Fetva Meclisi
Soru
Hocam selamünaleyküm. 3-4 kız arkadaş bir araya geldik, el yapımı ürünleri kitap ayracı, çanta, rozet vs. yapıp sosyal medya (facebook-twitter) üzerinden ve şehirlerde tayin ettiğimiz üniversite sorumluluları ile birlikte satışa sunuyoruz. İHH ile yetimhane projesine ortak olduk. Ayrıyeten kişisel projemde var. 60-70 kişiyi sosyal medya üzerinden bir araya getirip yetimlerin yıllık masrafını karşılıyorum, 3 ondan 5 bundan. Ancak bunları çok fazla duyurarak yapıyoruz. Sağ elin verdiğini sol elin bilmemesini geçtik, yatırılan makbuzlara kadar paylaşıyoruz insanlar görsün diye. Niyetimiz güven kazanmak aslında, insanlar paranın nereye gittiğini bilsinler diye. Ama şeytanın vesvesesi olsa gerek, -ya da değil bilemiyorum, yapılan paylaşımların riya olabilme ihtimalini düşünüp endişelenmeye başladım. Yola çıkarken Allah rızasını gözettik, ancak çevremizdeki farklı niyetli insanların farklı yorumları can sıkıcı olmaya başladı. Sizin bakış açınız, yorumlarınız benim için önemli. Hocam nasıl yapalım. Sanırım vicdanen rahatlamaya ihtiyacım var. Şimdiden teşekkür ederim, Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Başka bir noktayı öncelikle size hatırlatmam gerekiyor. Bayan veya erkek bu tür faaliyetleri yapanların ayak kayması, yanlış yapması diğer insanlara göre daha yüksek bir ihtimaldir. Aman dikkat edin, şeytan sizi maddi/manevi yardıma muhtaç duruma getirmesin. Çocukların ve kadınların bu tür faaliyetlerde resimlerinin alınması faaliyetin hızlanması bakımından güzel sonuçlar veriyor ama bilhassa çocukların geleceği bir daha düzelmeyecek şekilde damgalanıyor olabilmektedir. Benim kanaatim bu tür reklamlarda çok yaşlı olanların yani geleceğinde iz bırakma ihtimali olmayanların resimleri alınsın, diğerleri alınmasın. Onur kaybı açlıktan da ağır olabilir.
Kızım, bunun temelinde nefis ve şeytan var. Nefis ve şeytan için de en temel gerekçe senin boşlukta bulunmandır. Boşta bulunanı şeytan daha kolay çeker kendine. Geri dönüş için de kendini ciddi bir yoğunluğun içine koyman gerekir. Tam anlamıyla KAPASİTENİN İKİ KATI yoğunlaşman gerekir. İbadetini yoğunlaştır. Kur'an okumanı yoğunlaştır. Ders çalışmanı yoğunlaştır. Anne babanla ilgini yoğunlaştır. Okumayı yoğunlaştır. Yazmayı dene; şiir yaz, makale yaz. Netice olarak mevcut yoğunluğunu en az ikiye katla. Tabii, duayı unutma!
Selamünaleyküm. İnsanların, neyi nasıl yaptığı ile uğraşırken yol alınmaz. Allah'ın ne emrettiğine bakarak yol almayı hedeflemeliyiz. Sözünü ettiğiniz konuda insanlar uzun bir zamandan beri o dar bakışa takılıp kalmışlardır. Onlarla mücadele etmenin anlamı yoktur. Herkes yoluna gitmelidir. Allah'a vesile aramak Peygamber aleyhisselam ve ashabının üzerinde anlaşılabilecek bir konudur. Tavsiyemiz şudur ki, hak bildiğiniz yöntemle devam edin, insanların gidişatına takılmayın, sizi alıkoymasınlar. Dualarınızı bekleriz.
Selamünaleyküm. Bu hususta toplumumuzun bütününde bir sıkıntı vardır. Belki de en ağır tavizlerimizden biridir bu husus. Mümkün olduğunca kendimizi şeytana teslim etmeyeceğiz. Bu birinci ilkemiz olsun. İkincisi de, insanların ne dediğine dikkat edersek nefes bile aldırmazlar bize. Üçüncü ilkemiz de, konuyu farzlar, sünnetler diye ayırabiliriz. Farzları hiç taviz verilemezler olarak görürüz, diğerlerinde ise pozisyon kollarız. Sabırlı olun, adım adım yol almaya çalışın. Kendinizi kollarken ise bir bütün olmaya çalışın.
Hanım kızım, bunun adı tam anlamı ile yanlış çevrede bulunmak ve boşlukta kalmaktır. İnsanların gündem değerlendirmede beraber oldukları arkadaş çevrelerinden etkilenmeleri böyle olabilmektedir. Allah Teâlâ’nın size ihsan ettiği akıl, idrak ve diğer nimetleri kullanmadığınız için bir boşluk hissediyorsunuz. Kendinizi kontrol edin; Allah Teâlâ’nın haramlarından biri ile bağlantınız var mı, varsa hemen terk edin. Çok Kur'an okuyun. Kur'an’ı şifa niyeti ile okuyun. Zikir yapmaya başlayın. Arkadaş çevrenizi denetleyin. Namazınızı yeniden gözden geçirin. Gazali’nin İhya’sından okumalar yapın. Seyyid Kutub’un Fizilal’inden kısa kısa okumalar yapın. Hitabetini beğendiğiniz âlimlerin sohbetlerini dinlemeye çalışın. Sılayırahime önem verin. Özellikle büyüklerinizi ziyaret edip onlarla oturun. Ve son olarak da kademeli olarak en az üç ay haber dinlemeyin, izlemeyin, okumayın. Mesela önce TV haberlerine ara verin. Bir hafta sonra yazılı haberleri okumayın. Ardından internet haberlerini bakmayın. İnşaallah huzur bulacaksınız.
Selamünaleyküm. Bir: Boş verin kimin ne dediğine, siz Allah için bir şeyler yapın, Allah için çalıştığına inandıklarınıza dualar edin, onlarla olun. Meleklerin işi ne, kimin ne yaptığını onlar hesap edip dursun. Bize Rabbimiz yeter. İki: Sizin için en kestirme hitabet yolu şudur: Konuşmalarını beğendiğiniz birinin en hoşunuza giden bir konuşmasını MP3'e yükleyin. O konuşmayı, yürürken, bulaşık yıkarken defalarca dinleyin. Bir zaman sonra o konuşmayı taklit etmeye başlayın. Ses tonunu, iniş çıkışları taklit edin. Yalnız bir yerde, önünüzde kalabalık varmış gibi tiyatro yapın. Buna iki ay kadar devam edince sizin de yeteneğinizin olduğunu keşfedecek rahatlayacaksınız. Allah yardımcınız olsun. Büyük düşünün, büyük çalışın.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. O kitaptaki zikirleri yapmanızda sakınca yoktur. Hangi zikre ne zaman vakit belirtildiğini orada bakmalısınız.
Gezmek, Kur’an’ın da tavsiye ettiği bir iştir. Fakat farz veya vacip değildir. Nafilelerdendir. Nafileyi farzın önüne geçirmemiz mümkün olmayacağına göre önce şunu bilmemiz gerekir: Üzerindeki farz olan ibadet ve benzeri görevleri yerine getirmiş olan gezsin. İlimle meşgul olan, dinlenmesi gerektiği zaman gezsin. Ticaretini düzeltip, iyi kazanan ve mü’minlere infak edebilen gezsin. Farzı bırakıp gezmek olmaz. Borç alıp gezmek olmaz. Bir de şu hususu vurgulamalıyız: Mekke ve Medine gezi yeri değildir. Mekke ve Medine, hac ve umre ibadetinin mekânıdır. Oralara turistik amaçlı gezi olmaz. Bunun dışında, gezi deyince bir Müslüman iki yeri hep gezmeli ve hiç unutmamalıdır: Bu yerlerin birincisi, İslam’ın sekiz asra yakın en büyük medeniyetlerden birini kurduğu ama şimdi hiçbir minaresinin ezanla şenlenmediği yer olan Endülüs’tür. Ne idi, ne oldu? Gezip, görmek ve ibret almak için iyi bir yerdir. İkinci yer de İstanbul’dur. İslam Hilafeti’nin düştüğü yer. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin övdüğü, ashaptan itibaren Müslümanların göz bebeği vatan. Fetih gözlüğüyle İstanbul hep gezilmelidir. Binlerce sahabiyi bağrında barındıran Suriye ve Şam gezilebilir(di maalesef). Müslümanların yaşadığı fakir Afrika ülkelerinden biri gezilip, incelenebilir. Özellikle, Anadolu’nun yeşil mekânlarından biri gezilip, Allah’ın nimetleri müşahede edilebilir.
Selamünaleyküm. Önce o günahtan ötürü ciddi bir tevbe edin. Tekrar yapmamaya azmedin. Tevbenizi de koruyun. Elinizdeki para sizin ana sermayenize tekabül ediyorsa mesele yoktur. Tevbeyi unutmayın.
Selamünaleyküm. İmam Azam Ebu Hanife'nin dönemindeki fıkha kadar bilinen bir kavram değildir. Fıkhımızın temel bilgileri arasında size cevap verebileceğim kadar bir bilgi yoktur bu konuda.
Selamünaleyküm. Bu durum abdesti bozar.
Selamünaleyküm. Bunu size hafızlık yaptıran hocanızla istişare edin; durumunuz vaktinde bitirmeye ve bitince de korumaya uygunsa devam edin. Hocanız tavsiye etmekte tereddüt ederse yaptıklarınızın hafızlığında güçlü olun.