Fetva Meclisi
Soru
Hocam devlet belli bir işi yapmak için faizsiz borç veriyor. Örnek olarak çiftlik kurmak için veriyor. Benim daha acil ihtiyacım var. O verilen borcu alsam ve işi yapmış gibi faturalandırsam, zamanında da borcumu ödesem bir günahı olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Başkası için günaha girmek olamaz.
Bir başka insanın muayyen bir işini bozmadığınız ve iş sözleşmesinde hile yapmadığınız sürece sakıncası olmaz. Bir de özellikle yapacağınız işin, devletten alacağın maaşla ilgili işte aksatma nedeni olmamalıdır.
Kredi borcuna girip faize bulaşmaktansa bir müteahhide borçlanarak ev sahibi olun. O da borç bu da borç değil mi? Bu sistemi kullanan müteahhit firmalardan birine yönelin.
Alacaklının sizdeki alacağını istemesi hakkıdır; onun hakkını geciktirmeniz kul hakkı olur, zulümdür. Ancak faize bulaşmanız da haramdır. Ara formüllerle bu sorunu çözmeye çalışın. Dostlarınızdan borç alın, rica edin ama harama bulaşmayın. Allah yardımcınız olsun.
Kimsenin faiz borcunu ödemek diye bir görevimiz yoktur. Ama elinizdeki haram parayı oraya atarsanız bir pislikten kurtulmuş olursunuz inşaallah.
Ben zengin olduğu halde yüklü bir kira vererek başkasının evinde oturan da biliyorum. Kiracı olmak zaruret içinde olmayı göstermiyor. Nitekim bir insanın evi olduğu halde zaruret içinde olması da mümkündür. Zaruret hali, ortada kalma halidir. Bu da bir miktar vicdani bir karardır. Faize kapı açacak kadar zaruret içinde olmak herkese göre değişebilir. Kendimize takvaya daha yakın olan yolları aramamız gerekiyor. Allah'a emanet olunuz.
borç konusundaki diğer fetvalar
Devletin vatandaşa bir iş alanında destek vermesi başka şey, bir iş için kredi vermesi başka şeydir. Devlet bankalarının sonunda faizi ile ödenen bir kredi açması ile yapılacak bir iş helal olmaz. Belli bir masraf karşılığı borç vermesi ve verdiği borcun karşılığı olarak filanca işi vatandaşına yaptırması şeklinde okunabilecek bir sistem ile ise iş yapılabilir. Belirttiğiniz işin bunlardan hangisine uyduğuna bakarak değerlendirebilirsiniz.
Kadın olmanız kendi adınıza bir kurban kestireceğiniz zaman eşinizin iznini almanızı gerektirmez ama sizin bu durumda kurban kesmeyi kendinize farz gibi tutmanız doğru bir hareket değildir. Borçlarınızla ilgilenmeniz kurbandan önemlidir.
Akli melekesini kaybeden biri ise zaten oruç mükellefiyeti kalkmış olur. Böyle bir durum yoksa yaklaşık olarak bir hesap yapabilirsiniz. Şu yıldan şu yıla kadar diye bir hesap yapar ve o oruçların telafisini sağlarsınız. Sonra da istiğfar eder oruç sahibi kişi.
Mevcudunuzun ve alacaklarınızın tamamını toplayın. Borçlarınızın da taksitleri ne olursa olsun tamamını düşün. Kalan net sizin zekâtını vermeniz gereken rakamdır.
İnsanın kendi çocuklarına zekâtını vermesi caiz değildir. Kocanın kadınına zekât vermesi de caiz değildir. Kadının kocasına vermesi konusunda ise Hanefi mezhebi uleması caiz görmemiştir. Ortada ağır zaruretler ve büyük borçlar bulunması gibi bir sıkıntı varsa bazı âlimlerin bunu caiz gördüğünü söyleyebiliriz ama tavsiyemiz kadının da kocasına zekâtını vermemesidir.
Mecbur tutmama ve borçlu saymama şartı ile aranızda kitap temininde yardımlaşma yapmanızda sakınca olmaz biiznillah.