Fetva Meclisi
Soru
Araştırma görevlisi olarak devlet üniversitesinde çalışmaktayım. Ailevi borçlardan ötürü banka kredisi çektim ve üç senelik bir zaman zarfında ödemesi mevcut. Ama ben bu faiz yükünden tez zamanda kurtulup malımı temiz hale getirmek istiyorum. Aslen mimar olduğum için ek bir iş yapma fırsatım var. Dışarıdan elde edeceğim bu gelirle kısa bir zamanda borcu temizleme imkânım mevcut ama sabit bir gelirim olduğu için bu ek iş belki de başka bir meslektaşımın iş bulmasını zorlaştırabilir. Başka bir kardeşimin hakkına girmiş olur muyum?
Cevap
Benzer fetvalar
Faiz öyle bir musibettir ki, o musibete kim nereden ne kadar temas ederse o kadar faiz günahına temas etmiş olur. Bu nedenle faiz kurumunun faizli bir işine direkt destek niteliğindeki bir işi yapmamalısınız. Kendinize helal bir iş bularak oradan ayrılın. Allah yardımcınız olsun.
Siz alacağınızı tahsil edin, onu nereden bulacağı sizin meseleniz değildir. Allah yardımcımız olsun.
Mü'min cambazlık etmez, hileli iş yapmaz, savaşacaksa savaşını da aleni yapar. Öyle bir hileyi fetva üzerinden yapamazsınız.
Fazla alsalardı gidip istemen nasıl hakkın idi ise eksik almalarına karşı senin eksiği götürüp tamamlaman da onların hakkıdır. Mü'min kendisi için razı olmayacağına diğer mü'min kardeşi için de razı olmaz.
Adınızın kâğıt üzerinde de olsa harama alet edilmesine izin vermemelisiniz. İsminizi sildirin. Faiz, bu asrın belasıdır. Hepimizin imtihanı durumundadır. Takatımızın yettiği kadar ondan uzak durmaya çalışacağız.
Devletin veya bir başkasının şartlı olarak verdiği borcu sizin başka bir alanda kullanmanız ve sahte fatura ile işinizi teyit ettirmeniz caiz olmaz. Mü'min şartına sadık insandır. Size sunulan şarta uymamanız caiz olmaz. Siz sözünüze uymayarak, size sahte fatura veren de yalana yardım ederek günaha girmiş olursunuz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Sorunu biliyorsun. Çareyi biliyorsun. Engelleri biliyorsun. Bilip de yerine getiremediğin SABIR kaldığını da bil şimdi. Tamam dediklerin doğrudur. Belki az bile dedin sen. Daha ötesi de vardır bunların. Peki, mü'min bir genç olarak nerede Eyyüb sabrı, Nuh sabrı? Nerede? Yaşın çok geçmiş değil; hiç sınanmadan hemen evlendirilip kolayca cennet mi bekleyeceğiz? Biraz aceleci değil misin? Şu sabır konusunu bir daha dene bakalım, melekler seni görmek isterler, görsünler. Vaktin gelince de evlenip muradına erersin biiznillah. Allah seni korusun.
Mahkemenin size takdir ettiği ilk miktarı alırsanız kalbinizin rahat edeceği iş yapmış olursunuz. Gerisini de bir fakire verin.
Biz mü'miniz elhamdülillah. İman nimeti ile donandık. İmanımızın kaynağı Kur'an'ımız ve Peygamber aleyhisselamın sünnet'idir. Kur'an ve sünnet'imizin bize öğrettiği en önemli kurallardan biri şudur: Allah'ın kapısı tövbe eden kullarına açıktır. Tövbe eden kul, kendisini rahmeti ile karşılayan bir Rab bulur karşısında. Bütün sırlar o tövbededir. Ciddi ve sürekli canlı bir tövbe varsa sorun yoktur. Sorun yoktur. Sorun yoktur. Böyle inanmayanın da imanı vardır ya da yoktur! Bu birinci paragraf, bunu unutma! Her şey kader iledir. Kaderde yazmayan evlilik olmaz/olamaz. Bu kâinatta kaderde yazmayan olamaz. Evliliği dert etme sakın. Şeytanın senin eski hatan ile seni süründürmesi ile uğraş sen. Tıbben tedaviye de başvurma, yüreğini de pansuman edebilecekler mi? Gerek yok, sen tövbene bak. Tövbeni koruyan azmine bak. Gerisine bakma. Vakti gelince hepsi olur. Sen Allah'ın mağfiretine sarıl, o seni mağfiret etsin. Bütün dünya karşına dikilse ne olur. Seni herkes ayıplasa ne olur? Seksen sene bekâr kalsan ne olur? Büyük düşün, derin düşün, senden daha ötelerini de düşün. Allah'a emanet ol kızım.
İstediğiniz şekilde yapabilirsiniz. Yeter ki Kur'an okuyun. Hatmetmeseniz de onu okuyun. Yeter ki okuyun!
Bu iki şeyi ayırman yanlış. Kabiliyetin varsa hafız ol. İnsan olarak da yapabileceğin en güzel mesleği yap. Hafız olmak yani Kur'an ehli olmak bir kenara çekilmek değildir. Hafız olmak Müslüman olmanın sonucudur. Müslüman/hafız ve hayatın her yerini imar eden nesilden olmak mümkündür. Böyle bir ayırım şeytanın müdahalesi olabilir. Yanlış düşünüyorsunuz. Toparlanın ve iki nimeti de elinizde tutun. Yapamadığınız olursa onu bırakırsınız.
İbadete bir anlam vermek gerekmez. İbadet teslimiyettir. Biz kuluz, kul emredileni yapar. Yaptığında mantık ve gerekçe aramaz. Sizin durumunuzu abartmaya gerek yoktur. İnsanın tansiyonu gibidir ibadet hâlimiz de; düşüşlerin olması normaldir. Bunu takıntı konusu yapmayın, bir zaman sonra düzeldiğinizi göreceksiniz. Şeytan sizi bunun üzerine derinleşmeye sevk ederse eritir sizi, aman dikkat edin. Allah yardımcımız osun.