Fetva Meclisi
Soru
Hocam. Ben 23 yaşında bir genç kızım. Yıllardır sevdiğimi düşündüğüm birinden ayrı kalmanın acısını çekiyorum. Bir çok Allah dostunun ayrılık ve ayrılık acısı hakkında ne dediklerini okudum, baktım, düşündüm ama bu sancının içinde olmak, sevdiğim kişinin beni sevmemesi ve bunları düşünmek bana çok ağır geliyor. Psikolojik olarak çok yıprandım. Sabredemiyorum sanki. Sevdiğine kavuşamamak ayrı bir acı, onun benden nefret edercesine acımasızca konuşmaları daha acı. Artık bırakmak istiyorum. Kendi kafama göre Allah istemiyor demekki deyip sabretmeli miyim? Ne yapmalıyım? Sabır konusunda bana söyleyebileceğiniz bir tavsiye olabilir mi? Kalbim kırık, yalnızım, sevdiğim dediğim de benden et kemikten başka bir şey istemiyor. Çok acı içindeyim. Çok üzgünüm. Beni ne kendime getirebilir? Artık silkelenmek kendime gelmek istiyorum. Allah'a emanet olun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kendinizi psikolojiye fazla kaptırmışsınız ya da size ağır gelmeye başlamış. Öyle veya böyle bunlar geçicidir, takılıp kalmanıza gerek yok. Gündeminizi başka şeylerle yoğunlaştırın, değişik konularla ilgilenin. Kur'an okuyun, ezberleyin. Üzerine düşmeyin bu durumunuzun, inşaallah geçer.
Selamünaleyküm. Yavrum, Bu dünyada peşinden boşluğa düşülecek bir insan veya eşya yoktur. Gençsin ve tecrübesizsin. İleride bir kızın seni bu denli meşgul ettiğine çok kahrolacaksın. Bile bile kendini sıfırlıyorsun; kendine gel, aklını başına al. Derslerine çalış, kitap oku. Camiye namaza git. Kur'an oku. Ezber yap. Spor yap. Vaktini iyi dolduramadığın için böyle oldu. Kalk ayağa yavrum kalk. Erkekliğin, delikanlılığın içini oyuyorsun. Kendine gel, aklını kullan. Çok dua et. Anne baban sana dua etsinler söyle.
Selamünaleyküm. Bir miktar battınız diye neden sonuna kadar batmaya meylediyorsunuz? Bundan sonra sıfırdan devam etmeye çalışmalısınız. Allah, ölüleri bile diriltiyorken siz neden kendinizi dirilmez gibi göresiniz? Acilen toparlanmalısınız. Kendinize saliha hanım arkadaşlar bulun, onlarla istişareler edin, çevrenizi değiştirin.
Selamünaleyküm. Bekâretinizde bir sıkıntı yoksa yaptığınız doğru değildir, evlenin daha kolay atlatırsınız. Bekâretinizde sıkıntı varsa onu da söyleyerek kabul edenle evlenebilirsiniz. Evlenmeniz her durumda daha doğrudur.
Sorunu biliyorsun. Çareyi biliyorsun. Engelleri biliyorsun. Bilip de yerine getiremediğin SABIR kaldığını da bil şimdi. Tamam dediklerin doğrudur. Belki az bile dedin sen. Daha ötesi de vardır bunların. Peki, mü'min bir genç olarak nerede Eyyüb sabrı, Nuh sabrı? Nerede? Yaşın çok geçmiş değil; hiç sınanmadan hemen evlendirilip kolayca cennet mi bekleyeceğiz? Biraz aceleci değil misin? Şu sabır konusunu bir daha dene bakalım, melekler seni görmek isterler, görsünler. Vaktin gelince de evlenip muradına erersin biiznillah. Allah seni korusun.
Selamünaleyküm. Kızım, Neden onun fitne riskinin seninkinden daha ağır olduğunu düşünerek hamd etmeyi yeğlemiyorsun? Hem sana güzel olmadığını kim söyledi ki, onu kim güzel seçti? Demek ki bir evham ve vesvese ile yol alıyorsun sen. Bunun nedeni de kendini boş ve boşlukta tutmandır. Kitap oku, zikir yap, şiir yaz, bir kabiliyetini/hobini keşfet ve onu geliştir. Çok dua et. Namaz kılarak kendini toparlamaya çalış. Bu tür hissiyatın gerilince abdest al ve iki rekaat namaz kıl. Buna bir süre devam edince üzerindeki imtihanı sevaba dönüştürdüğünü göreceksin. Sabret ve kazan.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Günah işlemekten çok; - Günahlara karşı laubalilik, - Günahtan sonra tevbe ihtiyacı hissetmemek, - Günahı teşhir etmek, adeta reklamını yapmak, Tehlikelidir. Buna göre düşünüp taşınmalıyız.
Selamünaleyküm. Pek mübarek bir niyetiniz var. Alalh Teâlâ sizi emelinize ulaştırsın. Hafız olmak, elbette elinle göklere değmek gibi büyük bir şeydir. İnsanın eliyle göklere değmesi ne demekse hafızlık da aynen odur. Böyle bir iş de elbette zordur. Zorluğu yanında da İblis böyle bir işe gireni kesinlikle rahat bırakmayacaktır. Zira onun da hedefi kimsenin eliyle göklere değmemesini sağlamaktır. Bu nedenle kimi hafız adayları mesela cep telefonu ile meşgul olduğu için bitiremez, kiminin karnı ağrır, kiminin annesi rahatsız olur, kiminin de akla gelmez manileri çıkar. Çünkü hafız olmak bin nimet demekse onun bin de engeli olacaktır. Kim, barikatlara takılıp kalırsa o emeline ulaşamayacak kim de önüne gelen barikatı aşmayı becerebilirse o da Kur'an Ehli olarak Rabbine kavuşacaktır. Akşam vakitlerindeki zihin yoğunluğunuz normaldir. Mümkün olduğu kadar kendinize düşünmeye, fikir üretmeye uygun boş vakit bırakmamalısınız. İlk boş vaktinizi şeytan kendi lehine değerlendirecektir. Bir hafıza şeytanın en büyük telkini, Kur'an'ın büyüklüğünü ve ağırlığını öne çıkararak yıldırma hamlesidir. Buna hazırlıklı olun. Bir hafızlık iki yılla dört yıl arasında bitmelidir. İki yıldan önce biten pek zayıf kalır ve erir. Dört yıldan fazlası da bıktırır. Yedi sayfaya geldiğinize göre kendinize şöyle bir test yapabilirsiniz: Mesela dördüncü sayfalardan birini yarım saat tekrar ettikten sonra yanlışsız veya bir yanlışla okuyabiliyorsanız, o yedi sayfa elinizdedir demektir. Eğer yarım saate rağmen üçten fazla hata çıkıyorsa zayıf ilerliyorsunuz. Buna göre ayarlayın kendinizi. Evde veya medresede yapmanızın bir farkı olmaz. Siz çocuk değilsiniz; yaşınız, evde de ezber yapmanıza müsait bir yaştır. Ezberde şöyle bir kural izlemelisiniz: - Her hangi bir sayfa ezberlendi denmek için, ezber çalışmasının üzerinden bir gece geçmelidir. Üzerinden gece geçen ve sabah kalkıldığında bir iki tekrarla okunabilen sayfa ezberlenmiştir. Bunun dışında adeta boşuna yorulursunuz. - Bir hocanın dinlemediği sayfayı ezberlenmiş saymayın. - Bir cüze çalışırken, YENİ EZBERLEDİĞİNİZ SAYFAYLA, ESKİ EZBERLENMİŞ TEKRARLANAN SAYFAYA AYNI ORANDA ÇALIŞMALISINIZ. Nasıl olsa eski ezber diyerek aldanmayın. Sonra önünüzde bir kamyon tuğla gibi bulursunuz o sayfaları. Hafızlık kadar dua isteyen bir şey belki de yoktur. Anneniz size çok uda etsin. Siz de dua edin. İki şeye dua edin. Biri hafız olabilmek, diğeri de HAFIZ OLARAK KALABİLMEK için. Şu anda mealle uğraşmak şirin görünür ama size hafızlık bakımından zararı vardır. Hafızlık sadece ona yoğunlaşmayı ister. ize de uda edin, Allah yolundasınız. Üzerinde yürüdüğünüz yo, cennet yoludur.
Selamünaleyküm. Şunu şaşmaz bir kural olarak bilin ve uygulayın. Biz mü'minler kardeşiz. Kardeşliğimizin gereği olarak da birbirimize itibar ederiz. Aynı düşündüğümüz hususlarda beraber oluruz. Farklı düşündüğümüz hususlarda ise birbirimizle tartışmayı bile kabul etmeyiz. Temel iman meselelerinde beraber olduktan sonra tali konularda tartışmak abestir. Birbirimizi farklılıklarımızla kabul edebilirsek şeytanın tuzağına takılmamış oluruz. Bunu siyasetiniz edinin. Beraber olun, tartışmayın. Tartışandan özür dileyin. Bu güne kadar kimse tartışarak birbirine ikna edebilmiş değildir. Bu bir imtihandır. Bile bile tuzağa düşmeyelim.
Selamünaleyküm. İç çamaşırda görülen renk necaset değildir. İdrar değerse veya necasetin rengi değil kendisi bulunursa ve bu bulunma da sizin ELİNİZİN İÇİ KADAR bir alanı aşarsa o çamaşırla namaz kılamazsınız. Bir özür yoksa böyle bir necaset de büyük oranda olmaz. Kendinizi sıkmayın.
Selamünaleyküm.Hanım kardeşim. Yirmi beş yaşı evlilik için son sınırdır diye bir kural mı var? Gereksiz yere sıkıntı etmeyin. Kim bilir sizi ne güzel bir yuva bekliyor; siz de gereksiz yere acele ediyorsunuz.İnsan evleneceği zaman erkek olsun kadın olsun, uzun bir şartlar listesi hazırlar kafasında. Bu şartların çoğu zamanla erir gider. Siz de aynısını yapacaksınız. İbadet şartından asla vaz geçmeyin ama tahsil çok da önemli değil. Ahlâklı bir okumamış, ahlâk yoksunu bir diplomalıdan daha değerlidir. Endişe etmeyin, her şey kaderle yürüyor. Siz araştırmanızı yapın,gelen tekliflerle ilgilenin. Üzerinize düşeni yaptıktan sonra gerisini Allah Teâlâ halledecektir.
Selamünaleyküm. Bu bir iman meselesidir. İmanı olmayanla sürdürülebilecek ilişkiler ancak sürdürülebilir o kimselerle.