Fetva Meclisi
Soru
Hocam Allah sizden ebeden razı olsun, gerek video dersleriniz gerek kitaplarınız ile özellikle bir vakıf veya medresede düzenli ilim alamayan biz genç nesile çok güzel şeyler katıyorsunuz. Rabbim çalışmalarınızın mükâfatını versin. Size bir sorum olacaktı. Biz üniversite öğrencileriyiz. Cilt kitapları alabilmek için toplu paramız olmuyor. Bu sebepten dolayı on beş kişi her hafta bir kardeşimize belli bir miktar vererek bir “kitap günü” yapıyoruz. Böylece alınması maddi açıdan zor olan kitapları alıp okuyoruz. Bunda bir beis var mıdır ve takvaya uygun mudur? Ayrıca ben sosyal medya üzerinden tebliğ yapma gayretinde bulunuyorum. Bazen sizin kitaplarınızdan alıntılar paylaşıyorum hakkınızı helal edin.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kalbinizde bir reklam uru oluşmadıkça bunlara takılmayın. Başka türlü bir şey toplayamazsınız.
Dua edin, Rabbim hepimizi muvaffak etsin. Allah'a emanet olun.
Evet, bu sorun size mahsus bir sorun değildir. Kitleler bazında sahiplenilmiş bir din davasından ne yazık ki her alanda yoksunuz. Bu da gösteriyor ki Rabbimiz bizi, bulunduğumuz alanlarda tek başına bir ümmet gibi görmek istiyor. Kimse yoksa sen varsın ya! Peygamberlerin ve onların izinden gidenlerin kaderi budur. Ne mutlu size ki bu yalnızlığı dert edinmemeye hazırsınız. Kalabalıkları beklemeyin, kendinizi dik tutarak tek başına bir ümmet olmaya çalışın. Yüreğiniz dininizi ve bütün insanlığı kuşatacak çapta olsun. Yalnızlıktan yılmayın. Mahzun olmayın. Şeytanın size yapabileceği baskılardan biri budur; kimse yok diyecektir size. Melekler var ve sizin büyük yüreğiniz var Allah’ın izni ile. İmanınızı her an çalınabilecek bir mücevher gibi koruyun. Şüpheler ve tereddütler ortamına bulaşmamaya çalışın. Size yenilik ve atılım gibi gösterilebilecek ama imanınızı sarsacak ortamlardan, fikirlerden uzak durun. Haramlardan kaçının, haram şüphesinden bile uzak durun. Namaz başta olmak üzere ibadetlerinize ciddiyetle sarılın. Kur'an okuyun. Mü'min kardeşliği korumayı imanınızın gereği olarak bilin. Bulunduğunuz ortamın doğal İslam davetçisi olarak yaşayın. Kalbinizin Allah ile bağlantısını güçlü tuttuğunuz sürece de işte siz, insanlık oldunuz ümmet oldunuz tek başınıza. İlgilenmeyin gerisi ile o zaman. Allah yardımcınız olsun, yolunuz mübarek olsun.
Eğer sorunun ana kaynağı YouTube ise, kendine tuşlu bir telefon almak suretiyle akıllı telefonunu evde bir çekmecede bırakmayı dene. Günün belli vakitlerinde sadece eline alıp bakmaya izin ver kendine. Ve bu vakitleri özellikle artık ders çalışmaktan yeterince verim alamayacağın vakitlere göre ayarlamaya çalış. Günlük okuma, çalışma gibi konular için belli hedeflerin olsun. Bu hedeflerini tamamladıktan sonra bu konuda biraz daha rahat hissedebilirsin. Telefon vakitlerini de bu vakitlerin içine uygun miktarda olacak şekilde yerleştirebilirsin. Seni bu tür malayani konulara ve sohbetlere çeken arkadaşlarınla çok uzun süre vakit geçirmeden, hedeflerine daha uygun kişilerle arkadaşlık kurmaya gayret et. Çünkü arkadaşların istesen de istemesen de seni etkileyecektir. En azından iyi yöne doğru etkilensinler. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Selamünaleyküm. Hepimiz dinimize hizmetle mükellefiz, ne kadar ne yapabiliyorsak onu yaparız, sormaya da gerek yoktur. Allah sizden razı olsun.
Allah sana da bana da muradımızı nasip etsin. Sana hususi dualar ederim güzel kardeşim benim. Önce şunu tavsiye edeyim: Değerli olduğuna inandığın kitapları; - Altını çizerek en az iki kere okumayı ilke edin. Bir kere oku, okuduktan bir yıl sonra mesela tekrar oku. O zaman kitabın seninle konuştuğunu göreceksin. - Mümkün olduğunca okuduğun kitabı ya yazarı ile ya da onu anlayan biri ile tartış ya da konuş en azından. İkinci olarak da şunları söylemeliyim: - İlmihal kitabı farz bir kitaptır. Onu muhakkak oku. - Riyâzu’s Salihîn’i şerhi ile beraber okumadan ve içindeki hadislerden şöyle yüz tanesini ezberlemeden Rabbine gitmemeyi ahdet. - Bir bileninden şöyle yüz ayetin tefsirini öğren. - Ve unutma: İKRA’ ümmetiyiz. Bizim için okumak Kur'an demektir. Kur'an oku ve oku. Seni misafirim olman için İstanbul’a davet ediyorum. Gel seninle kitap muhabbetleri yapalım. Gelemezsen, kargo adresini bildir sana kitaplar göndereyim. Seni Allah’a emanet ederim.
borç konusundaki diğer fetvalar
İnsanın kendi çocuklarına zekâtını vermesi caiz değildir. Kocanın kadınına zekât vermesi de caiz değildir. Kadının kocasına vermesi konusunda ise Hanefi mezhebi uleması caiz görmemiştir. Ortada ağır zaruretler ve büyük borçlar bulunması gibi bir sıkıntı varsa bazı âlimlerin bunu caiz gördüğünü söyleyebiliriz ama tavsiyemiz kadının da kocasına zekâtını vermemesidir.
Mevcudunuzun ve alacaklarınızın tamamını toplayın. Borçlarınızın da taksitleri ne olursa olsun tamamını düşün. Kalan net sizin zekâtını vermeniz gereken rakamdır.
Akli melekesini kaybeden biri ise zaten oruç mükellefiyeti kalkmış olur. Böyle bir durum yoksa yaklaşık olarak bir hesap yapabilirsiniz. Şu yıldan şu yıla kadar diye bir hesap yapar ve o oruçların telafisini sağlarsınız. Sonra da istiğfar eder oruç sahibi kişi.
Kadın olmanız kendi adınıza bir kurban kestireceğiniz zaman eşinizin iznini almanızı gerektirmez ama sizin bu durumda kurban kesmeyi kendinize farz gibi tutmanız doğru bir hareket değildir. Borçlarınızla ilgilenmeniz kurbandan önemlidir.
Devletin veya bir başkasının şartlı olarak verdiği borcu sizin başka bir alanda kullanmanız ve sahte fatura ile işinizi teyit ettirmeniz caiz olmaz. Mü'min şartına sadık insandır. Size sunulan şarta uymamanız caiz olmaz. Siz sözünüze uymayarak, size sahte fatura veren de yalana yardım ederek günaha girmiş olursunuz.
Devletin vatandaşa bir iş alanında destek vermesi başka şey, bir iş için kredi vermesi başka şeydir. Devlet bankalarının sonunda faizi ile ödenen bir kredi açması ile yapılacak bir iş helal olmaz. Belli bir masraf karşılığı borç vermesi ve verdiği borcun karşılığı olarak filanca işi vatandaşına yaptırması şeklinde okunabilecek bir sistem ile ise iş yapılabilir. Belirttiğiniz işin bunlardan hangisine uyduğuna bakarak değerlendirebilirsiniz.