Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben 19 yaşındayım, evlenmek istiyorum fakat dengimi bulamıyorum, bulsam da fiziki yönden kalbim ısınmıyor. Özellikle yaşadığım bölge din yönünden çok zayıf olduğu için de dengimi bulmak epey zor. Şehvetim beni zorluyor, dışarısı fitne dolu, zina yapmamak için de artık kendimi zor tutuyorum. Bundan dolayı da kendi kendimi tatmin etme yoluna gidiyorum. Nefsimle ve şeytanla cihat ediyorum fakat bir zaman sonra yapmak istemesem de şehvetime yenik düşüyorum. Gençler içinde verdiğiniz tavsiyeleri uygulamaya gayret ediyorum fakat olmuyor. İstediğim fizikte, namaz ehli bir bayan bulsam hemen evleneceğim. Çok dua ediyorum, bekliyorum, sabretmeye çalışıyorum kötü yollara gitmek istemiyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Yaşınız evlilik ihtimali olmayan bir yaş değildir. Hiçbir yaş evlenemez hükmü verdiremez insana. Evlilik, kaderdir. Allah'ın kaderidir. Evliliği istemek, günlerce, aylarca, yıllarca bu isteği Rabbine dile getirmek bir ibadettir. Dua ediyor olmak arz talep meselesi olmaktan çok uzak bir kulluk pozisyonudur. Bu pozisyonla iftihar ediniz. Evliliği düşünüyor, istiyor, ihtiyaç duyuyor olmanız tabidir, doğaldır. Bu doğallığı aman şeytanın vesveseleri ile bozmayınız. Sabredin, sabretmeye devam edin. Bu duyguların sizi harama sürüklemesine izin vermeyin. Unutmayın Allah'ın kaderinden umut kesmek de günahlardan bir günahtır. Allah'a emanet olun.
Bu anlattıkların evlenmenin sana farz duruma geldiğini göstermektedir. İffetinden taviz vermeden, sabretmesini bilerek o süreci kendin için işletebilirsin. Sen yapabileceğini yaparsın, kaderin seni gelir bulur. Şunu unutmayasın: bir isteğin zaruri olması onun uğruna daha zaruri olanı feda etmeyi gerektirmez. Evlenmek zaruri ama iffetten daha önemli ve öncelikli değildir. Sabretmeyi bilmeyen bulamaz, bulduğunu alamaz. Allah yardımcın olsun.
Aleykümselam. Evet, yaygın örf genç bir kızın evlenme isteğini ayıplar. Böyle bir örf de ne kadar insanîdir bilemem! Ortada iki durum var. Birincisi siz kendinizi olgun ve yeterli gibi görüyorsunuz ama önemli olan sizin kendinizi nasıl gördüğünüz değil dışarıdan nasıl göründüğünüz olmalıdır. Bunu unutmayın. İkincisi de eğer gerçek bir vakti gelme söz konusu ise yani Allah'ın size evlenin emri farz oldu ise ve siz gençlik heyecanı ile değil de gerçekten vakti gelmişlikle bunu yapıyorsanız neden utanacaksınız, kimin ne diyeceğine bakmanız bir kere vaktinin gelmediğini gösteriyor, değil mi? Daha gerçekçi düşünmeye çalışın. Şeytan sizi, mukaddes ve değerli kavramları kullanarak tuzağa çekebilir.
Beklentilerinde haksız değilsin, öyle olmalıdır. Aksi seni bir ömür eziyete sokabilir. Evlilik seni farz duruma getirecek kadar sıkıştırırsa şartlarında esnetme yaparsın. Öyle olmazsa sabırla uygun olanı beklersin. Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm. Kesinlikle kendinizi 'evde kalmış' görmeyin. 'Olgunlaşmaya daha yakın' biri olarak görün. Yaşınız bitmişliği gösteren bir yaş değildir. Bir kere evleneceğiniz kişide arayacağınız vasıfları azaltın. On şartınız varsa bunları yavaş yavaş azaltarak pazarlığa girin. Böylece kendi yolunuzu tıkamış olmazsızın. Bir de çevrenizi değiştirin. Bir vakıf, dernek faaliyetine katılın. Yeni bir çevre edinin. Bulunduğunuz çevre sizin için ölü çevre olmuş olabilir. Özellikle de yatmadan önceleri kendinize boş vakit bırakmayın; tam yorgun olarak yatağa girin. Gün içinde de işler üretin kendiniz için. Namaz ve zikir dışında bir on dakikanız kalmasın boş olarak. Zaten dua da ediyorsunuz. Sabredin, aradığınızdan güzeline nail olun.
Aleykümselam. Harama düşmemek şartı ile bekleyebilirsiniz ama size tavsiyemiz şudur: Hiçbir insan uğruna ömür feda edilecek nitelikte değildir. Siz kendi özel hayatınızı kendinize göre şekillendirmelisiniz. Abartmamaya çalışın. Filmlerdeki aşk hikâyelerini hayatın gerçeği gibi görmemek gerekir. Hayatını kullukla dolduramayan insanların öyle takıntıları olabilir. Biz mü'miniz, mü'minin hayatı dolu doludur. Sabredin ama değen bir şey için sabredin. Tehlike hissederseniz kendinizi güvene alın.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Mahkemenin size takdir ettiği ilk miktarı alırsanız kalbinizin rahat edeceği iş yapmış olursunuz. Gerisini de bir fakire verin.
Bir başka insanın muayyen bir işini bozmadığınız ve iş sözleşmesinde hile yapmadığınız sürece sakıncası olmaz. Bir de özellikle yapacağınız işin, devletten alacağın maaşla ilgili işte aksatma nedeni olmamalıdır.
İstediğiniz şekilde yapabilirsiniz. Yeter ki Kur'an okuyun. Hatmetmeseniz de onu okuyun. Yeter ki okuyun!
İbadete bir anlam vermek gerekmez. İbadet teslimiyettir. Biz kuluz, kul emredileni yapar. Yaptığında mantık ve gerekçe aramaz. Sizin durumunuzu abartmaya gerek yoktur. İnsanın tansiyonu gibidir ibadet hâlimiz de; düşüşlerin olması normaldir. Bunu takıntı konusu yapmayın, bir zaman sonra düzeldiğinizi göreceksiniz. Şeytan sizi bunun üzerine derinleşmeye sevk ederse eritir sizi, aman dikkat edin. Allah yardımcımız osun.
Biz mü'miniz elhamdülillah. İman nimeti ile donandık. İmanımızın kaynağı Kur'an'ımız ve Peygamber aleyhisselamın sünnet'idir. Kur'an ve sünnet'imizin bize öğrettiği en önemli kurallardan biri şudur: Allah'ın kapısı tövbe eden kullarına açıktır. Tövbe eden kul, kendisini rahmeti ile karşılayan bir Rab bulur karşısında. Bütün sırlar o tövbededir. Ciddi ve sürekli canlı bir tövbe varsa sorun yoktur. Sorun yoktur. Sorun yoktur. Böyle inanmayanın da imanı vardır ya da yoktur! Bu birinci paragraf, bunu unutma! Her şey kader iledir. Kaderde yazmayan evlilik olmaz/olamaz. Bu kâinatta kaderde yazmayan olamaz. Evliliği dert etme sakın. Şeytanın senin eski hatan ile seni süründürmesi ile uğraş sen. Tıbben tedaviye de başvurma, yüreğini de pansuman edebilecekler mi? Gerek yok, sen tövbene bak. Tövbeni koruyan azmine bak. Gerisine bakma. Vakti gelince hepsi olur. Sen Allah'ın mağfiretine sarıl, o seni mağfiret etsin. Bütün dünya karşına dikilse ne olur. Seni herkes ayıplasa ne olur? Seksen sene bekâr kalsan ne olur? Büyük düşün, derin düşün, senden daha ötelerini de düşün. Allah'a emanet ol kızım.
Sabah namazının akabinde nafile namaz mekruhtur. Güneş doğduktan sonra da kırk beş dakika mekruhtur. O zamandan sonra kılabilirsiniz. En uygun zaman ise kalbinizin en huzurlu olacağı zamandır.