Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Hafızlık şart mı başlıklı videonuzu izledim. Ben de hafızlık yapıyorum bazen aklıma acaba yapmasam mı diye düşünceler geliyor. En çokta akşamları oluyor bu. Ya unutursam ya da tefsir ilim kitapları okuyayım daha faydalı olur diyorum. Bu konuda kafam çok karışık. Herkes de hafızlık yaptığımı biliyor. Hocam sizce ne yapayım hafızlığa devam mı edeyim yoksa ilim mi okuyayım?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Fıkıhta, bir mezhebin görüşü ile zaruret durumunda amel edilebilir ama sizin kalbinizin rahat etmeyeceği işi yapmayın. Tefsirle ilgili kararı da siz verebilirsiniz; ağır geliyorsa elbette erteleyin.
Aleykümselam. Bu noktadan sonra nerede bırakırsanız bırakın 'terk etmiş olma' durumunda olacaksınız. Şeytan sizi çok kritik bir noktada tuzağa çekiyor. Mevcut durumu koruyarak devam etmenizden başka yapacak bir şeyiniz yoktur.
Aleykümselam. Olmaz diye bir şey yoktur; iradenizin, zekanızın ve imkânlarınızın ortalamasına bağlı bir durumdur bu.
Selamünaleyküm. Hızlı ilerlemeyin. Olduğu kadarını yapın, gerekiyorsa okul sonrasına erteleyin ezberlemeyi. Bunlar normaldir, daha da ağırı olabilir. Hazırlıklı olmanız gerekir.
Selamünaleyküm. Üçüncü seneden sonra bırakmak için orada haramlar açısından bir tehlike oluşması gerekir. Girdikten sonra bırakmak da doğru olmayabilir. Hocalığa geçerseniz bugünleri de arayabilirsiniz. Hafızlığa devam etmeniz ve okulu bitirmeniz birleşebilirse en iyisi olur. İlahiyatı bitirin, bu arada yoğun bir takviye alın.
Selamünaleyküm. Dilinizle söylemedikçe, elinizle eyleme çevirmedikçe aklınızdan geçenlerden ötürü sorumlu olmazsınız.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Siz, özellikle dikkat çekme gibi bir niyet taşımadıkça mesele yoktur.
Selamünaleyküm. Önce o günahtan ötürü ciddi bir tevbe edin. Tekrar yapmamaya azmedin. Tevbenizi de koruyun. Elinizdeki para sizin ana sermayenize tekabül ediyorsa mesele yoktur. Tevbeyi unutmayın.
Gezmek, Kur’an’ın da tavsiye ettiği bir iştir. Fakat farz veya vacip değildir. Nafilelerdendir. Nafileyi farzın önüne geçirmemiz mümkün olmayacağına göre önce şunu bilmemiz gerekir: Üzerindeki farz olan ibadet ve benzeri görevleri yerine getirmiş olan gezsin. İlimle meşgul olan, dinlenmesi gerektiği zaman gezsin. Ticaretini düzeltip, iyi kazanan ve mü’minlere infak edebilen gezsin. Farzı bırakıp gezmek olmaz. Borç alıp gezmek olmaz. Bir de şu hususu vurgulamalıyız: Mekke ve Medine gezi yeri değildir. Mekke ve Medine, hac ve umre ibadetinin mekânıdır. Oralara turistik amaçlı gezi olmaz. Bunun dışında, gezi deyince bir Müslüman iki yeri hep gezmeli ve hiç unutmamalıdır: Bu yerlerin birincisi, İslam’ın sekiz asra yakın en büyük medeniyetlerden birini kurduğu ama şimdi hiçbir minaresinin ezanla şenlenmediği yer olan Endülüs’tür. Ne idi, ne oldu? Gezip, görmek ve ibret almak için iyi bir yerdir. İkinci yer de İstanbul’dur. İslam Hilafeti’nin düştüğü yer. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin övdüğü, ashaptan itibaren Müslümanların göz bebeği vatan. Fetih gözlüğüyle İstanbul hep gezilmelidir. Binlerce sahabiyi bağrında barındıran Suriye ve Şam gezilebilir(di maalesef). Müslümanların yaşadığı fakir Afrika ülkelerinden biri gezilip, incelenebilir. Özellikle, Anadolu’nun yeşil mekânlarından biri gezilip, Allah’ın nimetleri müşahede edilebilir.
Selamünaleyküm. Nikâh akdinde ne konuşuldu ise mehir odur. Çocuğun saçının ağırlığı kadar para da verilse olur. Her okunduğunda TİLAVET SECDESİ yapılmalıdır.
Selamünaleyküm. Kalbinizde bir reklam uru oluşmadıkça bunlara takılmayın. Başka türlü bir şey toplayamazsınız.
Selamünaleyküm. O kitaptaki zikirleri yapmanızda sakınca yoktur. Hangi zikre ne zaman vakit belirtildiğini orada bakmalısınız.