Fetva Meclisi
Soru
Hocam annemin oruç borcu var ama sayısını bilmiyor. Bu durumda ne yapabilir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Oruç bozmak üzerine konan ceza paraya dönüşmez. Ancak sağlığı olmayan için öyle bir şey olabilir. İnsan ve canlı resminin bulunduğu eve meleğin girmediği doğrudur.
Tutmadığınız günleri tek tek hesap edip not ediniz. Unutmamak için bu borcu ölene kadar ödeme niyetinizi sağlam tutunuz. Fırsat buldukça bir gün dahi olsa tutun. Şu an tutabilecek takatiniz yoksa takat bulduğunuz ilk anda tutunuz.
Toplamı için bir defaya mahsus ardı ardına altmış gün, artı yirmi gün tutmanız inşaallah yeterli olur. Allah kabul etsin.
Bir rakam çıkarmaya çalışın. Her Ramazan'ı otuz gün kabul ederek, buluğ çağından itibaren orucunu tutmadığınız günlerin sayısını bulun. O sayıyı da yavaş yavaş kaza ederek azaltın. Eğer hiçbir rakam tespit edemiyorsanız, buluğ çağından sonraki yılların toplamından orucunu tutmadığınız yılları çıkarıp onu kaza edersiniz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Verdiğiniz zamanki miktara göre veriniz.
Selamünaleyküm. Birikmiş oruç borçları, BİRİKEN BORÇ GÜNÜ SAYISI KADAR ORUÇ TUTULARAK kalkar. Ramazan ayında bilerek oruç yedi ise onun cezası olarak da ALTMIŞ GÜN ilave olarak ardı ardına oruç tutar. Diğer birikmişler ise ardı ardına olmak zorunda değildir. Ara sıra tutarak da onları bitirebilir.
borç konusundaki diğer fetvalar
Kadın olmanız kendi adınıza bir kurban kestireceğiniz zaman eşinizin iznini almanızı gerektirmez ama sizin bu durumda kurban kesmeyi kendinize farz gibi tutmanız doğru bir hareket değildir. Borçlarınızla ilgilenmeniz kurbandan önemlidir.
Devletin veya bir başkasının şartlı olarak verdiği borcu sizin başka bir alanda kullanmanız ve sahte fatura ile işinizi teyit ettirmeniz caiz olmaz. Mü'min şartına sadık insandır. Size sunulan şarta uymamanız caiz olmaz. Siz sözünüze uymayarak, size sahte fatura veren de yalana yardım ederek günaha girmiş olursunuz.
Mevcudunuzun ve alacaklarınızın tamamını toplayın. Borçlarınızın da taksitleri ne olursa olsun tamamını düşün. Kalan net sizin zekâtını vermeniz gereken rakamdır.
İnsanın kendi çocuklarına zekâtını vermesi caiz değildir. Kocanın kadınına zekât vermesi de caiz değildir. Kadının kocasına vermesi konusunda ise Hanefi mezhebi uleması caiz görmemiştir. Ortada ağır zaruretler ve büyük borçlar bulunması gibi bir sıkıntı varsa bazı âlimlerin bunu caiz gördüğünü söyleyebiliriz ama tavsiyemiz kadının da kocasına zekâtını vermemesidir.
Devletin vatandaşa bir iş alanında destek vermesi başka şey, bir iş için kredi vermesi başka şeydir. Devlet bankalarının sonunda faizi ile ödenen bir kredi açması ile yapılacak bir iş helal olmaz. Belli bir masraf karşılığı borç vermesi ve verdiği borcun karşılığı olarak filanca işi vatandaşına yaptırması şeklinde okunabilecek bir sistem ile ise iş yapılabilir. Belirttiğiniz işin bunlardan hangisine uyduğuna bakarak değerlendirebilirsiniz.
Mecbur tutmama ve borçlu saymama şartı ile aranızda kitap temininde yardımlaşma yapmanızda sakınca olmaz biiznillah.