Fetva Meclisi
Soru
Hocam bu yıl eşim kurban kesemeyeceğimizi söyledi ancak ben bu yılı kurbansız geçirmek istemiyorum. Borçlarımız var ve ben kendimi biraz olsun kısarak bir derneğe veya vakfa kurban için vekâlet vermek istiyorum. Şöyle bir durum var, eşim eğer elimde para olduğunu bilirse borçlarımız için onu benden isteyebilir bu yüzünden onun haberi olmadan hem onun adına hem kendi adıma veya sadece kendi adıma kurban vekâleti verebilir miyim? Kadın olduğum için eşin rızası olmadan kurban kestirmenin hükmü nedir kabul olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Bununla onun adına satın alıp kesebilir miyim ya da hayvanın boğazlanma işini ben yapabilir miyim diye soruyorsanız cevabımız her ikisi için de şöyledir: Kurban bir ibadettir. Yapanın ondan sevap kazanması için niyet etmesi gerekir. Birinden habersiz onun adına ibadet yapılamaz. Eşiniz size vekalet verir ve siz kurban alır ya da keserseniz o kurban kesmiş olur. Böylece o niyet etmiş ve size vekalet etmiş biri olarak kurban ibadetini eda etmiş olur.
Selamünaleyküm. Babanızın sizin adınıza kurban kesmesi mümkündür. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Her iki durumda da kurban kesilebilir. Bir başkası sizin adınıza kurban kesebilir. Allah kabul etsin.
Bir kenarda duran seksen bir gram altın veya altının bu zamandaki değeri olan dokuz bin lirası olmayanın kurban kesmesi gerekmez. Keserse sevap olur o kadar.
Kurban bir ibadet olarak oğlunuza da vacip oldu ise o kurban ibadetini yerine getirmekle sorumludur. Bu ibadeti onun adına siz vekâleten yani tamam sen benim kurbanımı kes diyeceği bir şekilde kesebilirsiniz, kurban olarak sakıncası olmaz. Yine de siz onun kendisinin bu ibadeti eda etmesini yönlendirin, daha kalıcı bir iş olur.
Kurban bir ibadet olarak oğlunuza da vacip oldu ise o kurban ibadetini yerine getirmekle sorumludur. Bu ibadeti onun adına siz vekâleten yani tamam sen benim kurbanımı kes diyeceği bir şekilde kesebilirsiniz, kurban olarak sakıncası olmaz. Yine de siz onun kendisinin bu ibadeti eda etmesini yönlendirin, daha kalıcı bir iş olur.
borç konusundaki diğer fetvalar
Akli melekesini kaybeden biri ise zaten oruç mükellefiyeti kalkmış olur. Böyle bir durum yoksa yaklaşık olarak bir hesap yapabilirsiniz. Şu yıldan şu yıla kadar diye bir hesap yapar ve o oruçların telafisini sağlarsınız. Sonra da istiğfar eder oruç sahibi kişi.
Devletin veya bir başkasının şartlı olarak verdiği borcu sizin başka bir alanda kullanmanız ve sahte fatura ile işinizi teyit ettirmeniz caiz olmaz. Mü'min şartına sadık insandır. Size sunulan şarta uymamanız caiz olmaz. Siz sözünüze uymayarak, size sahte fatura veren de yalana yardım ederek günaha girmiş olursunuz.
Mevcudunuzun ve alacaklarınızın tamamını toplayın. Borçlarınızın da taksitleri ne olursa olsun tamamını düşün. Kalan net sizin zekâtını vermeniz gereken rakamdır.
İnsanın kendi çocuklarına zekâtını vermesi caiz değildir. Kocanın kadınına zekât vermesi de caiz değildir. Kadının kocasına vermesi konusunda ise Hanefi mezhebi uleması caiz görmemiştir. Ortada ağır zaruretler ve büyük borçlar bulunması gibi bir sıkıntı varsa bazı âlimlerin bunu caiz gördüğünü söyleyebiliriz ama tavsiyemiz kadının da kocasına zekâtını vermemesidir.
Devletin vatandaşa bir iş alanında destek vermesi başka şey, bir iş için kredi vermesi başka şeydir. Devlet bankalarının sonunda faizi ile ödenen bir kredi açması ile yapılacak bir iş helal olmaz. Belli bir masraf karşılığı borç vermesi ve verdiği borcun karşılığı olarak filanca işi vatandaşına yaptırması şeklinde okunabilecek bir sistem ile ise iş yapılabilir. Belirttiğiniz işin bunlardan hangisine uyduğuna bakarak değerlendirebilirsiniz.
Mecbur tutmama ve borçlu saymama şartı ile aranızda kitap temininde yardımlaşma yapmanızda sakınca olmaz biiznillah.