Fetva Meclisi
Soru
Sayın hocam benim bir arkadaşım besicilik yapıyor. Beni de birlikte yapmaya davet etti. Hayvan alımı için Tarım Bakanlığı ipotek karşılığı destek kredisi veriyormuş, bu arkadaşım da Tarım Bakanlığı destek kredisi kullanarak işi yapıyor. Bakanlığın verdiği bu krediyle iş yapmak caiz midir? Bu konuya bir izahat verirseniz memnun olurum.
Cevap
Benzer fetvalar
Devletin çiftçiyi destekleme amaçlı yaptığı hibe veya faizsiz ödeme imkanı sunmasından yararlanmakta bir sakınca yoktur. Bu bankaların faizi gibi değildir. Zaruret ve ihtiyaç hâlinde kullanılabilir.
Devlete karşı bir suç niteliği yoksa bunun ya da teftişte bu bir iptal sebebi oluşturmuyorsa sakıncası olmaz.
Bir başka insanın muayyen bir işini bozmadığınız ve iş sözleşmesinde hile yapmadığınız sürece sakıncası olmaz. Bir de özellikle yapacağınız işin, devletten alacağın maaşla ilgili işte aksatma nedeni olmamalıdır.
Bataklıkta iş yapmaya çalışmayın. Evet, para bulmanız zor ama ilk etapta siz diplomanızı, parası olan biri de parasını ortak etsin ve ortak bir şirket kurun. Çaresizliğe iman etmeniz gerekmiyor. Faizle başlamak ehir yiyerek yaşamaya çalışmak gibidir.
Mü'min cambazlık etmez, hileli iş yapmaz, savaşacaksa savaşını da aleni yapar. Öyle bir hileyi fetva üzerinden yapamazsınız.
Bankanın işlem masrafı gibi bir ücret almasında sakınca olmaz.
borç konusundaki diğer fetvalar
Devletin veya bir başkasının şartlı olarak verdiği borcu sizin başka bir alanda kullanmanız ve sahte fatura ile işinizi teyit ettirmeniz caiz olmaz. Mü'min şartına sadık insandır. Size sunulan şarta uymamanız caiz olmaz. Siz sözünüze uymayarak, size sahte fatura veren de yalana yardım ederek günaha girmiş olursunuz.
Kadın olmanız kendi adınıza bir kurban kestireceğiniz zaman eşinizin iznini almanızı gerektirmez ama sizin bu durumda kurban kesmeyi kendinize farz gibi tutmanız doğru bir hareket değildir. Borçlarınızla ilgilenmeniz kurbandan önemlidir.
Akli melekesini kaybeden biri ise zaten oruç mükellefiyeti kalkmış olur. Böyle bir durum yoksa yaklaşık olarak bir hesap yapabilirsiniz. Şu yıldan şu yıla kadar diye bir hesap yapar ve o oruçların telafisini sağlarsınız. Sonra da istiğfar eder oruç sahibi kişi.
Mevcudunuzun ve alacaklarınızın tamamını toplayın. Borçlarınızın da taksitleri ne olursa olsun tamamını düşün. Kalan net sizin zekâtını vermeniz gereken rakamdır.
İnsanın kendi çocuklarına zekâtını vermesi caiz değildir. Kocanın kadınına zekât vermesi de caiz değildir. Kadının kocasına vermesi konusunda ise Hanefi mezhebi uleması caiz görmemiştir. Ortada ağır zaruretler ve büyük borçlar bulunması gibi bir sıkıntı varsa bazı âlimlerin bunu caiz gördüğünü söyleyebiliriz ama tavsiyemiz kadının da kocasına zekâtını vermemesidir.
Belirttiğiniz rakam sizin borcunuz, eşinizin de alacağı idi. Şu veya bu sebeple eşiniz sizdeki alacağından feragat edebilme hakkına sahipti. Boşama karşılığında hakkından vazgeçmesi ise ikinci bir hakkı idi. O bu hakkını kullandığına göre sizin borcunuzu iptal etti demektir. Durum sizin belirttiğiniz gibi ise şu anda sizden bir alacağı yoktur. Onun Müslüman olması veya olmaması bu durumu değiştirmiyor.